Castro: AB'nin kararı ikiyüzlülük

Küba Devrim Lideri Fidel Castro, AB'nin Küba'ya yönelik yaptırımları kaldırma kararının tamamen göstermelik olduğunu vurguladı. Castro, AB'nin tavrını ikiyüzlülük olarak değerlendirdi.
Pazar, 22 Haziran 2008 08:06

soL (DIŞ HABERLER) Küba Devrim Lideri Fidel Castro, Avrupa Birliği'nin (AB) geçen Perşembe günü aldığı "Küba'ya yönelik yaptırımları kaldırma" kararının büyük bir ikiyüzlülük olduğunu vurguladı.

Castro, Cubadebate adlı dijital yayında dün yayınlanan makalesinde, AB'nin aldığı son kararın Küba'ya ekonomik bir katkısının bulunmayacağının altını çizdi.

Castro, "ABD, AB ve İnsan Hakları" başlığını taşıyan makalesinde, "Benim yaşımda ve sağlık durumumdaysanız, hiçbir zaman ne kadar yaşayacağınızı bilemezsiniz ancak şu andan itibaren bu kararın ikiyüzlülüğünü göstermek için var gücümle çabalayacağım" satırlarına yer verdi.

"ABD yaptırımları yürürlükte"
Castro, makalesinde AB'nin verdiği kararın uluslararası basın tarafından ilgiyle karşılandığını ve 16 büyük ajans tarafından tüm dünyaya duyurulduğuna dikkat çekti. "Karar, Küba ekonomisi için mutlak surette etkisizdir" diyen devrim Lideri, ABD'nin kendi toprakları ötesini de bağlayan kararlarının halen yürürlükte olduğunu, dolayısıyla Küba'ya yönelik ekonomik ve mali ablukanın olanca şiddetiyle sürdüğünü belirtti.

Castro, AB'nin ikiyüzlü tavrının göçmenlere yönelik aldığı kararda da ortaya çıktığını pek çoğu Latin Amerika kökenli olan göçmenlerin aslında Avrupa sömürgesi olan ülkelerden Avrupa'ya göç ettiklerinin altını çizdi. Castro, "Göçmenler sömürgeci, yarı-sömürgeci ve kapitalist sömürünün meyveleridir" ifadesini kullandı.

Küba'ya yönelik AB tavsiyelerine de değinen Castro, "Küba ve halkının ellerini ve ayaklarını bağlayanlar, insan hakları adına Ada'yı ve halkını emperyalizme teslim etmemizi istiyor" dedi.

Castro, yükselen gıda ve enerji fiyatlarının, iklim değişikliğinin ve enflasyonun dünya halklarının önündeki gerçek sorunlar olduğunu söylerken AB'nin kimi politikalarına karşı çıkan Çek Cumhuriyeti ve İsveç de dahil olmak üzere hiçbir AB üyesi ülkenin bu gerçek sorunlara değinmek dahi istemediğini vurguladı.