“Sıfır sorun” değil, “Suriye’yi vurun” demişler

Yeni açıklanan ABD Dışişleri Bakanlığı'na bağlı bir belge, önemli bir şüpheyi kanıtladı: 2007 yılında İsrail Suriye’nin nükleer tesisini uçakla vurdu, ve İsrail uçakları Türk hava sahasını kullandılar.
Cuma, 24 Aralık 2010 17:44

6 Eylül 2007’de Suriye’nin nükleer tesisi, faaliyete geçmesine haftalar kala bir hava bombardımanında vurulmuştu. Resmen açıklanmasa da, herkes saldırının İsrail tarafından yapıldığında hemfikirdi.

Suriye yetkilileri, alçak uçuş yapan İsrail uçaklarına ateş açıldığını duyurdular. İsrail, yarı-resmi açıklamalarla olayı yalanladı.

Kanıtlar önce gökten düşmüştü
İsrail’le Suriye arasında bu gerilim yaşanırken, Türkiye’de ilginç bir gelişme yaşandı. Hatay’da Suriye sınırına 3 kilometre uzaklıkta Hassa’nın Büyükger Mezrası'nda mezraya koyun otlatmaya giden çobanlar, uçak parçaları buldular. Bulunan parçalar, Türk ordusuna ait değildi. Elbette Türkiye’nin İsrail’le içli dışlı ilişkisini bilen herkes, bunların Suriye’yi vuran İsrail uçaklarından atılan yakıt tankları olması gerektiğini söyledi.

Genelkurmay’ın sitesinde ise hava sahası ihlallerinde böyle bir not yoktu. 6 Eylül’de yalnızca Yunan uçaklarının Türk hava sahasını ihlal ettikleri belirtiliyordu. Yani Türk ordusunun bu uçuşlar için haberi ve izni vardı.

Tüm açıklamalar olayı doğruluyordu
Suriye ordusundan gelen açıklamalar da İsrail uçaklarının Türk hava sahasını kullanarak saldırdıkları düşüncesini pekiştiriyordu. Suriye ordusuna göre İsrail uçakları Suriye’ye kuzeyden girmişlerdi ve alçak uçuş yaptıkları sırada Suriye’nin ateşin kaçmak için hızlı manevra yapabilmek adına yakıt tanklarını atmışlardı.

Suriyeli görgü tanıkları 5 ya da daha fazla uçağın sesini duyduklarını belirtirken, uçakların İsrail'den kalkarak Akdeniz üzerinden önce Türk hava sahasına daha sonra da buradan Suriye toprakları üzerine geçtiği iddia edilmişti.

Dahası, İsrail uçaklarından parçaların bulunduğu Samandağ ilçesi sakinleri 3-4 uçağın 500 metre kadar alçaktan uçtuklarını duyduklarını, hatta camların sarsıldığını anlatmışlardı.

Görgü tanıkları uçakların önce kuzeye doğru 15 dakika sonra ise güneye doğru uçtuklarını söylediler. Bu da uçakların Akdeniz üzerinden Türk hava sahasına girip çıktıklarını doğruluyordu.

Devlet konuyu sessizliğe gömdü
Hatay Valisi, parçaların bulunmasının ardından konunun tartıştıldığı günlerde İsrail savaş uçaklarına ait parçanın Diyarbakır'daki Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait tesise götürülüp inceleme altına alındığını açıkladı. Daha sonra ise Türkiye devleti, konuyu derin bir sessizliğe gömdü.

Ve kanıt ABD'den geldi
Olaydan 3 yıl sonra kanıt, ABD Dışişleri Bakanlığı belgeleriyle geldi. Nisan 2008’de Vaşington’dan gönderilen bir diplomatik belge, İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth tarafından yayınlandı.

Belgede dönemin ABD Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice, tüm dünyadaki ABD diplomatik temsilciliklerine gönderdiği mesajda “6 Eylül 2007 tarihinde İsrail, Suriye’nin belli ki Kuzey Kore’nin yardımıyla inşa ettiği gizli nükleer reaktörü yok etti” ifadelerine yer verdi.

Belgede operasyon öncesi istihbarat toplanması, İsrail ve ABD arasındaki işbirliği, her iki ülkenin de paylaştığı can sıkıcı ve zorlu sonuçlar, İsrail hükümetinin Suriyeyi bombalama kararı ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın karşılığında bir savaş açmasından duyulan korku gibi noktalara değinildi.

Belgede Rice, “Bugüne kadar bu bilgiyi sizden bir çatışma yaşanır korkusuyla ve böyle bir şeyi önlemek için sakladık” dedi.

Belgenin henüz Wikileaks sitesinde yayınlanmadan Yedioth Ahronoth’tan Ronen Bergman tarafından haberleştirilmesi ise dikkat çekici bir ayrıntı olarak ortada duruyor.

(soL - Dış Haberler)