AKP: "PYD oldubitti yaptı", PYD: "Türkiye ile diyaloga hazırız"

Suriye'deki süreç belirsizliğini korurken, Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan ile PYD lideri Salih Müslim'in ilginç röportajları yayınlandı. Akdoğan, PYD'nin bir oldubitti ile yönetimi ele geçirdiğini savunurken, Müslim Ahmet Davutoğlu ile görüşmeye açık olduklarını söyledi.
Cumartesi, 18 Ağustos 2012 12:52

Esad rejimi ile dış destekli muhalefetin silahlı mücadelesi devam ederken, Suriye kuzeyindeki Kürt bölgelerinde neler olduğuna dair iddialar ortaya atılmaya devam ediyor. Başbakanlık Başdanışmanı Yalçın Akdoğan ile PYD lideri Salih Müslim'in röportajları konu hakkında ilginç veriler barındırıyor.

Irak Kürdistanı'ndan yayın yapan Rudaw gazetesine bir mülakat veren Akdoğan, Türkiye'nin Suriye'deki Kürtlerin haklarına karşı çıktığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ancak Suriye'nin kuzeyindeki PKK oluşumuna izin vermeyeceklerini vurguladı. Suriye'deki özerk bir Kürt yönetimi ile ilgili olarak "ben yaptım oldu" demenin faydalı olmadığını, Türkiye'nin güçlü bir Suriye yönetimi istediğinin altını çizen Akdoğan, "Bu süreç yalnızca Kürtleri değil, Arapları, Suryanileri ve bütün Suriyelileri ilgilendirir" dedi.

Türkiye'nin, başında bir Kürt'ün bulunduğu Suriye Ulusal Konseyi'ni desteklediğini ve Kürt Ulusal Konseyi'nin (KUK) içindeki bazı partilerle de bağı olduğunu söyleyen Akdoğan, buna rağmen PKK'nin Suriye'de üs elde ederek Türkiye'yi tehdit etmesine izin vermeyeceklerini belirtti.

Barzani planı
Suriye meselesinde Barzani'nin rolü hakkında sorulan bir soruya Mesud Barzani'yi överek cevap veren Akdoğan, Kürt liderin KUK içerisindeki bazı partiler üzerinde etkili olduğunu söyledi.

Ancak PYD'nin diğer Kürt gruplardan farklı davrandığını ve Esad ile gizli ilişkiiler kurduğunu iddia eden Akdoğan, Esad'ın PYD ve PKK'yi kullanarak Türkiye'yi kızdırmaya çalıştığını savundu. Akdoğan'ın dikkat çekici bir başka tezi ise, Türkiye'nin bu konudaki endişelerini Barzani'yi ilettiğini söylemesi ve PKK'nin Suriye'de mevzi kazanmasının yalnızca bölge için değil, Irak'ın kuzeyi için de sorunlar yaratacağı iddiası.

PYD'nin Suriye'deki en önemli partiymiş gibi davrandığını söyleyen Akdoğan, Salih Müslim'in Esad'ın çağrısıyla ülkeye döndüğünü ve PYD'nin yine Esad tarafından cepheye sürüldüğünü savundu. Suriyeli Kürt partilerin için bu durumun adaletsiz ve unutulmaz olduğunu söyleyen Akdoğan, PYD'nin PKK ile ilişkili olduğunu yineleyerek, "Her devletin kendi sınırlarını koruma hakkı vardır" dedi.

Müslim'den 'muhataplık' vurgusu
Uluslararası Ortadoğu Barış Araştırmaları Merkezi'nin (IMPR) sorularını yanıtlayan Demokratik Birlik Partisi (PYD) lideri Salih Müslim ise "muhataplık" konusunu gündeme taşıdı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Erbil ziyaretinde PYD ile görüşmemesi hakkında konuşan Müslim, bunun normal olduğunu, ancak PYD'nin Suriye Kürtleri içindeki en güçlü politik özne haline geldiğini kaydetti.

Müslim, PKK ile herhangi bir bağları olmadığını, olsaydı bunu kamuoyuna açıklamakta tereddüt etmeyeceklerini söylerken, 2003 yılından bu yana yasal alanda Kürtlerin hakları için mücadele verdiklerini vurguladı.

'Türkiye ile görüşmeye karşı değiliz'
Türkiye ile ilişkiler konusunda, kendilerinin diğer Kürt partilerinin Türkiye ile görüşmesine asla engel çıkarmadıklarıını söyleyen Müslim, kendilerinin de Ahmet Davutoğlu veya herhangi biriyle görüşmeye her zaman açık olduklarını dile getirdi. Türk halkına asla karşı olmadıklarını söyleyen Müslim, Türkiye'nin kendilerini dinlemesini ve cevapları kendilerinden duymasını beklediklerini belirtti.

'Türkiye'ye herhangi bir saldırı olmayacak'
Kendileri tarafından PKK'nin Türkiye herhangi bir saldırısı olmayacağını tekrarlayan Müslim, bölgede barış içinde yaşamak istediklerini ve Türkiye ile herhangi bir düşmanlık peşinde olmadıklarını söyledi.

Türkiye'nin bu kaygılarının Kürt korkusundan kaynaklandığını düşünen Müslim, Türk yetkililerin bu Kürt korkusundan sıyrılmaları halinde beraber yaşayabileceklerini iddia etti.

Esad rejimi ile çatışmadıkları yönündeki bir soruya ise "Esad hapishanelerinde şehitlerimiz var" cevabını veren PYD lideri, "Şu an için kendi halkımızı savaşın içine çekmek istemiyoruz" dedi.

PYD'nin muhataplık çağrısı tutar mı?
PYD'den gelen, "Biz Kürtlerin en güçlü temsilcisi ve muhatapız" çağrılarının, Türkiye'nin Suriye'ye ilişkin tutumu ile nasıl bir ilişkiye gireceği hala netlik kazanmış değil. PYD ısrarla Türkiye ile bir sorunlarının olmadığını, Esad rejimi ile beraber hareket etmediğini ve diyaloğa açık olduğunu belirtiyor.

Ancak AKP'nin Suriye'deki durumu değerlendirirken, yalnızca Suriye özelinde değil, Türkiye Kürtlerini de kapsayacak şekilde bir politika belirlediği anlaşılıyor. PYD'nin çağrılarını değerlendirerek bir "açılım" geliştirme olanağı bulunan AKP'nin, bunu reddetmesi ile PKK'nin ve Öcalan'ın "diyalog" çağrılarını reddetmesi arasında bir paralellik bulunuyor. Hem Türkiye'de, hem de Suriye'de Kürtlerin bir tür "iktidar ortağı" olması görüntüsünü istemeyen AKP, PYD üzerinde bir tür baskı siyaseti oluşturarak Kürt Ulusal Konseyi ve Mesud Barzani üzerinden Suriye Kürdistanı'na nüfuz ve müdahale etme kanallarını açık tutuyor.

PYD'liler tarafından yapılan açıklamalarda "Osmanlı" vurgusunun belirginleştiği görülüyor. Müslim'in IMPR'ye verdiği röportajda da Osmanlı döneminde Suriye Kürdistanı'nın Kürt beyleri tarafından yönetildiğine vurgu yapılıyor. Bunun AKP'nin dış politika stratejisi ile olan ilişkisi hayli açık ancak bu Osmanlıcılık açılımının PYD çizgisi üzerinden gerçekleşeceğini düşünmek en hafif tabirle bir "iyi niyet" göstergesi olarak kalmaya mahkum. AKP bir yandan Suriye muhalefeti, KUK ve Barzani ile olan ilişkilerini kullanırken, bu ilişkiler vasıtasıyla da PYD'yi yalnızlaştırma ve politik olarak köşeye sıkıştırma politikası güdüyor.

AKP'nin bir yandan Kürt sorunundaki tutumu, diğer yandansa "Suriye Kürtlerinin haklarından yanayız" açıklamaları arasında bir paralellik bulunuyor. Ancak Ortadoğu'da Suriye ve Lübnan üzerinden çıkartılacak bir bölgesel savaş olasılığı her gün biraz daha artarken, Suriye Kürtleri üzerinden oynanan bu oyunun yalnızca Suriye Kürdistanı ile sınırlı kalmayacağını görmek zor değil.

(soL - Dış Haberler)