Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Fetih’ten görülmemiş ihanet!

El Cezire’nin yayınladığı ABD-İsrail-Filistin Özerk Yönetimi arasındaki üçlü görüşme toplantısı tutanağı, El Fetih’in 2008 yılında Kudüs’teki neredeyse tüm yerleşim bölgelerini İsrail’e teslim etmeye hazır olduğunu ortaya çıkardı.

Yayın Tarihi: 24.01.2011 , 15:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Dünyada Küba’nın dışında direnişle en fazla özdeşleşmiş ülke olan Filistin’in bağımsız olmayan, tanımayan özerk yönetiminin başına oturmuş olan El Fetih’in ihaneti sınır tanımıyor.

Daha önce çeşitli resmi belgeler, El Fetih’in Hamas’ın güç kaybetmesi uğruna İsrail’in Gazze işgalini desteklediğini, yine diğer “rakip” direniş örgütlerine karşı İsrail operasyonları için Filistin içinden İsrail ordusuna istihbarat verdiğini kanıtlamıştı.

Ancak bu defa El Cezire’nin yayınladığı belge, El Fetih’in siyasi rakipleriyle hiç ilgisi olmayan konularda dahi İsrail’e muazzam tavizler verebildiğini ortaya koydu.

El Cezire, 15 Haziran 2008’de Kudüs’teki Inbal Hotel’de yapılan ABD-İsrail-Filistin Özerk Yönetimi görüşmesinin tutanağını yayınladı. Görüşmelere ABD heyetinin başında Condoleeza Rice, İsrail heyetinin başında Tzipi Livni, Filistin heyetinin başında ise Ahmed Kurey katıldı.

Toplantıda Ahmed Kurey, “İsrail’in Kudüs’te Har Homa dışındaki tüm yerleşimleri ilhak etmesini önerdik. Tarihte ilk defa böyle bir öneri yapıyoruz, Camp David’de bunu yapmayı kabul etmemiştik” dedi.

Nedir bu yerleşim bölgeleri?
Yerleşim bölgeleri, İsrail’in 1967 savaşında işgal ettiği topraklara kurduğu mahalleler. Yerleşimler, BM dahil uluslararası toplum tarafından yasadışı kabul ediliyor. Yani El Fetih, tüm dünyanın “yasadışı” dediği işgal altındaki toprakları İsrail’e vermek istiyor.

Ardından Filistin heyeti, bahsi geçen ve İsrail’e vermek istedikleri yerleşim bölgelerini tek tek, isim isim saydı.

Kudüs’teki yerleşim bölgelerinin İsrail’e verilmesi, Kudüs’ün başkent olduğu bir bağımsız Filistin davasının kaybedilmesi demek, zira doğu Kudüs’te artık 200 binden fazla kişinin yaşadığı yerleşimler, kenti öyle bölmüş durumdalar ki, bu yerleşimlerin İsrail’in eline geçmesi durumunda Kudüs şehri bir daha Filistinliler tarafından kontrol edilemez hale gelecek.

Toplantıda Filistin heyeti bu tavizlerde bulunurken, İsrailliler’in ise geleneksel pozisyonlarından ileri tek adım atmadıkları görülüyor.

El Cezire belgeleri
El Cezire, Filistin yönetimine ait ve aralarında e-postalar, toplantı tutanakları, bilgi notları, haritalar bulunan 1700'e yakın belge üzerinde bir süredir çalıştıklarını, bu belgeleri önümüzdeki 3 günde haberleştireceklerini duyurdu. 1999-2010 dönemini kapsayan belgelerin, İsrail-Filistin sorununa dair şimdiye dek yapılmış en büyük sızıntı olduğu belirtiliyor.

El Cezire, yalnızca 15 Haziran 2008 tarihli toplantının tutanağını yayınlamakla kalmadı. “Filistin Belgeleri” adıyla verilen ve 1700 tutanaktan oluştuğu belirtilen belgelerin arasında başka çarpıcı noktalar da bulunuyor. El Cezire, Filistin yönetiminin iç tutanakları olan bu 1700 belgeyi nasıl ele geçirdiğini açıklamıyor.

Ve belgeler, Filistin Özerk Yönetimi’nin neredeyse hiçbir şey almadan Filistinliler’e hemen her şeyi vererek, başında El Fetih’in olduğu sözde bağımsız bir devlete kavuşmak için elinden geleni ardına koymadığını gösteriyor.

Filistin Başmüzakerecisi Saeb Erekat, 2010 Ocak’ta Obama’nın danışmanı David Hale ile yaptığı bir görüşmede “İsrailliler iki devletli çözüm istiyorlar ama güvenmiyorlar. Düşündüğünüzden daha çok istiyorlar bunu, bazen Filistinliler’den de çok. O kağıtta geçenler [görüşme tutanaklarına atfen] onlara Yahudi tarihindeki en büyük Kudüs’ü veriyor, sembolik sayıda mülteci dönüyor, silahsızlandırılmış bir devlet sözü veriyor... Ben daha ne verebilirim?” dedi.

Filistin Özerk Yönetimi’nin Batı Şeria’daki yerleşimler konusunda ise biraz daha “sıkı” bir pazarlık yaptığı görülüyor. Batı Şeria’nın toprak bütünlüğünü parçalayan Maal Adumim, Ariel, Efrat gibi yerleşimlerin İsrail’e verilmesi kabul edilmiyor.

Batı Şeria’da İsrail’e devredilmesi kabul edilmeyen yerleşimler için Filistin tarafının teklifi ise, buraların gelecekteki Filistin Devleti içinde varlıklarını sürdürmeleri. 2008’de Ahmed Kurey bunu teklif ettiğinde Tzipi Livni’nin “Bunun gerçekçi olmadığını biliyorsunuz” diye yanıt verdiği görülüyor.

(soL - Dış Haberler)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.