Küba Devrimi'ne giden yolda önemli bir durak: 9 Nisan 1958

Küba Devrimi için 9 Nisan 1958 günü önemli bir gün. Batista rejimine karşı mücadele eden 26 Temmuz Hareketi üyeleri Sierra Maestra Dağları'nda verdikleri kavgayla bilinir. Pek bilinmeyen ise bu kavganın büyük kentlerdeki ayaklarıdır. İşte 9 Nisan genel grevinin hikayesi...
Derleyen: Ogün Eratalay
Pazartesi, 09 Nisan 2018 13:12

Küba Devrimi için 9 Nisan 1958 günü önemli bir gün. Batista rejimine karşı mücadele eden 26 Temmuz Hareketi üyeleri Sierra Maestra Dağları'nda verdikleri kavgayla bilinir. Pek bilinmeyen ise bu kavganın büyük kentlerdeki ayaklarıdır. 

9 Nisan 1958 günü Fidel Castro öncülüğündeki 26 Temmuz Hareketi liderliği Batista rejiminin soluğunu kesebilmek için bir genel grev örgütler. Eyleme özellikle genç işçiler yoğun bir şekilde katılır.

1958 yılına gelindiğinde Batista rejimine karşı oldukça büyümüş durumdadır. Sierra Maestra'da Fidel Castro komutasındaki İsyancı Ordu zafer ardına zafer kazanmaktadır. Raul Castro komutasındaki 6. Alay ile Juan Almeida Bozque komutasındaki 3. Alay sayesinde birisi Sierra Cristal, diğeri de Santiago kırsalında olmak üzere iki yeni cephe açılmıştır.

12 Mart günü yayınlanan açıklamayla Fidel Castro halkı ayaklanmaya davet ederken, genel greve de destek çağrısında bulunur. Karar uyarınca 9 Nisan günü başlayan genel grev çok sayıda kentte karşılık bulsa da en büyük eylemler Sagua La Grande'de yaşanır. Grev girişimi Batista diktatörlüğü tarafından kanlı bir şekilde bastırılır, başta gençlik lideri Marcelo Salado olmak üzere çok sayıda can kaybı yaşanır. Grevin başarısız olmasındaki sebepler arasında yeraltı faaliyetlerinin gereklerinden dolayı grev tarihinin yeterince duyurulamaması, teknik yetersizlikler, işçi sendikaları ve örgütlerinin koordinasyonsuzluğu sayılabilir. Batista grevin ardından Sierra Maestra'ya karşı olanca kuvvetiyle yüklenir ve başarısız olunca da iktidardan alaşağı edilir. 

FİDEL'İN ANLATTIKLARI

Fidel Castro anılarında bu günlerden şöyle bahseder:

9 Nisan gecesi, vahşet ve kan, inleme ve acıların ortasındayken...sadece sekiz ay sonra vatanımızın tamamen özgür olacağını kim bilebilirdi ki. İktidardaki çetenin sadece sekiz ay içinde yenileceğini kim tahmin edebilirdi. Sokaktaki silahsız masumları katlederken kaplan kesilenler, Devrim kapıyı çalılnca kaçacak delik aramışlardı. O gece kaybettiklerimiz bizim için adeta birer sancaktır. Özgürlük yolunda hayatını kaybedenler, hem dağlarda hem de kentlerde kurşunlara gövdelerini siper edenler sayesinde zaferin önündeki engeller kalktı.

 

İşte o gün düşenler sayesinde bir ulus ayağa kalktı, onların açtığı yolda ilerleyerek tüm toplumun mutluluğuna açılan kapılar aralandı.

 

Keşke bugünleri görebilselerdi. Kurmaya çalıştığımız yeni Küba'ya şahit olsalardı keşke. Ancak göremeseler de hayal etmişlerdi! Göremeseler de hissetmişlerdi! Bu yüzden kavgada saflarımıza dâhil olmuşlar bu yüzden canlarını feda etmişlerdi.

 

O gün kaybettiklerimize dair tek tesellimiz bugün onlara karşı borcumuzu sadece lafta değil gerçek hayatta da ödemiş olmamız, onlara layık bir ülke kurmuş olmamızdır.


Kaynaklar:

http://www.granma.cu/cuba/2018-04-08/hombres-que-cayeron-para-que-la-nac...
https://www.ecured.cu/Huelga_del_9_de_abril_de_1958