Sayfa yolu
Eskiden iyiydi: İngiliz hükümeti sosyal medyaya savaş ilan etti
Yayın Tarihi: 12.08.2011 , 12:47 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İngiltere'de tutuklu sayısı 1.200'e ulaşmışken hükümet ve polis, “suçlu” yakalamanın pek yaratıcı yollarına başvuruyor. Ayaklanmada sosyal medyanın önemli bir rol oynaması dolayısıyla özellikle BlackBerry Messenger'ın yaratıcısı Research In Motion şirketi, Facebook ve Twitter'la görüşmeler yapan hükümet, paylaşımlarından yola çıkarak insanları tutuklamaya başladı bile. “İsyancı paylaşımları” sansürlemek de bir sonraki adım olacağa benziyor.
İngiltere'de son birkaç gündür yaşanan ayaklanmalarda, dışardan destek çağrılması ve hareketin teşvik edilmesi gibi açılardan BlackBerry Messenger (BBM) sohbet servisi önemli bir rol oynamıştı. İngiltere'deki gençlerin %37'sinin kullandığı BBM SMS, Facebook ve Twitter'ın aksine polis tarafından takip edilemeyen, özel bir Pin numarası gerektiren tamamen kendi içine kapalı bir servis. Facebook ve Twitter'ın da BBM gibi isyancıların “işine yaradığı” düşüncesiyle Başbakan David Cameron kimi kısıtlamalar getirilmesi gerektiğini söyledi.
“Doğru bulursak sansürleyeceğiz”
Geçtiğimiz Salı günü, yaşanan olaylar dolayısıyla tatillerinden geri çağrılan parlamento üyeleriyle bir toplantı yapan Cameron, fazla detaya inmemekle birlikte, sansür uygulamasının sinyallerini verdi.
“Bu korkunç eylemleri izleyen herkes sosyal medya yolu ile nasıl örgütlendiklerine şaşırıp kalacak. Serbest bilgi akışı iyilik için kullanılabilir. Ama aynı zamanda kötülük için de kullanılabilir” diyen Cameron, varolan muhafazakâr hükümet “polis, istihbarat servisleri ve sanayi ile çalışarak, şiddet, düzensizlik ve suç tertipledikleri bilinen insanların söz konusu site ve servisler yolu ile iletişim kurmalarını engellemenin doğru olup olmadığına bakıyor” sözlerini ekledi. Ancak sözlerinin devamında, insan haklarını, suçluları yakalamak söz konusu olduğunda çok da kaale almadıklarını söylemesi keyfi bir uygulamanın kapıda olduğunu gösteriyor.
Bununla birlikte Çarşamba günü Hampshire polisinin üç kişiyi Twitter ve BBM üzerinden Southampton'daki ayaklanmayı teşvik etme suçundan tutuklamış, İskoçya'da da benzer tutuklamaların yaşanmış olması sansürün yalnızca sansürden ibaret olmayacağını gösteriyor.
RIM işbirliği yapacağını twitledi
Cameron ayrıca BBM, Twitter ve Facebook'a dair “Hepsi yaşananlarda kendi sorumluluklarını düşünmeli ve o görüntüleri kaldırmalılar. Twitter'da, BBM'de ve diğerlerinde korkunç miktarda yalan ve sahte iz var. Polisin suçluları yakalamak ve haklarından gelmek için ihtiyaç duduğu tüm teknolojik olanaklara sahip olmasını sağlamak için büyük bir çaba sarf etmemiz gerekiyor” dedi. Önümüzdeki günlerde polis departmanı fiili müdürü Theresa May, Facebook, Twitter ve BBM temsilcileriyle görüşecek. Parlamento üyeleri tarafından servisi kapatmaya çağrılan ve sık sık suçlamalara maruz kalan RIM'in uluslararası satış sorumlusu Patrick Spence hükümete destek mesajı twitledi: “Londra'daki ayaklanmadan zarar görenler için üzgünüz. Elimizden gelen her tür yardımda bulunabilmek için otoritelerle birleştik.”
İletişim hakkının ihlali
Polise neye ihtiyaçları varsa sağlanacağını bizzat söylemiş olan Cameron'un bu sansür uygulamasıyla iletişim özgürlüğünü ihlal edeceğini söyleyen çevrimiçi avukatlık organizasyonu Open Rights Group'un yönetici müdürü Jim Killock “Bir kişinin ayaklanma planı yaptığını insanlar nereden bilebilirler? Bunun yargı mercii neresidir? Bunun tek gerçekçi yanıtı mahkemelerdir. Eğer mahkeme prosedürleri uygulanmazsa, bu durumun özel şirketler ve polis tarafından kötüye kullanıldığına çok kısa süre içinde şahit oluruz. Vatandaşların iletişim güvenliği hakkı vardır. İş, siyaset ve konuşma özgürlüğü güvenlik ve gizliliğe dayanır” dedi.
Polise bu konuda verilen yetkilerin içeriği ve boyutlarına dair henüz bir açıklama yapılmadı.
Basına ahlaksız teklif
Cameron'un “işbirliği teklifi” sosyal medyayla sınırlı kalmadı. BBC ve Sky News gibi yayıncıların ellerinde bulunan kullanılmamış fotoğrafları polise vermeleri gerektiğini söyleyen Başbakan sert bir hayır yanıtı aldı. BBC haber müdürü Fran Unsworth, böyle bir şeyin gönüllülükle yapılmasının yayıncıların editoryal bağımsızlıklarını sarsacağını söyledi.
Cameron ise bu konuda gözdağı vermeye devam ediyor: “CCTV (İngiltere'nin Mobese kamera sistemi) üzerinden faillerin görüntülerini elde edebiliyoruz, henüz tutuklanmamış olsalar da eşgalleri elimizde ve kanundan kaçamazlar. Ve dün de söylediğim gibi, fotoğrafları yayınlamak hususundaki insan haklarına dair hiçbir endişe bu suçluları adalet önüne çıkarmanın önünde engel teşkil edemez.”
Twitter'da temizlik çağrısı
Geçtiğimiz Salı günü Twitter'da, ayaklanma yaşanan yerlere temizliğe gitme çağrısı yapıldı. Evleri ve mağazaları zarar görenlere yardım amacıyla yapılmış bu çağrının altında, isyancılara karşı öfke ve nefret birikiyor. Pek çok kişinin “Onlar vatan haini biz değiliz!”, “Bir daha saldırırlarsa hazırlıklı olacağız!” ve “İngiltere'de düzgün insanlar da var, sadece onlardan ibaret değil!” gibi paylaşımlarda bulunduğu sayfalar, ayaklanan gençliğe karşı nefretin büyümesine yol açıyor.
(soL - Dış Haberler)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.