Sudan’da kadınlar İslamcı rejime karşı sokaktaydı

Sudan’da İslamcı diktatörün devrini bitiren sokak eylemlerinin simgesi haline gelen 22 yaşında Alaa Salah ve Sudanlı kadınlar, sokak hareketlerinde ön saflarda mücadele ettiler, ediyorlar. 11 Nisan’da Vox haber sitesinde yayımlanan, Salwa Sadek imzalı ve 'Sudan başkanının devrilmesine yardım eden kadınlar' başlıklı yazıyı, Sudanlı kadınların bu mücadelesinin daha yakından görülebilmesi adına soL okurları için çevirdik.
Çeviri: Eren Karaca
Pazartesi, 15 Nisan 2019 17:00

22 yaşındaki Sudanlı bir kadın olan Alaa Salah, ülkedeki ayaklanmanın simgesi haline geldi.

Sudan ordusu ülkenin uzun zamandır cumhurbaşkanı olan Ömer El Beşir’i devirdi. Bu, aylardır sokaklarda başkana karşı ayaklanmayı sürdüren yüz binlerce Sudanlı protestocu ve bu protesto hareketinde itici güç olan cesur kadınlar için büyük bir galibiyet oldu.

Sudan’ın Savunma Bakanı Awad Mohamed Ahmed İbn Auf, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Uluslararası Ceza Mahkemesince Sudan’ın Darfur bölgesinde insanlık suçu ve soykırım işlemekle suçlanan Beşir’in askeri gözaltına alındığını açıkladı. Ordunun El Beşir’i kovuşturma için Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne devretmek isteyip istemediği açık olmasa da, Beşir'in 30 yıllık acımasız saltanatının kesin bir sona geldiği oldukça açık.

El Beşir’in devrilmesinde başarının büyük kısmı, ülkeyi sarsan isyanda önemli rolü olan ve rejimi devirmek üzere ortaya çıkan büyük ölçüde barışçıl hareketin yüzü haline gelen kadınlara yazılıyor.

Bu haftanın başlarında, 22 yaşında bir mühendislik ve mimarlık öğrencisi olan Alaa Salah adlı bir kadının, bir arabanın tepesinde protestoculara hitap ettiğini gösteren fotoğraf isyanın simgesi olarak yayıldı.

Yerel fotoğrafçı Lana Haroun'un çektiği görüntü, Salah'ın Sudan'ın başkenti Hartum'daki cumhurbaşkanlığı ve ordu merkezinin dışındaki bir insan deniziyle çevrili beyaz bir arabanın üzerinde durduğunu gösteriyor. Kadınların Sudan'ın geleneksel elbisesi olan “toub” tarzındaki pırıltılı beyaz kumaş giysisi ve altın ay küpeleri ile Salah,  kalabalığa yukarıdan sesleniyor ve parmağını meydan okurcasına kaldırıyordu.

Salah'ın protestocuların eşliği ile şarkılar söyleyen ve tezahürat eden videosu da sosyal medyada oldukça yayıldı. Salah “Din adına bizi öldürdüler” diyor ve kitle “Devrim!" diye bağırıyordu.

Salah'ın ve diğer kadın protestocuların giydiği toub, El Beşir’in yönetiminde yıllarca süren çalkantı, baskı ve istikrarsızlık içerisindeki bir ülkede özgürlük, güç ve dayanışmanın sembolü haline geldi.

Salah ve protestolara katılan binlerce kadın, Nübye'nin "kraliçe" ünvanı için kullandığı “Kandaka” kelimesi ile özdeşleşti. Sudan’da hem El Beşir'e karşı gelişen kalk hareketinin yüzü, hem de kadın hakları mücadelesinin sembolü oldular.

Çocuk evliliğinden aile içi şiddete, cinsel taciz ve tecavüze kadar, Sudanlı kadınların sürekli olarak karşı karşıya kaldıkları tehditlere rağmen, Sudan'da kadınları ve kız çocukları koruma politikası yok denecek kadar az.

Kadınların kıyafetlerini, davranışlarını, bir araya gelmelerini ve eğitim özgürlüklerini kısıtlayan Sudan’ın kamu düzeni yasaları, Sudanlı kadınların yıllarca baskı altında yaşamasına, cezalandırılmasına ve ataerkil sistemin sürmesine neden oldu. Ülkede, 10 yaşından küçük kızların yasal olarak evlenmelerine izin veriliyor ve kız çocukları çok daha yaşlı erkeklerle evlenmeye zorlanıyorlar. Evlilik içi tecavüz de ülkede yasal.

Geçen yıl Mayıs ayında çocuk gelin Noura Hussein, kendisine tecavüz eden kocasını öldürdüğü için ölüm cezasına çarptırılınca, Sudan uluslararası kınama ile karşı karşıya kaldı. İnternet üzerinden 1,5 milyondan fazla imzanın toplandığı bir itiraz dilekçesi üzerine cezası beş yıl hapis cezasına indirildi.

Ancak onlarca yıldır bu tür bir baskı ve sömürü ile karşı karşıya kalmış olmalarına rağmen - veya belki de bu nedenle - kadınlar Aralık'ta başlayan ülke çapındaki protestolarda başından itibaren ön sıradalar. BBC’ye göre, ilgili raporlar sokağa çıkan protestocuların yüzde 70’inden fazlasının kadın olduğunu tahmin ediyor.

Salah, öncülük ettiği protestoların görüntülerinin yayılmasından beri ölüm tehditleri aldığını söylüyor. Yine de kararlılığını sürdürüyor: “Boyun eğmeyeceğim. Sesim bastırılamaz. Bana bir şey olursa El Beşir'i sorumludur," diye yazmış Twitter'da El Beşir'in devrilmesinden sadece bir gün önce.

Ordu El Beşir’in devirdiğini açıkladıktan sonra, Sudanlı kadınlar kutlamalar için sokaklara döküldüler. Perşembe günü Hartum'da büyük kitleler toplandı ve patlayan silahlar ortasında kutlamalar yapıldı.

Ancak herkes yalnızca El Beşir’in gitmesinin mutlu bir son olduğuna ikna değil. Pek çok protestocu Sudan Savunma Bakanı İbn Auf'un perşembe günü yaptığı konuşmada, El Beşir'in tutuklanması ardından ordunun iki yıllık bir geçici hükümetle ülkeyi yöneteceğini açıklamasına öfkeyle tepki gösterdi.

Salah, El Beşir rejimini “Sudanlıları askeri bir darbeyle oyuna getiren” rejim olmakla suçladı ve geçici hükümet olarak bir halk konseyi kurulmasını talep etti.

Protestocular, El Beşir’in 2000’lerin başlarında Darfur’daki isyancıları bastırması sırasında kilit bir askeri lider olan İbn Auf’un konuşmasının ardından, El Beşir’i uluslararası mahkemeye verme ihtimalinin düşük olduğunu fark ettiklerinde umutlarının öfke ve hayal kırıklığına döndüğünü söylediler.

Ordu karargahının önünde yapılan oturma eylemindeki genç protestocu Ahmet İbrahim, Washington Post'a verdiği röportajda, ordunun yaptığının "bir hırsızı başka bir hırsızla değiştirmekten başka bir şey olmadığını" söyledi ve “tüm taleplerimiz karşılanana kadar devam edeceğiz” diye ekledi.