Münih Güvenlik Konferansı Raporu: Güç boşluğunu kim dolduracak?

15-17 Şubat tarihlerinde toplanacak olan 55. Münih Güvenlik Konferansı’nın raporu açıklandı. Raporda ‘liberal dünya düzeninde yönetim boşluğu’ vurgusuna yer verilirken bu boşluğu kimin dolduracağı sorgulanıyor. ABD Başkanı Trump’ın ‘dünya genelinde diktatörlere rahatsız edici ölçüde ilgi’ gösterdiği belirtilen raporda bu durumun geçen aralık ayında ABD Dışişleri Bakanı Pompeo tarafından dile getirilen ‘yeni bir liberal düzen kurma’ sözünün altını oyduğu vurgulandı. Konferans Başkanı Ischinger ABD’den Demokratların da konferansa katılacak olmasını sevinçle karşıladığını açıkladı.
soL - Dış Haberler
Salı, 12 Şubat 2019 15:08

55. Münih Güvenlik Konferansı 15-17 Şubat tarihlerinde toplanıyor. Konferans başkanı eski diplomat Wolfgang Ischinger bu yılki konferansa 35 ülkeden hükümet ve devlet başkanları ile 100’e yakın ülkeden savunma ve dışişleri bakanının katılacağını açıkladı.

Berlin’de düzenlediği basın toplantısında konuşan eski diplomat Ischinger, konferansa ABD Temsilciler Meclisi Sözcüsü Nancy Pelosi ve bir dizi Demokrat milletvekilinin de katılmasından memnuniyet duyduklarını açıkladı.

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in katılacağı konferansa Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu katılımlarını iptal etti. Türkiye’den ise konferansa Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar katılacak.

Münih Güvenlik Konferansı’nın bu yılki rapor taslağı da dün açıklandı. Geçen yılki raporla büyük farklılıkların yer almadığı raporda “liberal dünya düzeninde yönetim boşluğu” vurgusu öne çıktı.

‘LİBERAL DÜNYA DÜZENİNDE YÖNETİM BOŞLUĞU’

Konferans başkanı Ischinger, rapora yazdığı önsözde "Mevcut uluslararası duruma baktığımızda dünyanın bir dizi irili ufaklı kriz yaşamaktansa, temel bir sorunla yüz yüze olduğu hissinden kurtulamıyorsunuz. Gerçekten de uluslararası düzende temel taşlarının yeniden düzenlenişine tanık oluyoruz gibi görünüyor. ABD, Çin ve Rusya arasında büyük güçler rekabetine dayalı yeni bir dönem ortaya çıkıyor ve aynı zamanda 'liberal dünya düzeni'nde belirli bir yönetim boşluğu yaşanıyor" ifadelerini kullandı.

‘TRUMP’IN DÜNYA GENELİNDEKİ DİKTATÖRLERE RAHATSIZ EDİCİ İLGİSİ’

Raporda ABD Başkanı Trump’ın “Dünya genelinde diktatörlere rahatsız edici bir ilgi” gösterdiği belirtilerek “Sanki bu yönetim [Trump yönetimi] ‘insan hakları dünyası sonrası’nda yaşıyormuş gibi” denildi.

Raporda bu durumun ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun geçen aralık ayında yaptığı konuşmada “dünyanın soylu uluslarını yeni bir liberal düzen kurmak için bir araya getirme” ve “büyük otoriter güçlere karşı gelme” sözlerinin altını oyduğu görüşüne yer verildi.

 

‘KIDEMLİ MÜTTEFİKLERİ İÇİN TRUMP’IN DAVRANIŞLARINI HAZMETMEK ZOR’

Raporda “Trump Brezilya’dan Filipinler’e ‘illiberal’ liderleri övdüğünde kıdemli Transatlantik müttefikleri için bunu hazmetmek hâlâ zor” ifadelerine yer verildi.

‘ABD, ÇİN VE RUSYA REKABETİNİN FARKLI BİÇİMLERİ VAR’

Raporda ayrıca ABD’nin stratejik belgelerinde Çin ve Rusya’nın iki önemli rakip olarak sunulduğu hatırlatılarak ancak bu üç büyük güç arasındaki rekabetin farklı şekillerde gerçekleştiği belirtildi. Rapora göre örneğin Rusya ve Çin birbirleriyle jeopolitik bir rekabetin içinde olsalar bile kendilerini “Batıya karşı otokrasilerin ittifakı” olarak görürlerken, Washington ile Pekin arasındaki çekişmenin odağında ise asıl olarak ekonomik ve ticari meseleler yer alıyor.

‘INF’NİN İPTALİ DİĞER SİLAH DENETİM ANLAŞMALARINI TEHLİKEYE ATTI’

ABD ile Rusya arasındaki rekabetin silahlanma konusunda karşılıklı suçlamalarla devam ettiği belirtilen raporda, iki ülke arasında Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’nın (INF) iptali sonrasında diğer silah denetim anlaşmalarının da tehlikede olduğu belirtildi. İki ülke arasındaki Yeni START Anlaşması’nın 2021’de süresinin dolacağı belirtilen raporda bu anlaşmanın yenilenmesi ihtimalinin azaldığı ifade edildi.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

Raporda iklim değişikliğinin de zorunlu göçe ve çatışmalara yol açabilecek bir güvenlik başlığı haline geldiği belirtildi.

‘AB YENİ DÖNEME KÖTÜ HAZIRLANDI’

AB’nin büyük güçler rekabetindeki bu yeni döneme kötü hazırlandığı görüşüne yer verilen raporda, AB için 2019 yılının “kader yılı” olacağı belirtilerek Mayıs ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri ve Ekim ayında Avrupa Merkez Bankası Başkanının atanacağı hatırlatıldı. Raporda İngiltere’nin AB’den çıkışı sonrasında pozisyonunun öngörülemez olduğu vurgusuna da yer verildi.

ABD’NİN SURİYE’DEN ÇEKİLMESİ

Raporda ayrıca ABD’nin Suriye’den çekilme kararı sonrasında Ortadoğu’nun “büyük bir dönüşüm içinde olduğu” kaydedilerek “ABD geleneksel liderlik rolünden ayrılıp çıkarlarını bölgesel partnerler üzerinden korumaya bel bağlarken bölgesel güçler askeri kapasitelerini hızla artırıyor" ifadesi kullanıldı. Raporda savunma bütçesinin gayrisafi yurtiçi hasılada en yüksek payı tuttuğu on ülkeden dokuzunun Ortadoğu'da bulunduğuna işaret edilerek, Ortadoğu ülkelerinin silah alımları tutarının son beş yılda 2013-2017 dönemini ikiye katladığı belirtildi.