Mossad: Hedef İran'ı yalnızlaştırmak

Yayınlanan Wikileaks belgelerinde İsrail'in İran ve Ortadoğu hakkındaki düşüncelerine dair alıntılar da bulunuyor. Mossad şefi Meir Dagan'a göre İsrail'in temel hedeflerinden bir tanesi İran'ı yalnızlaştırmak.
Pazartesi, 29 Kasım 2010 18:58

Wikileaks'in sızdırdığı belge, ABD İç Güvenlik ve Kontr-terör Başkan Yardımcısı Frances Fragos Townsend ile Mossad şefi Meir Dagan arasındaki konuşmaya dayanıyor.

2 saat süren görüşmelerine İran meselesiyle başlayan Dagan, Birleşmiş Milletler'in yaptırım kararlarından duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. BM kararlarının "İranlıları savunmasız yakaladığını" iddia eden Dagan, "İran'ın Avrupa'dan gelecek yatırımlar için kötü bir izlenim bıraktığını" söylerken, "ülke içindeki ekonomik sıkıntıların İran rejimi üzerinde yeni bir baskı oluşturacağını" belirtiyor. Yaptırımların "İranlı elitler ve mali çevreler arasında büyük etki yarattığı" da ekleniyor.

'Nükleer güçleri yok, varmış gibi yapıyorlar'
İran'ın nükleer programına da değinen Dagan, İran'ın "henüz uranyum zenginleştiremediği halde bunu becermiş gibi görünmeye çalıştığını" iddia etti. "Gerçekte bu noktada değiller" diyen Dagan, İran'ın bu durumu büyük siyasi yaptırımlar pahasına devam ettirdiğini söyledi.

İran'ın ve nükleer programının Rusya'da da antipati toplamaya başladığını belirten Dagan, İranlıların "Rusya'nın onları ABD karşıtı terörist faaliyetleri desteklediği iddiasıyla suçlaması karşısında şok olduklarını" vurguladı.

İran rejiminde bölünme mi var?
Mossad şefi Dagan'a göre İran rejiminin içerisinde İsrail'e bakış açısında ideolojik bir ayrılık bulunmuyor. İranlı liderlerin hepsi İsrail'in tarihe karışmasını istiyor. Fakat ayrılık izlenecek taktiklerde ortaya çıkıyor. Dagan'ın iddiasına göre İranlı yöneticilerin bir bölümü "misilleme" taraftarı iken, daha küçük olan ama gittikçe büyüyen diğer kesim Batı ile daha yumuşak bir ilişki izlenmesinden yanalar. Yine Dagan'a göre ılımlı kanadın güçlenmesi karşısında Ahmedinecad ve ekibi, ılımlı kanadın sözcüsü durumundaki Rafsancani ve ekibini "ajanlık" ile suçlamaya başladı.

Körfez ülkeleri İran'a düşman
Körfez'deki Arap ülkelerinin konumlarını da değerlendiren Dagan, Ürdün, Suudi Arabistan ve Körfez Ülkeleri'nin İsrail'den korktuğunu, ancak "bu işi başkasının kendileri adına yapmasını istediklerini" söylüyor. Suudi kraliyet ailesinin durumunu da değerlendiren ikiliden Dagan, Dışişleri Bakanı Saud bin Faysal'ın "çok olumsuz bir rol oynadığını" söylüyor. Ayrıca Suudi Kralı Abdullah'ın Ürdün ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkilerde tarihi bir bir dönüm noktası olduğunu da ekliyor. Buna katılan Townsend, Suudi kralının siyasi cephede bir aciliyet duygusuna sahip olduğunu belirtiyor. Katar'ı "gerçek bir problem" olarak tanımlayan Dagan, Şeyh Hamit'i "herkesi rahatsız eden birisi" olarak değerlendirdi. "Onun bakışına göre Katar güvenliğini ve belirli bir dereceye kadar bağımsızlığını sağlamak için her tarafa oynuyor- Suriye, İran, Hamas." diyen Dagan, ABD'ye Katar'daki üslerini kaldırma tavsiyesinde bulundu.

'Suriye risk alıyor'
Suriye ile İran arasındaki ilişkilere de değinen Dagan, Suriye'nin bir İsrail saldırısından korktuğunu ancak İsrail'in böyle bir niyeti olmadığını iddia etti. Suriye'nin İran ve Hizbullah ile olan ittifakının durumunun değişmediğini söyleyen Dagan, Esad açısından bu ilişkilerin "başarılı ve adil" olarak görüldüğünü belirtti. Suriye'nin İran'dan kopartılmasının Hizbullah'ı zayıflatacağını düşünme yönünde bir eğilim olduğunu söyleyen Dagan, gerçeğin tam tersi olduğunu iddia etti. BM kararlarını Lübnan'da uygulamanın ve Hizbullah'ı silahsızlandırmanın Suriye'yi İran'dan kopartacağını vurgulayan Dagan, Esat'ın Refik Hariri suikasti dolayısıyla suçlanmaktan korktuğunu söyledi. BM'nin kararlarının uygulanması durumundan korkan Suriye'nin İran'dan uzaklaşıp daha "nötr" Arap ülkeleri ile dostluk arayışına gireceği de söylenenler arasında yer alıyor.

Türkiye ve AKP
Konuşmasında Türkiye'ye de değinen Dagan, İslamcı hareketin Türkiye'de kazandığı güçten kaygı duyduklarını belirtirken, "Türkiye'de devletin seküler karakterinin aşındığını" söyledi. İslamcı dalganın süreç içerisinde daha da radikalleşebileceğini vurgulayan Dagan, "Türk ordusu ABD'nin desteğini alması durumunda İslamcıların yükselişinin engellenmesinin mümkün olduğunu" söyledi.

(soL - Dış Haberler)