Akaryakıt indiriminde 'yandaş' cinliği

Akaryakıt fiyatlarına nihayet müdahale geldi. Bugüne kadar fiyatlara müdahale etmeyen EPDK'nin, AKP yanlısı Çalık Holding'in akaryakıt dağıtım işine girmeye hazırlandığı bir dönemde indirim yapması çok şeyi açıklıyor.
Salı, 30 Haziran 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (EPDK) akaryakıt ürünlerinde 25 Haziran 2009 tarihinde belirlediği tavan fiyatlar uygulanmaya başlandı. Benzin ve motorinde bu düzenleme nedeniyle indirime gitmek zorunda kalan dağıtım şirketleri ve bayiler durumdan son derece rahatsız.

Yıllardır ülkeyi adeta haraca bağlayan büyük akaryakıt dağıtım şirketleri, sektörde fiyatlara gelen bu müdahaleyi yargıya taşımaya hazırlanıyorlar.

EPDK'nın yetkisi olmasına rağmen dağıtım şirketlerine yıllarca ses çıkarmayıp, bugün böyle bir karar alması ise büyük kuşku uyandırıyor.

Müdahalenin gündeme geldiği sırada Çalık Grubunun akaryakıt sektöründe dağıtım lisansı almak için başvurmuş olması ise herşeyi açıklıyor. AKP hükümeti, sözde özerk EPDK vasıtasıyla, sektörde yandaş sermaye gruplarının önünü açmak için vatandaşın mağduriyetini kullanıyor.

Sektörün en büyüğü POAŞ'a sahip olan ve aynı zamanda önemli bir medya gücünü elinde bulunduran Aydın Doğan'ın da "kulağı çekilmiş" oluyor.

EPDK tavan fiyat belirledi
EPDK, 28 Mayıs 2009 tarihinde yaptığı toplantıda akaryakıt sektöründe dağıtıcı lisansına sahip şirketlerin fiyat uygulamalarında, yasada belirtilen esaslara uygun hareket etmediklerini tespit etti.

Aynı toplantıda, şirketlere fiyatları dünya serbest piyasa oluşumu doğrultusunda düzenlemeleri için 20 gün süre verildi. Geçtiğimiz hafta dolan bu sürenin ardından, şirketlerin akaryakıt fiyatlarında herhangi bir düzenlemeye gitmemeleri görüldüğünden EPDK fiyatlara müdahale etti.

EPDK, belirlediği bir fiyat formülasyonu ile kurşunsuz 95 oktan benzin ve motorin fiyatları için tavan fiyat açıkladı. Buna göre, kurşunsuz benzinin tavan fiyatı 3,05 TL, motorinin ise 2,49 TL olarak belirlendi.

Akaryakıt şirketleri ise kendi fiyatlarını dün itibariyle EPDK'nın belirlediği bu tavan fiyatlara çekmek durumunda kaldılar.

EPDK 4 yıl boyunca seyretmişti
Ülkemizde akaryakıt sektörü, 2003 yılında yasalaşan ve özünde sektörü serbestleştirmeyi amaçlayan Petrol Piyasası Kanunu ile düzenleniyor. Hükümleri 2005 yılında uygulanmaya başlanan kanun ile akaryakıt ürünlerinde fiyatlar serbest piyasada belirlenmeye başlanmıştı.

5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun fiyat oluşumuna ilişkin 10. maddesi "Rafinerici ve dağıtıcı lisansı kapsamında yapılan piyasa faaliyetlerine ilişkin fiyatlar, en yakın erişilebilir dünya serbest piyasa oluşumu dikkate alınarak, lisans sahipleri tarafından hazırlanan tavan fiyatlar olarak Kuruma bildirilir." ifadesini içeriyor.

2005 yılına kadar Otomatik Fiyatlandırma Mekanizması (OFM) adı verilen bir sistemle belirlenen fiyatlar, bu tarihten sonra piyasaya hakim şirketler tarafından belirlenmeye başlandı.

Sektörde önce Petrol Ofisi AŞ. (POAŞ) ile bir oyuncu olan devlet, piyasayı ve fiyat oluşumlarını doğrudan düzenleyebiliyordu. POAŞ'ın Aydın Doğan'a satılmasıyla sektörden çekilen devlet, 2005 yılına kadar Tüpraş eliyle akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde söz sahibi idi. Ancak 2005 yılından sonra akaryakıt fiyatları, sektördeki yerli ve yabancı tekellerin iki dudağının arasında bulunuyor.

OFM'nin kaldırılmasından sonra 4 yıl boyunca, yasada belirtilen dünya serbest piyasa oluşumunu dikkate almadan halkı kazıklayan akaryakıt tekelleri ciddi kârlar yazdılar. Bu sırada, "büyük soygun"a EPDK yalnızca seyirci kaldı. AKP hükümetinin POAŞ'ın sahibi Aydın Doğan ile sürtüşmeleri zaman zaman konunun gündeme gelmesini sağlasa da, fiyatlara herhangi bir müdahalede bulunulmamıştı.

Oysa, yine Petrol Piyasası Kanununun 10. maddesinde "...Ancak, petrol piyasasında faaliyetleri veya rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikte anlaşma veya eylemlerin piyasa düzenini bozucu etkiler oluşturması halinde, gerekli işlemlerin başlatılmasıyla birlikte, her seferinde iki ayı aşmamak üzere, faaliyetlerin her aşamasında, bölgesel veya ulusal düzeyde uygulanmak için taban ve/veya tavan fiyat tespitine ve gerekli tedbirlerin alınmasına Kurum yetkilidir" ibaresi ile EPDK'ya fiyatlara müdahale etme yetkisi veriliyordu.

Her taşın altından Çalık çıkıyor: Birileri iflas etsin, Çalık'a yer açılsın
Akaryakıt fiyatlarına müdahale daha çok, AKP hükümetinin sektörün en büyüğü POAŞ'ın sahibi Aydın Doğan'a bir mesajı olarak değerlendirildi. Bu değerlendirme kısmen doğru olmakla birlikte, müdahalenin zamanlamasına bir açıklık getirmiyor. Ayrıca, yıllardır gündeme gelen akaryakıt fiyatlarına, bugün müdahale edilmesinin tek başına bir sermaye grubunun burnunun sürtülmesi operasyonu olarak açıklanamayacağı da açık.

AKP'ye yakınlığı ile bilinen Çalık Grubu, petrol sektöründe uzun süredir "dikey entegrasyona ulaşma" hedefiyle faaliyet gösteriyor. Boru hatları projelerine sahip Çalık Grubu, Türkiye'de petrol arama işine ise çoktan girmişti. Sektörün rafineri ayağını ise Ceyhan'da kuracağı rafineri ile örecek olan Çalık Grubu, son olarak dağıtım şirketi lisansı almak için geçtiğimiz ay EPDK'ya başvurdu.

Çalık Enerji Petrol (ÇEP) adıyla başvuru yapan şirkete lisans çıkması halinde, Çalık Holding akaryakıt satmaya da başlayacak. Sektörde dikey entegrasyonu gerçekleştirdiği takdirde önemli bir avantaj elde edecek olan Çalık Grubu, büyük bir petrol şirketi yaratma yolunda önemli bir adım atmış olacak. Ancak akaryakıt sektörünün tekelci yapısı, pazarda kendisine yer açmasını zorlaştırabilir.

Bu nedenle, sektörde faaliyet gösteren halihazırdaki büyük şirketlerin "hırpalanması", bazılarının zayıflatılması, küçük şirketlerin ise iflas etmesi Çalık Grubunun fazlasıyla işine gelecek. Keza, Çalık sektöre hızlı bir giriş yapabilmek için orta büyüklükteki şirketlerle satın alma ya da ortaklık kurma çalışmalarını sürdürmekteydi.

Akaryakıt fiyatları nasıl oluşuyor?
Akaryakıt fiyatları rafineri çıkış fiyatları, vergiler, dağıtımcı şirket payı ve bayilik paylarının toplamı ile belirleniyor.

Türkiye'de akaryakıt üzerindeki yüksek ÖTV ve KDV oranları, diğer ülkelere göre pahalı olan akaryakıt fiyatlarının temel nedeni. Türkiye'de gerek Tüpraş çıkış fiyatını belirleyen rafineri payı gerek de akaryakıt dağıtım şirketlerinin payları AB ülkelerindeki muadillerine göre yüksek bulunuyor. Bu durum da, pompa fiyatlarını yukarıya çekiyor.

Ancak, şirketler voliyi asıl olarak akaryakıt fiyatlarındaki oynaklıktan vuruyorlar. Akaryakıt fiyatlarında denetlenmeyen küçük değişimler, sektördeki büyük oyuncuların fahiş kâr elde etmelerini sağlıyor.

Bu şekilde, fırsat kârları elde etmek isteyen dağıtım şirketleri, dünya piyasalarında sektörde yükselişe geçen fiyatları yurtiçindeki fiyatlara doğrudan yansıtırlarken, düşen fiyat konjonktüründe fiyat indirimlerini geciktiriyorlar.

Akaryakıt sektörünün tekelci yapısı, bu manipülasyonları kolaylaştırıyor. Halihazırda akaryakıt sektöründe pazarın yüzde 90'ı 5 şirket tarafından paylaşılıyor. Opet, POAŞ, Total, BP ve Shell, fiyatları örtük bir şekilde birlikte belirliyorlar. Son müdahaleyle ise beş şirketin yanına Çalık'ın ÇEP'i eklenmeye çalışılıyor.

Rekabet Kurumu pazardaki tekelci yapıyı tespit etmişti
Rekabet Kurumu, OFM'nin kaldırılmasının üzerinden üç yıl geçtikten sonra sektörde rekabete aykırı bir dizi gelişmeyi tespit ederek EPDK'nın bilgisine Haziran 2008 tarihli bir raporla sunmuştu.

Akaryakıt pazarının oligopolistik bir yapıya sahip olduğu belirtilen raporda, "...Rapor'un yazım tarihi itibarıyla EPDK tarafından lisans verilmiş kırkyedi dağıtım şirketi bulunmasına rağmen, sadece beş teşebbüsün pazarın yaklaşık yüzde 90'ına hakim olduğu ve bu durumun uzunca bir süredir değişmeden devam ettiği dolayısıyla, rekabet hukuku bakımından akaryakıt ürünleri sektöründeki en önemli sorunun mevcut "oligopolistik pazar yapısı" olduğu ve kalıcı bir rekabetin tesis edilebilmesi için bu yapının mutlak suretle değişmesi gerektiği" vurgulanmıştı.