Suriye'de Trump-Putin trenine atlarken: Erdoğan’ın koltuğunun altındaki yeni karpuz

AKP açısından Rusya ile hızlanan yakınlaşma, ABD’nin yeni başkanı Trump’ın pozisyonuyla da uyumlu. Bu politikada tırmandırılan yeni düşmanlığın İran ve Şiilere karşı olması ise şaşırtıcı değil.
Erman Çete
Çarşamba, 21 Aralık 2016 12:35

Bundan 6 ay kadar önce, AKP’nin Suriye politikasında değişim ihtimallerinin tartışıldığı bir dönemde, bu ihtimale konacak ismin “değişiklik” değil, “koltukta taşınan karpuzlar” olması gerektiğini yazmıştık.

Geçen 6 ay içerisinde, Erdoğan’ın bir cambaz, ama seyircilerini artık pek eğlendirmeyen bir cambaz olduğu bir kez daha kanıtlandı. Geriye, Suriye’ye ancak Rusya ile anlaşıp girebilen, bunu da IŞİD karşıtlığı görünümlü “Kürt koridorunu engelleme” gizli gündemi ile yapabilen, arada “Esad’ı devirmek için Suriye’ye girdik” diyen, Trump’a sevinen, Putin’e göz süzen, Suudi Arabistan ve Katar’la arasını bozmak istemeyen, İran’la didişen, Mısır’la limoni bir bulamaç kaldı.

Koltuğunun altında birden çok karpuz taşıyan Erdoğan’ın, dönemeci hızlı almaya çalıştığında bunlardan bazılarını düşürmesi neredeyse mukadder. Halep’i Rusya’ya “satan” Erdoğan’ın, kendi evinde, beslediği cihatçılar tarafından vurulmayacağı nasıl garanti edilebilir? ABD ve NATO’nun Türkiye’deki “asset”leri, Fethullahçılardan mı ibaret?

O nedenle, Rus Büyükelçi’nin katledilmesinin arkasında “derin” ve “gizli” odakları incelemeye pek de lüzum yok. Erdoğan havada salınıp nereye gideceğini bilemez bir hâldeyken, onu uçurmak ya da yere indirmek isteyenlerin çok olacağını bilsek kafi.

TRUMPLI ABD VE RUSYA'NIN SURİYE YAKINLAŞMASI

Yeni döneme ilişkin bazı alametler belirmedi değil.

Körfez ülkeleri, Türkiye ve Batı tarafından desteklenen Suriye Devrimi ve Muhalif Güçleri Ulusal Koalisyonu Genel Sekreteri AbdüliIlah Fahad, Trump’tan “Rusya ile İran’ın arasını açmasını” istedi.

Fahad’ın bunu kendi kendine düşüneceğini varsayamayız. Birileri kulağına bunları fısıldıyor. Ona göre, Trump bu tip bir politikaya kapıları açmaya hazır.

Senaryo bu: Trump ABD’si, Rusya ile Suriye konusunda daha da yakınlaşacak, Suriye’de bir “çözüm” sürecine girilecek; ama bu sırada İran ve Hizbullah’ın Suriye’deki nüfuzu kırılacak, Rusya ile de İran’ın arası açılacak.

AKP AYAK UYDURUYOR

Halep’in kurtarılması sürecinde AKP yandaşı cihatçı/tekfirci medyanın Rusya düşmanlığından çok İran/Şii düşmanlığına odaklanması, Rus konsolosluğunda başlayan eylemlerin nedense İran konsolosluğuna kayması, “Moskova Deklarasyonu” toplantısında, Çavuşoğlu’nun Hizbullah’a “terör örgütü” imasında bulunması, AKP’nin kokuyu alıp Trumplı ABD-Rusya trenine binmeye hazırlandığını gösteriyor.

Bu siyaset, Suriye’deki cihatçıların destekçileri Katar ve Suudi Arabistan açısından da kabul edilebilir görünüyor; Riyad’ın, “Esad kalsın ama İran gitsin” noktasına kadar geri çekildiği birkaç aydır söyleniyor. Buna, Krallık’ın Halep sessizliğini de ekleyin. İsrail’in sevincini ise kelimeler tarif edemez.

Hülasa, Trump’ın savunduğu Rusya ile Suriye'de yakınlaşma ve İran'da uzaklaşma politikasının izlerini AKP’nin son dönem manevralarında sürmek mümkün. Yeni Şafak gibi AKP yanlısı yayınlarda Rusya’nın kayırılıp İran’a yüklenilmesi ise, “işaret”i aldıklarını gösteriyor.

Rus Büyükelçi’nin katledilmesinin bu yeni sürece darbe vurmaktan çok, onu güçlendireceğini beklemek gerekir. “Atlantik’ten kopuş, Avrasya’ya yöneliş” türü politikalar, açıkça ABD izi (de) taşımaktadır.

Ancak buradaki sorun, yalnızca bu politikanın tutup tutmayacağı değil. Evet, Rusya ile İran’ın ittifakı basit ve kolay çözülür bir ittifak değil, tamam. Ancak esas sorun, bir yandan İran/Şii düşmanlığına gaz verip öbür yandan Suriye’deki cihatçılara desteğini kesmeye zorlanan AKP’nin, Türkiye’nin içinde nelere sebep olacağı, nasıl bir politika izleyeceği. Son zamanlarda sıkça dillendirilen “siyasal İslam’ın ölümü” mevzusu, Suriye'de ABD-Rusya yakınlığı ile bağlantılı olsa da, İran düşmanlığı için neye ihtiyaç duyulacağı da açık.

Yani, Erdoğan, koltuğunun altında taşıdığı karpuzlara bir yenisini daha eklerken, Washginton-Moskova hattına uyum sorunu içeride yeni “kazalara” gebe.