Cumartesi, 25 Şubat 2012 - 14:08

"Suriye'nin dostları" kimlerdir ve Suriye'ye karşı nasıl savaşırlar?


"Suriye'nin dostları"ndan bazıları: Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere ve ABD!

Dün Tunus'ta toplanan "Suriye'nin dostları" konferansından, esas itibariyle "Suriye'ye insani yardım" ve Esad'ın devrilmesi için mücadele eden muhaliflere daha çok destek kararı çıktı. Suudi Arabistan, muhaliflerin silahlandırılmasını isterken, Hamas'ın tavır değiştirdiği görülüyor.

Tunus'un başkenti Tunus'ta toplanan "Suriye'nin dostları" konferansı, 60'dan fazla ülke ve örgütün katılımıyla gerçekleşti. Katılımcılar, görünürde "Esad'dan şiddeti durdurmasını" talep ediyorduysa da, Suriye için BM Barış Gücü'nden muhalifleri açıktan silahlandırmaya kadar bir çok senaryo gündeme geldi.

Toplantıdan önce, Burhan Galyun'un Kürtlere yönelik sözleri de dikkat çekmişti. Buna göre Galyun'un başında bulunduğu Suriye Ulusal Konseyi (SNC), Esad'ın devrilmesinin ardından Kürtlere özerklik ve anayasal statü vadediyordu. Batı'nın, Körfez ülkelerinin ve Türkiye'nin SNC'yi "tek meşru temsilci" olarak gördüğü gerekçesiyle Suriye'nin dostları toplantısını boykot eden Demokratik Birlik Partisi (PYD) lideri Salih Muslim, buna rağmen Tunus'ta çeşitli temaslarda bulunuyordu.

Sonuç bildirgesinde neler var?
Bildirgede Suriye'nin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin, ulusal birliğinin ve bağımsızlığının önemine dikkat çekilirken, "sivillere yönelik saldırılar ve insan hakları ihlalleri" kınandı. "İnsani yardım" girişi için şiddetin bir an önce durdurulmasını isteyen metinde, Suriye'ye tıbbi yardım ve yiyecek yardımı için para toplamayı ve yardımların Türkiye ve Ürdün'den Suriye'ye geçmesi kararını aldı.

Suriye'ye yönelik ekonomik, siyasi ve diplomatik baskıyı artıracağını söyleyen "Suriye'nin dostları", askeri müdahale yolunu kapatmamak koşuluyla, askeri bir operasyon lafzını kullanmıyor. Bir Birleşmiş Milletler Barış Gücü oluşturulması çağrısının da, Rusya ve Çin'in vetosuyla karşılaşacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Konferanstan çıkan önemli sonuçlardan bir tanesi de, SNC'nin uluslararası planda Suriye halkının tek meşru temsilcisi olarak kabul edilmesi.

Suudiler daha fazlasını istiyor
Öte yandan, "Suriye'nin dostları" arasında daha fazlasını isteyenler de bulunuyor. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Suudel-Faysal, dünyanın bu mesele hakkında yeterli gayret sarf etmediğini, Suriye'nin dağınık muhalefetini silahlandırmanın "mükemmel bir fikir" olduğunu düşünüyordu.

Barack Obama tarafından yapılan açıklamada ise, "Baskıyı artırmaya devam edeceğiz ve Suriye'de masumların katledilmesini önlemek için her yolu deneyeceğiz" denildi. Esad'ın çekilmesi gerektiğini tekrar eden Obama, "Suriye yurttaşlarının kendi hükümeti tarafından öldürülmelerinin durdurulmasının zamanı geldi" dedi.

İsmail Haniye'den muhaliflere destek
Cuma gününün en radikal çıkışını ise Hamas Başbakanı İsmail Haniye yaptı. Kahire'deki el-Azhar camiinde Cuma namazı kıldıktan sonra konuşan Haniye, Suriyeli muhaliflere olan desteğini sundu. Haniye, "Demokrasi ve reform için mücadele eden cesur Suriyelileri" övdü. Gazze'de yapılan bir Hamas mitinginde de, Hamas'ın Esad'a yönelik tavır değişikliği tüm dünyaya duyurulmuş oldu.

Kahire ve Gazze'de yapılan gösterilerde, Haniye'nin Hamaslı yetkililerin Müslüman Kardeşler'den gördüğü destek de dikkat çekiyor. Uzun yıllardır Suriye yönetimi tarafından Şam'da ağırlanan ve destek gören Hamas'ın bu tutum değişikliği, Suriye'yi Arap dünyasından da izole etme yönündeki önemli bir adım olarak görünüyor. Hamas, Suriye'ye destek veren en büyük Sünni Arap örgütüydü.

Kahire'deki konuşmasında "Arap baharı"nı da selamlayan ve "Suriye devrimi Arap devrimidir" diyen Haniye'yi dinleyenlerin "Hizbullah'a hayır! İran'a hayır!" diye slogan atmaları da dikkat çekti.

Kürtlerin konumu
Esad yönetimine karşı Kürtlerin tavrı ise hala belirsizliğini koruyor. Burhan Galyun'un "özerklik" açıklamasından sonra, Suriye Kürtlerinin en büyük temsilcisi PYD temkinli davransa da, Halep'te binlerce Kürdün sokağa dökülerek Esad yönetimini protesto ettiği haberleri yayılmaya başlamıştı.

"Suriye'nin dostları" toplantısını PYD boykot etse de, PYD'nin lideri Salih Müslim "temas" için Tunus'ta bulunuyordu. Sonuç bildirgesinde Kürt sorunundan bahsedilmemesi üzerine, Galyun'un önceki sözlerini "laftan ibaret" olarak nitelendiren Müslim, ANF'ye yaptığı açıklamada, "Tunus’taki konferans kararlarının da dışarıdan hazırlandığını, ABD, Türkiye ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin dışişleri bakanlarının Suriye halkı ve Kürtler için toplanmadıklarını" söyledi.

Rusya ve İran'la görüşmeler yapıldığını söyleyen Müslim, iki ülkenin de kendi yaklaşımlarını olumlu karşıladığını kaydetti. Kendilerinin de yabancı bir müdahaleye karşı olduklarını belirten Müslim, bununla birlikte Esad'ın gitmesinden yana olduklarını söyledi. Esad yönetimi ile herhangi bir görüşme içerisinde olmadıklarını söyleyen PYD lideri, yarın (26 Şubat) yapılacak anayasa referandumunu boykot edeceklerini duyurdu.

(soL - Dış Haberler)

Ekler