Rusya'nın siber ordusu

Rusya Federasyonu, sahip olduğu siber savunma kadrosu, bilgisi ve alt yapısı ile birlikte, ABD açısından bu alanda Çin Halk Cumhuriyeti’nden bile çok daha tehlikeli bir “düşman” haline dönüşmüş durumda.
Eli David Koyuncu
Pazar, 15 Ocak 2017 09:11

5 Ocak 2017’de BBC Türkçe’de yayınlanan haberde, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper’in 8 Kasım’daki Başkanlık Seçimi öncesinde Rusya’dan gelen siber saldırıların, ABD’de şu ana dek yapılan “en saldırgan müdahale olduğu” sözü yer alıyor.

En yetkili ağızlardan biri olan Clapper’in bu açıklamasına temel oluşturan olaylardan biri de, Başkanlık Seçimleri öncesi dönemde Hillary Clinton, Demokrat Parti ve DNC (“Democratic National Committee”)’ye ait  iç yazışmaların ve belgelerin sızdırılması olmuştu.

Bu yazışma ve belgelerin ne şekilde elde edildiği, kimler tarafından sızdırıldığı, medya ve troller aracılığı ile Trump lehinde kamuoyunun nasıl yönlendirildiği vs. konular ile ilgili FBI tarafından hazırlanan ve sonrasında CIA ve NSA tarafından da ek belgeler ile desteklenen rapor, Rus Siber Ordusu’nun gücü ve müdahale yeteneğini gündeme taşıdı.

Trump’ın Oval Ofis’i devralmasına günler kalmışken bile bu konu halen sıcaklığını koruyor. Öyle ve o kadar ki, CIA ve FBI, Rusya’nın Amerikan Başkanlık Seçimlerine etkisi üzerine hazırladıkları raporlarda, Beyaz Saray ile aynı fikirde olduklarını belirtiyorlar. Peki, Obama’yı direkt olarak Putin’i uyarmak zorunda bırakan, iddialar doğruysa Rusya’yı “sıcak temas” ile tehdit ettiren ve emperyalizmin patronu konumundaki bir ülkenin seçimlerine bile müdahale edebilecek kapasitede olan Rus Siber Ordusu ne kadar güçlüdür?

RUS SİBER ORDUSUNDA 'SOVYET' ETKİSİ

Rus Siber Ordusu’nun temellerini, aslında, Sovyetler Birliği’nde üretilen teorik ve teknolojik alt yapı oluşturuyor. Sovyetler’in Amerika’ya yönelik olarak geliştirdiği --o dönemki adıyla-- elektronik savaş teknolojilerinin hedeflerinden biri de, ABD’nin nükleer savaş kapasitesi ile birlikte iletişim alt yapısına yönelik her türlü önleyici müdahalenin gerçekleştirilmesiydi. Duga Radar (ufuk ötesi Sovyet radarı/OTH), sadece ABM için erken uyarı sistemi olarak değil, NATO iletişim sistemleri ile girişim yaratma ve dünyanın farklı yerlerine şifreli mesaj gönderme amacıyla da kullanılıyordu (hatta, bazı komplo teorisyenleri, Çernobil Kazası olarak adlandırılan olayın ABD’nin sızdırdığı ajanların nükleer enerji reaktörlerini sabote etmesi ile gerçekleştiği ve asıl amacın da bölgede bulunan Duga Radar istasyonunu devre dışı bırakmak olduğunu iddia ederler).

Sovyetler Birliği, dağıldığı döneme kadar, ABD ile bilişim ve iletişim teknolojileri alanında da rekabet ediyordu. Özellikle, Sovyetler döneminde geliştirilen A Serisi (ES EVM), Aragat, Argon, AS-6, ATM-Turbo, Besta ve Elbrus gibi sistemler, bugünkü modern Rus siber savunma ve saldırı gücünün nüvesini oluşturan ana kadroların eseriydi. Yani, tüm Rus siber savunma ve savaş stratejisi, teknolojisi ve insan kaynağı, Sovyetler zamanında yapılan bilimsel çalışma ve yatırımlarına dayanmaktadır.

Owen Matthews’ın Newsweek’de yayınlanan 2015 tarihli yazısında, Rusya’nın en büyük silahının hacker’lar olduğunun altı çizilmiş. Stuxnet’e de gönderme yapılan bu yazıda, 2014 yılında ABD’deki su ve yakıt dağıtım sistemlerine yapılan “kaynağı belirsiz” saldırıların; Beyaz Saray, the Homeland Security, İçişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve daha pek çok kritik kuruma yönelik gerçekleştirilen sızma operasyonlarının Rus hackerlar tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği belirtiliyor. Yazıda, Rusya’nın operasyonlarını sadece ABD ile sınırlı kalmadığı, 2007’den bu yana pek çok ülkeye de müdahale ettiği iddia edilmiş.

Tüm bu operasyonların dayanağı olan ideolojik bir temel var. Kapitalist bir devlet olan Rusya Federasyonu’nun Yeni Dünya Düzeni’nde konumlanmasını sağlamak, bilginin de kontrol edilmesine bağlı. Bu nedenle, Rus Siber Ordusu’nun ideolojik çerçevesini oluşturan bir doktrin de bulunmaktadır.

9 Eylül 2000 tarihinde çıkartılan ve Putin tarafından onaylanan Rusya Federasyonu Bilgi Güvenliği Doktrini, ABD’nin emperyalist dünya içinde hegemonyasının sorgulanmaya başlandığı ve Rus kapitalizminin yeniden yapılandırıldığı bir dönemde, Rusya Federasyonu Siber Savunma Konseptinin çerçevesini çizip, görev ve hedeflerini tanımlamaktadır. Rusya’nın ulusal çıkarlarını korumak üzerinde kurgulanan bu doktrin, sadece iç bilgi güvenliğini sağlamak ile sınırlı olmayıp, dış operasyonların da zeminini hazırlamaktadır.

Peki, bu doktrin çerçevesinde gerçekleştirildiği iddia edilen ve “bilinen” dış operasyonlar hangileridir?

RUS SİBER ORDUSUNUN 'BİLİNEN' OPERASYONLARI

  • Rus Siber Ordusu’na ait bilinen bazı saldırılar şunlar:
  • Estonya (2007)
  • Gürcistan (2008)
  • Ukrayna (2014). Ukrayna’daki siber saldırı özellikle önemlidir. CrowdStrike’ın raporuna göre, APT/Fancy Bear adındaki Rus hacker grubu tarafından geliştirilen Android malware’i üzerinden Ukrayna Ordusuna ait roket ve silah depolarındaki sistemlere erişim hedeflenmiş ve hackerlar amaçlarına ulaşmışlardır. Ayrıca, yine, ABD’li bazı kaynaklara göre, Rus hacker’ların saldırıları ile meydana gelen enerji kesintileri nedeniyle 200 bin insan elektriksiz kalmıştır.
  • ABD Seçimleri (2015-2016)

Dikkat ederseniz “bilinen” sözü burada boş yere kullanılmış değil; çünkü, Digital Dao adlı blog’unda yazan Jefreey Carr, Rus siber saldırıları hakkında şu tespiti yapmış: “Rusların siber operasyonları nadiren tespit edilebiliyor; bu da operasyonların başarısı hakkında önemli bir göstergedir”.

Bu operasyonların başarısının altındaki nedenlerden biri de, siber savaş teknolojilerini, hegemon güçler arasındaki çekişmenin yarattığı boşluğu ve verili koşulları baz alan bilgiler ile birleştirmeleri ve buradan hedef ülkedeki kamuoyunu etkileyebilecek medya manipulasyonlarını tasarlamakta kullanma yeteneğine sahip olmaları. Ruslar, buna “kinetik savaş” diyorlar. Jewish Policy Center’ın “Rusya’nın Siber Kapasitesi, Politikası ve Pratiği” başlıklı yazısında da belirtildiği gibi, kinetik savaş taktiği ilk olarak Gürcistan’da denenmiş ve başarıya ulaşmıştır. Estonya, Gürcistan ve Ukrayna’daki operasyonlardan elde edilen bilgi ve tecrübenin ABD seçimleri sürecinde kullanıldığı iddia edilmektedir.

Özetleyecek olursa, Rusya Federasyonu, sahip olduğu siber savunma kadrosu, bilgisi ve alt yapısı ile birlikte, ABD açısından bu alanda Çin Halk Cumhuriyeti’nden bile çok daha tehlikeli bir “düşman” haline dönüşmüş durumda.

Neden mi? Çünkü, Rusya Federasyonu,

  • 2008’deki Rus-Gürcistan savaşında da görüldüğü üzere, siber savaş bileşenini askeri operasyonlarda kullanabilen bir devlettir;
  • 2007’de Estonya’ya ve 2014’de Ukrayna’ya karşı yapılan siber saldırıda olduğu gibi, alt yapıya ait kritik sistemlere zarar verebilecek teknolojiye ve bilgi birikimine sahiptir;
  • Espiyonaj operasyonlarını da siber savaşın bir parçası haline getirmiştir;
  • Sadece askeri değil, sivil hedeflere yönelik de psikolojik savaş operasyonları gerçekleştirme kapasitesine sahiptir;
  • Nashi gibi belli grupları desteklemekte ve fonlamaktadır.

Yukarıda özetlendiği gibi, emperyalist dünyada kendine yer açma gayreti içerisinde olan Rusya Federasyonu, ciddi bir kinetik savaş bilgi ve tecrübesine sahip. Rusya’nın siber savunma kapasitesi hakkında rapor yayınlayan Prof. Dr. Sergei Medyedev şunları söylüyor:

“Rusya Federasyonu, siber dünyadaki önemli bir aktördür; Rusya ile ilişkilendirilen tüm siber operasyonlar ve bu operasyonların sonuçları, bu aktörün gücünü de göstermektedir.”


1. Rusya Federasyonu Bilgi Güvenliği Doktrini, https://toinformistoinfluence.com/2016/12/19/information-security-doctri...
2. FBI tarafından Rus siber saldırılarının ABD seçimlerine etkisi üzerine hazırlanan rapor, https://www.theguardian.com/technology/2016/dec/29/fbi-dhs-russian-hacki...
3. FBI in agreement with CIA that Russia aimed to help Trump win White House, https://www.washingtonpost.com/politics/clinton-blames-putins-personal-g...
4. Rusya'nın En Büyük Silahı Hacker'ler, Newsweek, http://europe.newsweek.com/russias-greatest-weapon-may-be-its-hackers-32...
5. Rusya'nın Sİber Kapasitesi, Politikası ve Pratiği", Jewish Policy Center, https://www.jewishpolicycenter.org/2013/12/31/russian-cyber-capabilities/
6. Offense-Devense Theory Analysis of Russian Cyber Capability, Prof. Dr. S. Medvedev, http://calhoun.nps.edu/bitstream/handle/10945/45225/15Mar_Medvedev_Serge...