Camila Vallejo bir "imaj"dan mı ibaret?

Türk basını, İngiliz gazetelerinde haber olan Camila Vallejo'nun güzelliğini görünce, birdenbire Şili'deki öğrenci eylemlerini keşfetti. Camila'yı sadece bir imaj olarak gösteren basın, üç aydır süren büyük mücadeleyi bir magazin haberine meze yaptı.
Cuma, 26 Ağustos 2011 18:46

Şili Öğrenci Federasyonu (FECH) Başkanı ve Şili Komünist Partisi üyesi Camila Vallejo, bugün İngiliz The Guardian gazetesinin yaptığı haberin ardından her yerde güzelliğiyle konuşulup, bir imaj olarak sunuluyor. Oysa Camila, mücadeleye olan katkısı sayesinde harekete önderlik eden bir isim.

Camila'nın bir imajdan ibaret olmadığını, devrimci ve mücadeleci bir genç olduğunu hatırlatmak, bir de herkesin görüntüsünü konuştuğu bu gencin, açlık grevinde bulunan yoldaşları için duyduğu kaygıyı Türkiyeli okura anlatmak için, Camila'nın iki gün süren grev sırasında Santiago de Chile'de yapılan mitingde yaptığı konuşmaya yer veriyoruz.

"Bu değerli zamanda, Şili halkının Baharı başlıyor. Çeşitli sebeplerle ülkemiz için tarihsel bir an. İlk olarak, burada sadece öğrenciler değil, işçiler, öğretmenler, kent halkı, çevreci gruplar, Mapuche halkı, engelliler, akademi dünyası, sanatçılar, kültür insanları buluştuğu için, yani, şu an, burada yatay, geniş ve kesinlikle çeşitlilik içeren bir hareket doğduğu için tarihi.

Bu aynı zamanda tarihi bir an, çünkü, şu an burada kaç kişi olduğumuzu biliyor musunuz? Sadece burada, Santiago'da olan güç ne kadar? Sadece O Higgins Parkı'nda bir milyon civarında insan var.

İnanıyorum ki burada bulunan hepimiz, bundan müthiş heyecanlanıyoruz. Bu sayımızdan dolayı, hareketin genişliğinden dolayı, ama aynı zamanda fikirlerin gücünden dolayı tarihi bir an. Şunda hepimiz netiz: Burada olan uzlaşmazlıkta inat eden bir hareket değil. Fikirlerimizin gücü ve mantığı screen_shot_2011-08-26_at_3.28.00_pm.pngsayesinde kazandıklarımız, işte hükümetin karşısında duramadığı bu. Buradaki ruh birliğini saptırmaya çalışan tehditvari söylemler kullanan sağcıların karşısında duramadığı bu. Niye? Çünkü bizim sahip olduğumuz temel silaha onlar sahip değil: Fikirler, inanç ve mantık. Nitelikli, ücretsiz ve herkes için bir kamu eğitimine doğru ilerlemenin, Şili halkının ihtiyacı, hakkı ve talebi olduğu fikri.

"Başka bir ülke düşlüyoruz"
Biz bundan eminiz, bunun gerekli olduğunu düşünüyoruz. Sonuç olarak birkaç kişinin çıkarlarına hizmet eden bu neoliberal model, artık bize zarar veriyor. Biz daha eşitlikçi bir sisteme doğru, hatta hepimizin bir eğitim modelinin yaratılmasının bir parçası olacağımız bir sisteme doğru ilerlememiz gerektiğini düşünüyoruz. Ama bu aynı zamanda başka bir ülke düşlemek demek, çünkü eğitim talebi sektörel bir talep değildir. Kuzeyi bugünkünden farklı, güneyi bugünkünden farklı bir ülke, adil, daha demokratik, daha eşitlikçi bir ülke kurmak demektir. Bunun için de herkes için nitelikli bir eğitime ihtiyacımız var.

Bunun için kavga verelim, bizi dinlemek istememelerine inat, her defasında daha kalabalık olduğumuzu gösterelim. Hükümet bir çözüm sunmak istemiyorsa, çözümü kim sunacak? Kim karar verecek? Biz! Eğer onlar muktedir değilse, bizim karar vermemiz gerekecek. Şu an krizde olan siyasi kurumsallığı kırmak için bizim muktedir olmamız gerekecek. Sadece eğitimde değil, sağlıkta da, madenlerde de, iş yasasında da, ve bizim bugün yaşadığımız bu büyük eşitsizlik ve sömürüden sorumlu olan şirketlerde de kendi işleri ve çıkarları doğrultusunda hareket etmekten kaçınamayan bu sınıf politikasını ve bu inatçı modeli kırmak için, bizim muktedir olmamız gerekecek.

Bu yöne işaret ediyoruz. Ve eğer onlar beceremiyorsa, biz karar vereceğiz. Referandum, baylar! Bırakın burada ilerlemeye yönelik bir siyasi irade olup olmadığına halk karar versin. Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez!

"Artık daha fazla masum kurbanlar istemiyoruz"
Şu an -şu gerçekten mutlu an- altını çizmek gereken çok önemli bir nokta, unutmamamız ve gözardı etmememiz gereken bir nokta, açlık grevinde bulunan yoldaşlarımızın bulunduğu kritik durum.

Biz, gerçekten, bu kavgada artık daha fazla masum kurbanlar istemiyoruz. Şimdiye kadar fazlasıyla verdik, ve daha fazla vermek istemiyoruz. Yoldaşlarımıza tüm gücümüzü verdik, ama buradan ölü çıkmasını istemiyoruz. Bizi dinlemelerini istiyoruz. Nasıl olur da üç aydır süren eylemlerden, kitlesel mitinglerden, sağlıklarını tehlikeye atan, bu dava için yaşamlarını riske sokan yoldaşlarımızdan sonra, nasıl olur da hâlâ bizi dinlemezler?

Buradan hükümete bir şeyi hatırlatmak istiyorum. Bunu dikkate alsınlar. Israr ediyorum, tekrar söylüyorum, bu süreçte daha fazla masum kurbanlar istemiyoruz. Tüm gücümüz yoldaşlarımızla birlikte. Eylemden sonra onları ziyarete gideceğiz. Çünkü içinden geçmekte oldukları süreç endişe verici derecede kritik.

Burada bulunan tüm arkadaşlara, bu tarihi sürecin önderlerine burada büyük bir çeşitlilik olduğunu göstermek istiyorum. Birçok bayrak, renk, siyasi eğilim, örgüt görünüyor. Bu gerçekten bu hareket için hayati. Ve devrilecek, Pinochet'nin eğitimi devrilecek!

Çeşitlilik ve genişliği vurgulayalım ve bu yolda, birlik içinde yürüyelim. Bu yolda devam edersek, başarı ve zafer Şili halkının olacak. Hepinize kocaman alkışlar, burada bulunduğum için size teşekkür ederim."

(soL - Dış Haberler)