Laiklik Avusturya'ya da lazım

Avusturya'da Meclis'in aldığı son karar 10 yaşından küçük kızlar için okulda başörtüsü yasağı getirdi. Yasanın konusu ilk bakışta eğitim kurumlarına "ideolojik ya da dinsel sembollerin" girişi. Öte yandan örneğin hristiyanlığın sembolü olarak haç ya da yahudi başlığı kipa yasak kapsamında değil. TKP Avusturya temsilciliği bu konudaki sorularımızı yanıtladı.
Perşembe, 09 Mayıs 2019 16:52

Avusturya'da Meclis'in aldığı son karar 10 yaşından küçük kızlar için okulda başörtüsü yasağı getirdi.

"Basit Yasa" olarak kabul edilen yasağı meclis gündemine getiren ve savunanın iktidarın ırkçı büyük ortağı ÖVP olması, savununun laiklikten çok "toplumsal entegrasyon" adına yapılması ve ÖVP'nin dinsel sembollerin kamusal alanda kullanımı konusundaki "duyarlılığının" islamla sınırlı olması meseleyi oldukça karmaşık hale getiriyor.

Yasanın konusu ilk bakışta eğitim kurumlarına "ideolojik ya da dinsel sembollerin" girişi. Öte yandan örneğin hristiyanlığın sembolü olarak haç ya da yahudi başlığı kipa yasak kapsamında değil. Yasada açıkça "islami sembollerden" söz edilmiyor elbette. Kafayı örten her türlü ideolojik ve dinsel simge yasaklanıyor. Şimdilik bu kapsama islamın kız çocuklarına giydirdiği başörtüsü/hicap/burka/türban dışında bir de Hindistan'da Sikh'lerin belirli bir yaşın altındaki erkek çocuklarına giydirdikleri  örtü giriyor. Bu durumda oğlunu okula sırtında bir çarmıhla gönderen bir katolik aile de, Kipa giydirilmiş bir yahudi çocuğu da yasağın muhatabı değil!

Zaten yasa gündeme getirilirken laiklik ve inanç özgürlüğü ile değil, yerel adet ve kültüre uygunluk ve entegrasyon (uyum/katılım)gereği ile gerekçelendirildi.

Avrupa'da yabancı düşmanlığının ve "faşizmin yükselişinin" simgesi haline gelen Avusturya'nın ırkçı partisi ÖVP ve Avusturya'da güncel siyasetine ilişkin sorularımızı TKP Avusturya temsilciliği yanıtladı.

10 yaşından küçük kız çocuklarının okullara başörtüsüyle gelmelerini yasaklayan bir yasa çıkarıldı. Sağcı hükümetin amacı nedir? Niye çıkarıldı bu yasa?

“Ülkeye düzen getirme” söylemleriyle iktidara gelen ÖVP - FPÖ hükümeti, 2017’den beri göçmen karşıtlığını ana politikalarından biri olarak benimsedi. Parti binalarında Avusturya faşizminin temsilcilerinin portreleri bulunan, ırkçı faşist kimliğini hiç gizlememiş olan iktidarın büyük ortağı ÖVP’nin bu hamlesinin, ilk bakışta göründüğü gibi eğitimde ve toplumsal yaşamda laikliği tesis etmekten çok istismar etmekle ilişkisi var. 

"AVUSTURYA SAĞI HRİSTİYAN GERİCİLİĞİNE HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERİYOR"

Bu girişim laik bir eğitim politikası adına yapılıyor ama değil mi?

Aydınlanmanın değerlerini sömüren Avusturya sağı, İslamcı gericiliğin çocuk bedenini nesneleştirme hamlesine karşı tutum alarak, ilerici bir yasa çıkarttığı izlenimi vermeye gayret gösteriyor.
Oysa Aydınlanma ve laiklik açısından söz konusu olan yalnızca Islami gericiliğin kadın eşitliği ve özgürlüğünü bastırmaya dönük kadın ve çocuk bedenini koruyan yasalar degildir. Hristiyan gericiliğine her türlü desteği veren Avusturya sağı, laiklik ve Aydınlanma değerlerinden de yalnizca "kendisi"nin varsaydığı din ve mezheplere desteği anlıyor.

Müslüman topluluklara uygulanan "laik" sınırlamalar, eğitimde genel bir laikleşmeyle de yürümüyor mu?

Çok sayıda katolik okulu Avusturya eğitim sisteminin her daim bir parçası olageldi, yasayı öneren Şansölye Kurz da kendi katolik kimliğini ve kiliseyle ilişkisini saklamıyor. Daha önce Dışişleri Bakanlığı yaptığı dönemde mülteci krizi ile ilgili rahiplerden yardım aldığını söyleyen bir şansölyeden bahsediyoruz...Diğer ortak FPÖ’nün adı Nazileri anma törenleri ile, antisemitizm skandalları ile anılıyor. İki ortak bir yandan Avusturya’da iş gününü 12 saate çıkarmak gibi emekçi düşmanı düzenlemelerle uğraşırken, yabancı düşmanlığı da gündemlerinden hiç düşmüyor. Birkaç ay önce de koalisyonun İçişleri Bakanı tarafından mültecilere sokağa çıkma yasağı dile getirilmişti.

"OKULLARIN DUVARLARINA ASILAN HAÇLAR DA KALDIRILSIN"

Müslüman topluluklarının temsilcileri sağcı iktidara ve gündemdeki yasaya tepkili görüldüğü kadarıyla. Onların konumunu nasıl yorumluyorsunuz?

Elbette burada önemli bir sorun da yurtdışında yaşayan Müslümanların Avrupa’da yayılmış ve devletler tarafından da yıllarca fonlanmış dinci gerici şebekeler ile müslüman karşıtlığının, ırkçılığın yarattığı korku kültürü arasında sıkışmış olmaları. Birey özgürlüğü söylemi üzerinden gerici özlemlerini hayata geçirmeye çalışan İslamcılık, Avrupa’da kız çocuklarını yüzme dersine göndermeye direniyor, çocukları örtünmeye zorluyor.

Bu tablo içinde bir çözüm görebiliyor musunuz?

Okullarda başörtüsünün yasaklanması eşitlikçi, laik eğitimle uyumludur, ancak eksiktir. Kamusal alanlar dinsellikten tamamen arındırılmalıdır. Yalnızca öğrencilerin başörtüleri yasak kapsamına alinmamalı, okulların duvarlarına asılan haçlar da kaldırılmalıdır. Dinler tarihi diye Hristiyanlığa torpil geçilmesine son verilmelidir. Laiklik isteniyorsa, tutarlı tutum bu eksende olacaktir.
Bir yanda mağduru oynayan Islami gericilik, diğer yanda ise islamofobiyi "batılı değer" diye yutturmaya çalışan faşizan çizgi...Gerçek eşitlik, gerçek laiklik için Avrupa halkları bu sıkışmanın dışına çıkmalıdır.