Breadcrumb
Obama’nın ne söylediği şimdi anlaşıldı
Yayın Tarihi: 26.05.2011 , 19:35 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
ABD Başkanı Barack Obama 19 Mayıs’ta Ortadoğu’daki gelişmelerle ilgili konuşmuş ve konuşmasında İsrail-Filistin sorununa da değinmişti. Obama geçen haftaki konuşmasında konuyla ilgili şunları söylemişti: “Soruna ilişkin temel meseleler müzakere edilmelidir bu müzakerelerin temeli ise açıktır: Yaşayabilir bir Filistin, güvenli bir İsrail. ABD bu müzakerelerin, İsrail, Ürdün ve Mısır’la kalıcı sınırları olan bir Filistin ve Filistin’le kalıcı sınırları olan İsrail’den oluşan iki devletle sonuçlanması gerektiğine inanıyor. İsrail ve Filistin arasındaki sınırların, karşılıklı toprak değişimiyle birlikte 1967 sınırlarına dayanması gerektiğine, böylece her iki devlet için de güvenli ve geçerli sınırların oluşturulacağına inanıyoruz.”
Obama 19 Mayıs’taki konuşmasında aslında “1967 sınırlarına dönülmesini” değil, 1967 sınırları ve toprak değişimi temelinde yeni sınırlar belirlenmesini söylemişti. Oysa bu sözler batı basını tarafından farklı yansıtılarak “Obama 1967 sınırlarını savundu” şeklinde lanse edildi.
İsrail kaynakları da bunun üzerine ilk defa bir ABD Başkanı’nın İsrail’in “güvenlik kaygılarına” atıfta bulunmaksızın 1967 sınırlarına geri dönülmesi çağrısı yaptığını ileri sürerek hemen tepki gösterdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 20 Mayıs’ta başlayan Vaşington ziyareti öncesinde şunları söyledi: “1967 sınırları savunulamaz. İsrail’in güvenlik ihtiyaçları İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin Ürdün Nehri’nde bulunmasını gerektiriyor. İsrail, ABD Başkanı’nın barışa olan bağlılığını takdirle karşılamaktadır, ancak İsrail’in varlığı pahasına bir Filistin devleti kurulamaz.”
Obama’nın ne dediği üç gün sonra açığa çıktı
19 Mayıs konuşmasından bir gün sonra Netanyahu’yla buluşan Obama, İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin Filistin devletine verilecek topraklardan çekilmesinin aşamalı olarak gerçekleştirilebileceğini, çekilmenin yeni kurulacak devlet ve güvenlik güçleri, terörü, silah kaçakçılığını ve sınırdan sızmaları engelleme kabiliyeti kazanana kadar gerçekleşmeyeceğini söyledi. Obama sözlerine, “bunlar gerçekleşmeden İsrail Batı Şeria’da kalır” şeklinde devam etti.
Obama bu görüşmeden iki gün sonra, 22 Mayıs’ta, ise Amerikan-İsrail Amme İşleri Komitesi (AIPAC) konferansında konuştu. ABD’deki Yahudi lobisinin en güçlü örgütlenmesi olarak tanınan AIPAC’ın düzenlediği konferansa 11 bin delege katıldı.
İsrail istihbarat kaynaklarına yakınlığıyla bilinen DebkaFile adlı internet sitesi, Obama’nın bu konferansta yaptığı konuşmayı “bir ABD Başkanı’nın bugüne kadar yaptığı en İsrail yanlısı konuşmalardan bir tanesiydi” şeklinde niteledi. Obama konferansta üç gün önce ettiği sözlere bu kez tam bir açıklık getirerek, İsrail’le Filistin arasındaki sınırların 1967’dekinden farklı olacağını, bunun ise “karşılıklı uzlaşmaya dayalı toprak değişimlerinden” kaynaklanacağını söyledi.
2004 yılında George W. Bush’un İsrail eski Başbakanı Ariel Şaron’a “kabul edilemez” 1967 sınırlarına geri dönüşe karşı güvence verdiğini hatırlatan DebkaFile, Obama’nın son konuşmasıyla önceki sözlerinden çark ederek bu söze sadık kaldığını belirtti. Oysa Obama çark etmemiş, sadece 19 Mayıs’ta söylediklerini Yahudi lobisinin önünde bütün açıklığıyla ifade etmişti.
Obama AIPAC’a ABD’nin yeni modelini pazarladı
Obama konuşmasında Filistin sorunundaki statükonun sürdürülemeyeceğine de değinerek, bunun nedenlerini açıkladı. Obama’nın, statükonun değişmek zorunda olduğuna ilişkin tespitine gerekçe olarak sunduğu nedenlerden sonuncusu ise özellikle dikkat çekici. ABD Başkanı, “Bölgede yeni bir Arap kuşağı şekilleniyor. Dolayısıyla İsrail bir ya da birkaç Arap yöneticiyle yapacağı herhangi bir barış anlaşmasına dayanamaz. Dünya hızla dönüyor ve çok da sabırsız” diye konuştu.
Yani Obama, Yahudi lobisini ABD’nin bölgede yeni bir model inşa etmeye çalıştığına ve İsrail’in de bu “değişime” ayak uydurarak onun içerisindeki yerini alması gerektiğine ikna etmek için ter döktü.
19 Mayıs nutku fos çıktı
Batı basınıyla birlikte ülkemizde de büyük basın tarafından “çok önemli” diye nitelenen Obama’nın 19 Mayıs konuşmasının en kritik başlıklarından bir tanesinin esasında ne anlama geldiği üç gün içinde netleşmiş oldu. “Obama 1967 sınırlarına dönülsün” dedi şeklindeki medya manipülasyonu ise Obama’nın bölge halkları nezdindeki itibarını artırmak için gerçekleştirilen bir çaba olarak kayda geçti.
Türkiye basınında da örneğin Cengiz Çandar 21 Mayıs’ta şöyle yazmıştı: “Konuşmada İsrail’in tüylerini diken diken edecek çok önemli bir nokta var. O da, ‘Ortadoğu barışının temelinin 1967 sınırlarına geri dönülmesi’ olduğunu söylemesi. Bugüne kadar hiçbir Amerikan Başkanı, İsrail’in ‘güvenilir bulmadığı’ için reddettiği bu ‘ilke’yi dillendirmemişti. Üstelik, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Washington’a ayak basmasından bir gün önce koydu bu ölçüyü Obama.”
Oysa Obama’nın 19 Mayıs konuşmasında İsrail’in tüylerini diken diken edecek hiçbir şey olmadığı açıktı. Netanyahu’nun gelişiyle birlikte bu konuya bizzat ABD Başkanı’nın kendisi demeçleriyle daha da fazla açıklık getirmiş oldu. Ama Çandar, yazısını yayımlamasının üzerinden beş gün geçmesine karşın, bu söylediğinin yanlış, dahası manipülatif olduğunu yazmaya gerek görmedi.
Yapılması gereken düzeltme ise şuydu: Meğer o konuşma “çok önemli” falan değilmiş tıpkı AIPAC gibi teşkilatların elinde rehin durumda bulunan Bay Başkan’ın diğer sözleri gibi…
(soL - Dış Haberler)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.