Libya'da muhalefetin ayrılığı derinleşiyor, islamcılar şeriatı dayatıyor

Libya'da muhalifler arasındaki ayrılık sürerken, islamcı kanat yeni dönemin anayasasını çoktan hazırladıklarını, devlet başkanını da belirlediklerini duyurdu.
Salı, 16 Ağustos 2011 15:39

Geçtiğimiz hafta Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı Abdül Mustafa Celil, muhaliflerin hükümeti olarak görev yapan yürütme komitesini feshetmiş ve Başbakan Mahmud Cibril'e yeni bir hükümet kurma görevi vermişti. Bu karar, muhaliflerin Genelkurmay Başkanı Abdülfettah Yunus'un öldürülmesiyle başlayan ve muhalifler arasında ciddi bir siyasi ayrılık yaratan süreçte, Yunus'un aşireti Ubeydiler ve muhalefetin islamcı olmayan kanadından 17 Şubat Koalisyonu'nun baskısının ardından alındı.

Yine aynı baskının sonucu olarak Celil, halihazırda muhaliflerin düzenli ordusunun dışında yer alan ve toplam askeri gücün yüzde 10'unu oluşturan milislerin de grup olarak değil, birey olarak düzenli orduya katılması, yani bir nevi dağıtılması çağrısı yaptı. 17 Şubat Koalisyonu'nun Abdülfettah'ın ölümünden sorumlu tuttuğu ve aralarında Konsey Başkan Yardımcısı ve Savunma Bakanı gibi isimlerin bulunduğu grup, hem İslamcı harekete yakındı, hem de bu düzenli ordu dışında kalan milisleri kontrol ediyordu.

İslamcılar yeni Anayasa'yı yazmış bile!
Muhalefetin içinde derin ayrışma ve kavgalar yaşanırken, islamcı kanat da ağırlığını artırma gayretinde ve kendinden emin. Öyle ki, Kanada'nın Globe and Mail gazetesine bir röportaj veren islamcı lider Muhammed Busidra, Kaddafi sonrası Libya için Anayasa'yı hazırladığını, devlet başkanı olarak da Şeyh el Sallabi'yi görmek istediğini söyledi.

Busidra, aralarında Müslüman Kardeşler'in Libya kolu, Şey Sallabi'nin erkek kardeşi İsmail el Sallabi'nin 17 Şubat Şehitleri Tugayı ve başka islamcı örgütlerin bulunduğu islamcı hareketin lideri. Bu hareketin parçası olan 17 Şubat Şehitleri Tugayı örgütü, muhaliflerin elindeki kentlerde Kaddafi yanlısı olduğu düşünülen kişilerin katledilmesinde en büyük sorumluluğa sahip. Konseyin direktiflerine uymayan, düzenli orduya katılmayan ve başınabuyruk hareket eden örgütün başındaki İsmail el Sallabi, Abdülfettah'ın ölümü konusunda hâlâ "içeriye sızan Kaddafi yanlılarını" suçluyor.

Kaddafi'nin İçişleri Bakanı saf mı değiştirdi?
Ölümü adeta Pandora'nın kutusunu açan Abdülfettah Yunus, uzun süre Kaddafi hükümetinde İçişleri Bakanlığı görevi yapmıştı. Yunus'un kendisine bağlı birliklerle birlikte saf değiştirmesi, muhalefet cephesinde coşkuyla karşılanmıştı.

Gelen haberlere göre, Kaddafi'nin yeni İçişleri Bakanı'nın da saf değiştirmiş olması olası. Nasır el Mabruk Abdullah, beklenmedik bir şekilde ailesinden 9 kişiyle birlikte kişisel uçağıyla Kahire'ye gitti. Mısır'daki Libya büyükelçiliği, Abdullah'ın gelişinden habersiz olduklarını açıkladı. Abdullah'ın saf değiştirmesi, aylar sonra yaşanan en büyük saf değiştirme olabilir.

Ancak bu konuda da bilgiler çelişkili. Abdullah'ın, Salı günü Libya televizyonuna canlı bağlantı yaptığı ve saf değiştirmediğini, bir ameliyat için Mısır'a gitmek zorunda kaldığını söylediği iddia ediliyor.

Muhalifler askeri başarı elde ediyor
İbreyi bir miktar muhaliflerden yana döndüren bir başka gelişme, askeri alanda kazanılan başarılar oldu. İddialara göre muhalifler, Trablus'a 50 kilometre mesafedeki Zaviye kentini ele geçirdiler. Kaddafi hükümeti, bu haberin doğru olmadığını söylüyor. Fakat her halükârda, bu noktaya kadar ilerlemeleri muhalifler açısından önemli bir askeri başarı olarak görülüyor.

Kaddafi hükümetinin bir başka iddiası ise, eğer doğrulanırsa, aslında muhaliflerin askeri başarılarının, bambaşka bir yenilgiyi gözden kaçırmakta olduğu anlamına gelebilir. Hükümet sözcüsü Musa İbrahim'in iddiasına göre muhaliflerin elindeki ikinci büyük kent Misrata'nın dörtte üçü, Kaddafi güçlerinin eline geçti ve muhalif güçler, Misrata ile yakın zamanda ele geçirdikleri Taverga arasında sıkıştı. Eğer Misrata düşerse, askeri dengeler tamamen değişebilir, çünkü Misrata muhaliflere deniz yoluyla yapılan yardımların da büyük kısmının geldiği limana sahip.

Muammer Kaddafi ise halka seslenerek, herkesi silahlanmaya ve ülkeyi hainler ve NATO'dan kurtarmak üzere savaşmak için hazırlanmaya çağırdı.

Muhaliflerden de saf değiştirenler var
Saf değiştirenler, sadece Kaddafi tarafından olmuyor. Aslında özellikle NATO'nun işe karışmasının ardından muhalefetten ayrılanlar da var. Ancak bu kişiler, batı medyası tarafından derhal unutulmuşluğa terk edildikleri için, pek sesleri çıkmıyor.

Bunlardan biri, Bingazi'nin tanınmış muhalif ekonomistlerinden ve isyan günleri batı medyasının en çok el üstünde tuttuğu kişilerden Dr. Recep Muftakhov Budabusa, Pravda'ya verdiği röportajda Şubat ayında yaşananların aslında NATO müdahalesine zemin hazırlamak için yapıldığını sonradan gördüklerini söyledi. Budabusa, o dönem gösterilere katılan halkın, sürecin sonunda Libya'nın NATO aracılığıyla tekrar sömürgeleştirileceğini kestiremediğini belirtti.

(soL - Dış Haberler)