Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Batı BM'den Suriye'de rejim değişikliği kararını çıkartamadı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Suriye gündemiyle yapılan toplantısında Rusya ve Çin'in onay vermemesi nedeniyle Fas'ın önerdiği yol planı kabul edilmedi.

Yayın Tarihi: 01.02.2012 , 19:46 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:30

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, dün Suriye gündemiyle toplandı. Toplantı, görüşmeler herhangi bir sonuca varılamadan sona erdi. ABD ve batılı devletler, Suriye planlarına Rusya ve Çin'i ikna edemediler. ABD, "Ya bizimlesiniz, ya da şiddetin ortağı olursunuz" mesajı verdi.

Libya'daki savaşın öncesinde dış müdahalenin yolunu açan uçuşa yasak bölge kararı, Rusya ve Çin'in de onayıyla alınmıştı.

Toplantıda İngiltere ve Fransa, Fas tarafından hazırlanan plandan yanaydı. Plan, Arap Birliği'nin Suriye'de iktidarı Esad hükümetinden alıp bir birlik hükümetine vermeyi ve Esad'ın tüm yetkilerinin yardımcısına devretmesini öngören raporunu destekliyordu. Rusya ve Çin, Suriye'de dış müdahaleyle rejim değişikliği yapılmasına onay vermek anlamına gelen bu karara destek vermedi.

Clinton'dan "ya bizden ya şiddetten yanasınız" resti
ABD Dışişleri Bakanı Clinton, konuşmasında "Hepimizin bir seçim şansı var: Bölge ve Suriye halkının yanında durmak veya oradaki şiddetin devam etmesinde suç ortağı olmak" dedi. Clinton, "Ortadoğu’da zorluklar göz korkutuyor: Dağılan ekonomi, artan mezhepsel gerginlik, istikrarsızlık… Esad rejimi ve bilhassa Suriye’deki azınlıkların durumuyla ilgili artan endişeler anlaşılabilir. Elbette ki, Esad ve adamları Suriye’de etnik ve dini grupları birbirine kırdırmak için çok çalışıyor ve iç savaş riskini körüklüyor" ifadesini kullandı.

Suriyelilerin gelecekte güçlü ve birlik içinde bir millet olmasının, Esad’ın “böl ve ele geçir” stratejisini engellemesine bağlı olduğunu dile getiren Clinton, “Aleviler ve Hıristiyanlar, Sünniler ve Dürzülerle, Araplar Kürtlerle el ele çalışmalı” dedi. “Suriye’nin geleceğinin şekillendirilmesine Suriyeli azınlıklar da katılmak zorunda. Sesleri duyulmalı, hakları korunmalı ve saygı görmeli” diyen Clinton, doğrudan azınlıklara seslendiğini ifade ederek şöyle devam etti: “Korkularınızdan haberdarız ve isteklerinizi önemsiyoruz. Esad’ın bunları sömürerek krizi büyütmesine izin vermeyin.”

Önümüzdeki günlerde Esad rejimine mesaj verecek bir karar tasarısı üzerinde çaba sarf edileceğini belirten Clinton, "Suriye'de askeri müdahale niyeti yok. Bu sorun barışçıl şekilde çözümlenmeli. Bunun için de ABD olarak Esad'ın geri çekilmesi ve siyasi bir geçiş sürecinin başlaması için (Esad'ın) başkalarına izin vermesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Rusya rejim değişikliğine karşı
Toplantıda sonuç alınamamasında belirleyici olan, Rusya'nın tutumu oldu. Libya'da uçuşa yasak bölge ilan edilmesi kararına yaktığı yeşil ışıkla dış müdahaleye onay vermiş olan Rusya, bu defa BM Güvenlik Konseyi'nin bir ülkenin iç işlerine karışmaması gerektiğini savunan bir pozisyon alıyor. Rus elçisi Vitali Çurkin, BM Güvenlik Konseyi'nin bir defa böyle bir karar alması durumunda, bunu bir daha durdurmanın zor olduğunu vurguladı ve "Yakın Konsey hangi kralın çekilmesi, hangi başbakanın istifa etmesi gerektiğini duyurmaya başlar" dedi.

Öte yandan, Rusya da bu sorunda Esad'a sahip çıkan bir tavırdan giderek uzaklaşıyor. Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rus politikasının birilerine koltuğu bırak demek olmadığını vurguladıktan sonra, "Başkan Esad'ın dostu ya da müttefiki değiliz" diye ekledi: "Hiçbir zaman durumunu düzenlemenin önkoşulunun Esad'ın yönetimde kalması olduğunu söylemedik. Başka bir şeyi söyledik. Kararı yalnızca ve yalnızca Suriyeliler vermeli."

Suriye Katar ve Türkiye'ye kızgın
Suriye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Beşar Caferi, BMGK'nın Suriye konulu toplantısında son sözü alarak bazı açıklamalarda bulundu. Konuşmasında Katar'a yüklenen El Caferi, “Katar önce hangi birliğe üye olduğuna karar versin, NATO'ya mı yoksa Arap Birliği'ne mi üye?” dedi.

Caferi, Türkiye'nin adını vermeden, Suriye'nin daha önce dostu olan bazı ülkelerin Suriye'de petrol rafinelerine saldıran silahlı unsurları barındırdığını ileri sürdü.

Caferi, Suriye'deki ekonomik zorluklardan söz ederken de, Türkiye ile ekonomik ortaklığa gittiklerini, ancak bunun kendilerine milyarlarca dolarlık zarar verdiğini de ileri sürdü.

“Hatalar yapıldığı açık” diye konuşan Caferi, “Cumhurbaşkanı Beşar Esad krizden çıkmak için bir yol haritası da sundu, ama her şeyi kendi yapamaz, Arap Birliği'nin, Türkiye'nin, kardeş ülkelerin ve Konsey'in yardımına ihtiyacı var” dedi.

(soL - Dış Haberler)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.