ÖSO’dan 'uçuşa yasak bölge' hazırlığı!

ÖSO’ya bağlı bir grup geçtiğimiz hafta Şam’ın güneyinde bulunan Marj el Sultan Hava Üssü’nü ele geçirerek tahrip etti. İsrail’den kalkan uçakların radarla izlenmesini sağlayan üssün ÖSO tarafından tahrip edilmesiyle Suriye, İsrail’in olası hava saldırılarına karşı savunmasız kaldı.
Pazartesi, 26 Kasım 2012 10:50

Özgür Suriye Ordusu’na bağlı militanların son haftalarda Suriye hava kuvvetlerine yönelik saldırılarını artırması dikkat çekiyor. Uzun bir süredir Suriye ordusunun muhalif güçlere havadan müdahalesini engellemek üzere Suriye hava sahasının “uçuşa yasak bölge” ilan edilmesini savunan muhaliflerin, hava üslerini hedef seçmesi kendileri açısından mantıklı bir hamle gibi görünse de, son dönemlerde yapılan saldırılar başka bir hazırlığın gündemde olabileceğini akla getiriyor.

Hava kuvvetlerine yönelik saldırılar artıyor
Suriye devlet televizyonu Salı günü, Suriye Hava Kuvvetleri’nde görevli Tümgeneral Mahmud el Halidi’nin Şam’ın kuzeyinde bulunan Rukneddin mahallesinde uğradığı suikast sonucunda hayatını kaybettiğini duyurdu. Bu suikast Suriye hava kuvvetlerini hedef alan saldırıların son örneğiydi.
Muhaliflerin eylemlerine arka çıkanlar suikastın, Suriye Hava Kuvvetleri’nin muhaliflere karşı verilen savaşta oynadığı rol dolayısıyla “olağan” olduğunu savunsa da Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO), hava kuvvetlerine yönelik saldırılarını yalnızca bununla açıklamak olanaklı görünmüyor.

Aslında ÖSO’nun Suriye Hava Kuvvetleri’ni hedef alan saldırıları yeni değil. 25 Kasım 2011’de Humus’ta hava kuvvetleri personelini taşıyan bir otobüs ÖSO’ya bağlı bir grubun saldırısına uğramış, saldırıda altı pilot, bir teknik personel ve üç sivil hayatını kaybetmişti. Saldırıyı ÖSO şemsiyesi altında bulunan Müslüman Kardeşler üyesi militanların oluşturduğu El Faruk Tugayları üstlenmişti. Bu saldırıdan sonra çok sayıda pilot ve teknik personel suikaste uğradı ya da ÖSO militanları tarafından kaçırılarak infaz edildi.

Ancak son dönemde hava kuvvetlerine bağlı üslere yapılan saldırılarda bir artış olduğu gözlemleniyor. Suriye’nin hava savunmasının önemli bir unsuru olan üslere yönelik saldırıların ise, “Suriye uçak ve helikopterlerini etkisiz kılmak” bahanesiyle açıklanması mümkün değil. Zira bu üslerin hava savunması dışında bir amaç için kullanılması olanaklı değil.

Hava savunma üslerine yönelik saldırıların en önemli sonucu ise Suriye’nin başka ülkelerden gelecek olası hava saldırıları karşısında savunmasız kalması. Bu saldırılar sonucunda Suriye’nin Şam, Halep ve İdlib’deki hava savunma üslerinin birçoğunun hedef seçildiği kaydediliyor. Bu durum ise ülkenin kuzeyde Türkiye’den ya da güneyde İsrail’den kalkan uçakları önceden tespit etme kapasitesini ortadan kaldırıyor.

Birçok örnekte Suriye ordusunun saldırıya uğrayan üsleri geri almayı başardığı, ancak bu durumda bile muhaliflerin üslerdeki savunma sistemlerini tahrip ederek geri çekildiği belirtiliyor. Söz konusu sistemlerin, gerekli eğitime ve deneyime sahip olmayan muhalifler tarafından kullanılmasının ise olanaksız olduğu kaydediliyor.

Artık İsrail Suriye’yi her an vurabilir
Geçtiğimiz hafta saldırıya uğrayan hava savunma üslerinden bir tanesi Şam’ın güneyinde bulunan Marj el Sultan üssü oldu. Muhaliflerin yan yana bulunan helikopter üssüyle birlikte radar üssüne de saldırdığı ve buradaki hava savunma sistemini tahrip ettikten sonra geri çekildiği belirtiliyor. Muhaliflerin gerçekleştirdiği saldırının video görüntüleri video paylaşım sitelerine yüklendi.

Marj el Sultan radar üssünün İsrail’den gelecek olası hava saldırılarını haber veren ana üs olduğu kaydediliyor. Muhaliflerin bu üssü tahrip etmesiyle birlikte, Suriye’nin Ürdün, İsrail ve Golan üzerinden gelecek olası saldırıları önceden tespit ederek önlem alma kapasitesi ağır bir darbe almış oldu.

“Uçuşa yasak bölge” hazırlığı mı?
ÖSO militanlarının hava savunma üslerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırması gündeme, “ÖSO uçuşa yasak bölge ilanı için hazırlık mı yapıyor?” sorusunu getirdi. Zira hava savunma üslerinde bulunan teçhizatın başka bir amaçla kullanılması mümkün değil. Muhaliflerin bu sistemleri Suriye ordusuna karşı kullanması ise olanaksız. Başka ülkelerden gelebilecek hava saldırılarına karşı ülkenin savunulması amacıyla kurulan ve muhalifler tarafından kullanılması olanaksız olan bu sistemlerin hedef alınması, ÖSO’nun ülkeyi dışarıdan gelecek hava saldırılarına karşı savunmasız bırakma çabası olarak değerlendiriliyor.

(soL-Dış Haberler)