Muhammed Tayfur: BM vursun, Türkiye ilaç göndersin

Suriye Müslüman Kardeşler Örgütü'nün 2 yıldır Türkiye'de ikamet eden Siyasi Büro üyesi Muhammed Faruk Tayfur Bugün Gazetesi'ne röportaj verdi. Suriye sınırları içerisinde bir tampon bölge oluşturulmasını ve Suriye hava sahasının kapatılmasını isteyen Tayfur askeri müdahale çağrısını yinelemeyi ihmal etmedi.
Salı, 27 Aralık 2011 00:13

Suriye Müslüman Kardeşler Örgütü Siyasi Büro Şefi Muhammed Faruk Tayfur Bugün Gazetesi'ne röportaj verdi. Faruk Tayfur 2 yıldır Türkiye'de ikamet ediyor. Tayfur, aynı zamanda İstanbul’da kurulan Suriye Ulusal Konseyi’nin de üyesi.

Bugün Gazetesi'ne verdiği röportajda Tayfur, Esed rejiminin siyasi bakımdan bittiğini iddia ederken, eylemlerin başladığı tarihten bugüne Suriye'de gerçekleşen olaylarda ölenlerin sayısına dair de nereye dayandırdığı belli olmayan rakamlar verdi. Müslüman Kardeşler tarafından gerçekleştirildiğine dair ciddi bulgular barındıran saldırılar ve suikastlerde yaşanan ölümlere dair suskunluğunu korumaya devam eden Tayfur, batıdan askeri müdahale talebini yinelemeyi unutmadı.

Müslüman Kardeşler 'sivil' mi?
Tayfur, Suriye Devlet Başkanı Esad'ın askeri gücüyle nasıl başa çıkacaklarına yönelik bir soruya, "Bizim hareketimiz sivil başladı, sivil devam etmesini istiyoruz" şeklinde cevap veriyor. Tayfur, 'Özgür Suriye Ordusu'nun amacının ise halkı korumak olduğunu, Suriye içindeki 'direnişçiler'in çok az kısmının sırf katliamı önlemek için silahlara sarıldığını belirtiyor. Muhammed Tayfur, muhaliflerin düzenledikleri saldırılarda yaşanan ölümlerden bahsetmektense kaçınıyor, oysa daha geçtiğimiz günlerde muhaliflerin düzenlediği saldırılarda 45 sivil hayatını kaybetmişti. Muhaliflerin başta alevi akademisyenler olmak üzere rejim yanlısı profesyonel meslek sahibi insanlara yönelik suikastler düzenlediği ve bu saldırılarda bir çok insanın hayatını kaybettiği de biliniyor.
Tayfur'un "Hareketimiz sivil doğdu" sözleri de tarihi gerçeklerle çelişiyor. Suikastler, Müslüman Kardeşler örgütünün geçmişteki bir numaralı taktiği olarak biliniyor. 1973 yılında Hafız Esad Suriye için yeni bir anayasa kabul edip, Suriye Devleti'ni de "demokratik, halkçı, sosyalist devlet" olarak tanımladığında, Müslüman Kardeşler'in öncülüğünü çektiği islamcı gruplar silahlı mücadeleye giriştiler. Özellikle 1976 senesinden itibaren örgüt, çok sayıda aydını, akademisyeni, devlet görevlisini öldürdü. 1979'daki bir olayda Müslüman kardeşler militanları 83 eri bir binaya kilitleyip, otomatik tüfekler ve yangın bombalarıyla öldürdü.

"BM, Arap Birliği Suriye'yi vursun, Türkiye gıda, ilaç göndersin"
Muhammed Faruk Tayfur, batının desteğinin yetersizliğinden de yakınıyor. "Bizim istediğimiz daha fazla destek" diyen Tayfur'un batıdan talepleri arasında hava sahasının kapatılması ve tampon bölge sağlanması var. Tayfur, "BM ve Arap Birliği katliamı engellemek için yasal askeri destek sağlayabilir" diyor. Gazetenin Türkiye'den talepleri ile ilgili sorusu üzerine Tayfur, "Biz hem komşu, hem akrabayız. Ancak Türk halkından ciddi bir destek görmedik. Daha fazla insani desteğe, gıda, ilaç ve ısınmak için malzeme yardımına ihtiyaç var. Biz çabalayıp Suriye içine kaçak yardım gönderiyoruz. Gazze’deki katliam için ayağa kalkan Türkiye’den maddi-manevi daha ciddi ve kararlı bir destek bekliyoruz" yanıtını verdi.

Tayfur için ölüleri sayan kim?
Röportajda ilginç olan bir nokta ise, Muhammed Faruk Tayfur'un rahatça dile getirdiği rakamlar. Röportajı gerçekleştiren gazetecinin "Olaylarda ölenlere ilişkin 5 bin gibi bir rakam telaffuz ediliyor. Bu rakam gerçeği ne kadar yansıtıyor" sorusunu Tayfur, soruda bahsedilen rakamı 2 katına çıkartarak cevaplıyor. Tayfur'un iddiasına göre, Suriye'de bugüne kadar 10 bin kişi ölmüş! Kayıp olanların sayısı ise Tayfur'a göre tam 40 bin kişi!
Muhammed Tayfur verdiği rakamları nereye dayandırdığına ya da ölüleri nasıl saydıklarına ilişkin bir veri sunmuyor.

Tayfur'un bu sözlerinin ardında yatan niyet yabancı değil. Libya örneğinde de olduğu gibi, rejim karşıtları bulundukları ülkelere yönelik bir emperyalist saldırıya zemin hazırlamak ve emperyalist müdahaleye uluslararası bir meşruiyet kazandırmak için rakamlarla diledikleri gibi 'oynuyorlar'.

(soL - Dış Haberler)