İran ihanetinin 30. yılı

İran'da Humeyni'nin sürgünden dönüşünün 30. yılı kutlanıyor. On gün sürecek olan kutlamalar, gerici basında övgüyle anlatılırken, "devrim" sürecinin kansız ve adil işlediği iddia ediliyor.
Pazartesi, 02 Şubat 2009 10:20

soL (HABER MERKEZİ) İran'da, İran İslam Devrimi'nin önderi Ayetullah Humeyni'nin sürgünden dönüşünün 30. yılı, on gün sürecek etkinliklerle kutlanıyor. 15 yıl boyunca Paris'te sürgünde yaşayan Humeyni, 1 Şubat 1979'da İran'a dönmüştü.

İran dini lideri Hamaney, Cumhurbaşkanı Ahmedinecad, milletvekilleri ve komutanlar, Humeyni'nin mezarını ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Ahmedinecad, burada yaptığı konuşmada, İran devriminin hâlâ canlı ve 30 yıl geçmesine rağmen hayatta olduğunu söyleyerek, "Daha yolun başındayız ve önümüzde büyük değişiklikler var. Gök gürültüsü gibi olan bu devrim, adalet tesis edilinceye kadar devam edecek" dedi. İran'da yaşanmasına rağmen devrimin İran ile sınırlı kalmadığını belirten Ahmedinecad, "İmam Humeyni'nin büyük mirasını ve ilkelerini koruyacağız" dedi.

Kansız devrim
İran İslam Devrimi'nin 30. yılını övgü dolu ifadelerle duyuran gerici basın, devrim sürecinde yaşananları ve Humeyni'nin katliamlarını bilmezden geldi. Humeyni'nin yurda döndüğünde ne kadar büyük bir "sevgi seli"yle karşılandığını anlatarak, Şah'a karşı tek muhalefetin mollalar olduğu izlenimi vermeye çalıştı.

İnternet yorumları
Humeyni'nin İran'a dönüşüyle ilgili etkinlikleri "İmam Humeyni 30 yıl önce dönmüştü" başlığıyla duyuran "habervakti" internet sitesinde, bu haberle ilgili ilginç okur yorumları yapıldı. Humeyni'nin Azeri Türkleri'ne yaptığı kıyımı eleştiren bir okura, başka bir okur "İran hakkında 1979'dan beri binlerce belki milyonlarca iftira, saptırma veya yanlış anlamalar var, o Azeriler'e işkence iftirası da CIA ve uşaklarına ait" sözleriyle cevap verdi.

Okur yorumlarının çoğunda, İran'daki idamlardan, ülkeden kaçan gençlerden ve işkencelerden bahsedilmesi dikkat çekti. Bir kısmı da, bunlardan bahsedenleri CIA yalanlarına inanmakla suçladı.

Sitede dikkat çeken bir okur yorumunda da "bizim Fethullah Ayetullah Hoca Efendi ne zaman dönecek acaba! Dört gözle bekliyoruz!" deniliyordu.

İran'da ne oldu
İran solu, yaşanan "İslam Devrimi"ni bir "karşı devrim" olarak nitelendiriyor. Şah Muhammed Rıza Pehlevi'ye karşı mollalar ve Humeyni ile ortak hareket eden ve Humeyni'nin yurda döndükten sonra geliştirdiği anti-emperyalist söylemlerden etkilenen solcular, bunun faturasını ağır bir şekilde ödediler. Şah'ı iktidardan indirmek için toplumsal muhalefeti, grevleri ve TUDEH'i kullanmaktan çekinmeyen Humeyni, Şah'ı ülkeden kaçırdıktan ve ordunun kendisine dokunmayacağını gördükten sonra, büyük bir kıyıma başladı. Onbinlerce insanı idam ettiren ve tüm toplumsal muhalefeti sindiren Humeyni, kendisinin yurda dönmesini sağlayan en önemli güçlerden birisi olan grevdeki işçileri de "emperyalizmin ajanı" olarak suçlamaktan çekinmedi.

Sürgündeyken "komünistlerin dahi özgürce örgütlenebileceği" bir düzen kurulması gerektiğini söyleyen Humeyni, ülkeye geldikten sonra, hileli bir referandumla "İslam Cumhuriyeti"ni kurdu.