Ekvador’da darbe girişimi boşa çıkarıldı

Dün Ekvador’da girişilen darbe girişimi boşa çıkartıldı. Polisler tarafından hastanede rehin alınan Rafael Correa, askerlerin düzenlediği operasyonla kurtarıldı. Darbe girişimini asıl boşa çıkartan ise, saatlerce sokakları dolduran ve polise karşı direnen Ekvador halkının mücadelesi oldu.
Cuma, 01 Ekim 2010 12:22

30 Eylül günü sabah saatlerinde Ekvador’un başkenti Quito’da polislerin ve bazı askerlerin başlattığı eylemler, kısa sürede bir darbe girişimine evrilmiş, olaylarda yaralanan Devlet Başkanı Rafael Correa kaldırıldığı polis hastanesinde polisler tarafından rehin alınmıştı.

(Olayların nasıl geliştiğine ve dün yaşananlara dair önceki haberimiz: Ekvador'da darbe girişimi!)

Darbe girişimi, gün boyu süren mücadelenin sonunda boşa çıkartıldı. İki kamyonla hastaneye gelen askerler, plastik mermiler kullandıkları bir operasyonla hastane etrafındaki halkla çatışmakta olan polislere müdahale ettiler. Polisler gaz bombalarıyla karşılık verdi. Ancak çatışma kısra sürede gerçek mermilerin kullanıldığı bir savaşa dönüştü.

Askerlerin operasyonu polisleri püskürtmeyi başardı. Solcu lider Rafael Correa, 12 saat sonra yerel saatle 21:22 civarında hastanede rehin alındığı odadan çıktı. Correa, özel operasyon biriminden görevliler eşliğinde, bir tekerlekli sandalyede ve yüzünde gaz maskesiyle çıktı. Askerler devlet başkanını küçük bir minibüsle olay yerinden uzaklaştırırken, polisler Correa'yı öldürmek amacıyla minibüse ateş açtılar. Minibüs, yoğun ateş altında hastane çevresinden uzaklaşmayı başardı. (Sonradan Correa'nın bu saldırıdan kılpayı kurtulduğu ortaya çıktı. İlgili haber için: Correa az daha ölüyormuş!)

Correa, hastanede rehin olduğu sırada kendisini kurtarmaya dönük bir operasyona “can kaybı olabileceği” nedeniyle izin vermemişti.

Correa hastanenin bir odasında kapana kısılı halde bulunduğu sırada telefonla dışarıya gönderdiği mesajlarda "Beni öldürürler, Neruda'nın dediği gibi, koparabilirler çiçekleri, ancak ilkbahardan kurtulamazlar. Binlerce yeni Correa gelecektir" dedi. Olayların bir komplo olduğunu vurgulayan Correa, kendisine destek veren halka ve uluslararası liderlere teşekkür etti.

2002'de de Venezuela'da Hugo Chávez'e karşı ABD destekli bir darbe girişiminde bulunulmuş, kaçırılan Chávez'i askerler kurtarmıştı.

Sabah polislerin yaptığı ilk gösteride buraya giderek polislerle konuşmaya çalışan Correa, polislerin gaz bombalı saldırısına maruz kalmış, olay yerinden kaçmak için güvenlik görevlilerinin yardımıyla 3 metrelik bir duvardan aşarken geçen sene bir operasyon geçirdiği dizlerinden tekrar sakatlanmıştı.

Correa hastaneden çıkar çıkmaz halkın en yoğun olarak toplanmış bulunduğu Carondelet Sarayı önüne gelerek halka seslendi. Correa, “Size desteğinizden dolayı teşekkür edecek kelimeleri bulamıyorum, çok teşekkürler” dedi. Halk sevinç gösterilerinde bulunurken, çok kişi olağanüstü bir mücadeleyle geçen günün sonunda gözyaşlarına boğuldu.

Correa: Emniyet teşkilatı temizlenecek
Rafael Correa, olayların tamamen sona ermesinin ardından yaptığı açıklamalarda, polis teşkilatının temizleneceğini söyledi. Correa, komplonun arkasında muhalefet lideri Lucio Gutierrez'in olduğunu öne sürdü. Darbecilerin televizyon kanallarına saldırısı sırasında çekilen görüntülerde bu müdahaleyi yöneten kişi olarak Guiterrez'in eski avukatı Pablo Guerrero'nun görünmesi, Correa'nın tezini doğruluyor.

Olayın asker ve polislerin bazı imtiyazlarının kaldırılmasıyla ilgisi olmadığını, tamamen bir komplo olduğunu savunan Correa, buna kanıt olarak gösterilerle aynı zamanlarda uluslararası havalimanının ele geçirilmesi, devlete ait televizyon ve radyo kanallarının işgal edilmesinin, darbecilerin hazırlıklı ve planlı olduklarını ortaya koymasını gösterdi.

2 kişi öldü, 88 kişi yaralandı
Gün boyunca polisler ve bazı askerlerle Correa taraftarları arasında çıkan çatışmalarda Kızılhaç'ın bildirdiğine göre 2 kişi hayatını kaybederken, 88 kişi de yaralandı.

Polisler gazetecilere de saldırdı. İki AFP muhabirinin darp edildiği ve çektikleri fotoğrafların makinelerinden zorla silindiği kaydedildi.

Yaralananlardan biri de Dışişleri Bakanı Ricardo Patiño oldu. Polislerin saldırısına uğrayan Patiño’nun kafasından yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Patiño, saldırının öncesinde Correa taraftarlarına seslenerek sokağa dökülme ve Correa’yı kurtarma çağrısı yapmıştı. Daha sonra toplanan kitlenin arasına karışan Patiño, kitleyle birlikte hastanenin kapısına kadar gelmeyi başardı. Burada Correa'yı çıkaracağını söylemesi üzerine polisler Patiño'yu başından yaraladılar ve kitleye gaz bombalarıyla saldırdılar.

Correa’yı kurtaran halk oldu
Darbe girişiminin boşa çıkartılmasında temel rolü ise Ekvador halkı oynadı. Polis ve bazı askerlerin, kendilerine sağlanan bazı imtiyazları kaldıran yasayı protesto etme eylemlerinin darbe girişimine dönüştüğünün anlaşılmasından itibaren Quito’da Correa taraftarları hızla sokakları doldurdular.

Correa’nın zorla götürüldüğü ve rehin alındığı hastanenin etrafında gün boyunca polislerle çatışan halk, başkanın buradan kaçırılarak başka bir yere götürülmesini engelledi. Hastane civarındaki polis barikatlarını aşmaya çalışan kitle, “Halk, birleş!”, “Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez” ve “İşte halk burada, geliyor!” sloganları attı.

Göstericiler arasında yaşlıların, çocukların hatta tekerlekli sandalyede engellilerin olması dikkat çekti.

Fidel Castro: ABD kınamak zorunda kalacak
Fidel Castro, Ekvador'daki darbe girişimine değindiği yazısında, darbenin artık savuşturulmuş olduğunu, ABD'nin darbeyi kınamaktan başka çaresi kalmadığını yazdı. Castro, "Obama ve Clinton bile kınamaktan başka çare bulamayacaklar" dedi.

Dün gün boyunca Ekvador'la ve Correa'yla bağlantısını sürdüren ve sürekli açıklamalarda bulunan Venezuela lideri Hugo Chávez'in çağrısıyla UNASUR üyesi devletlerin liderleri, Arjantin'de Buenos Aires'te bir araya gelerek durumu değerlendirecekler.

(soL - Dış Haberler)