Kırgızistan'da Neler Oluyor | ÇEVİRİ

Geçtiğimiz günlerde yolsuzluk suçlamasıyla dokunulmazlığı kaldırılan eski Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev'in evine operasyon düzenlendi. Operasyonun başlamasıyla Atambayev’in destekçileri güvenlik güçleriyle çatışmaya girdi, direniş şiddetli olayların ardından bastırılabildi. Kırgızistan’da siyasi krizin ve derin toplumsal hoşnutsuzluğun yansıması olduğu göze çarpan bu gelişme üzerine Kazakistan Sosyalist Hareketi lideri Aynur Kurmanov’un New Front için kaleme aldığı değerlendirmeyi ilginize sunuyoruz.
Çeviren: Yiğit Çobanoğlu, Merve Göktekin
Pazar, 25 Ağustos 2019 16:05

Aynur Kurmanov

Eski Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev'in memleketi Koy-Taş köyünde tutuklanmasının ardından, bölge sakinleri ile Ulusal Güvenlik Komitesi özel kuvvetleri ve polis arasında 7- 8 Ağustos'ta  iki gün boyunca yaşanan çatışmalar, siyasi krizin ağırlaşmasına neden olmuştu. Bu olay, 2010 Nisan ayından bu yana yaşanan süreç ile birlikte bütünüyle ülkedeki politik durumu değiştirebilir. Kendi hattımızı oluşturmak ve sonuç çıkarmak için bu olayların analizlerini yapmamız önemli.

Görünene ve bazı medya kuruluşlarının yansıttığına göre iki liderin hesaplaşması ya da servet ve gücün yeniden paylaşımı için çarpışan iki klanın en üst düzeydeki kavgasından ibaret. Bu yüzden sözde sol ve komünistler bu mücadeleye tepki göstermiyor, kenara çekilme tutumu alıyor. Bu pasif tutum eski bir Sovyet Orta Asya cumhuriyetinde yeni bir diktatörlük rejimi kurulmasının önünü açtığından sadece hatalı değil, zararlı bir tutumdur.

Bu olayları ve süreçleri görmezden gelmek uzun yıllar göreli özgürlüklerin adası olmuş Kırgızistan’ın özgünlüğünü ve halihazırda iki devrim sürecinden geçmiş, kitlesel özelleştirme ve halk karşıtı reformlara karşı verdiği mücadeleyle yeni bir tiranlığın kurulmasını engellemiş Kırgız kitlelerin bilincini dikkate almamak anlamına geliyor.

Ulusal Güvenlik Komitesi'nin özel kuvvetleri tarafından Atambayev'in silahsız destekçilerinin  7 Ağustos akşamı vurulması, polislerin silahsızlandırılması ve rehine alınmaları ile sonuçlanan iki başarısız saldırı ve bunları takip eden, birkaç bin polisin ve özel kuvvetin katıldığı Koy-Taş köyündeki 8 Ağustos operasyonu  ülkeyi yeterince ajite etti. O gün, eski başkanı tutuklama görevi İçişlerine bağlı özel bir birim tarafından üstlenilmişti.

Bu süreçte Koy-Taş’daki tüm yollar kapatıldı, iletişim kesildi, ağ bağlantısı kesildi. Merkez üssünde en az 3 bin polis memuru ve özel teçhizat toplandı. İki saat süren çatışmadan sonra polis durumu kontrol altına almayı başardı. Almazbek Atambayev teslim olma kararı verdi. Sorgulama için Devlet Ulusal Güvenlik Komitesi’ne sorgu için götürüldü ve nihayetinde en yakın ortakları ile birlikte tutuklandı.

Aynı gün, köylüler ve Atambayev’in ve Halk Karargahı’nın destekçilerinin konvoyları Ala-Too Meydanı'nda birkaç kez toplanmaya çalıştı. Mücadele çetin geçse de ve eylemciler zaman zaman polisi dağıtmayı başarsalar da nihai olarak özel kuvvetler ve çevik kuvvet polisi tarafından dağıtıldılar. Bununla birlikte, Cumhurbaşkanı Sooronbai Jeenbekov başkanlığındaki yetkililer, başkentteki kontrollerini muhafaza etmeyi, bir çok medyanın kuruluşunun yayınını kesmeyi ve baskı sürecini başlatmayı başardı. 9 Ağustos itibariyle “Nisan” TV kanalı bir dizi medya kuruluşu mahkeme kararıyla kapatıldı, Atambaev'in destekçileri kitlesel olarak sorguya çağrıldı ve eski cumhurbaşkanının evinin savunmasına katılanların tutuklandı. İktidarın bu adımlarına rağmen, aynı gün Kırgızistan Sosyal Demokrat Partisi’nin siyasi konseyi ve Halk Karargahı  iktidarın gaspına karşı mücadelenin sürdürülmesine ve Almazbek Atambayev’in serbest bırakılmasına ilişkin ortak bir açıklama yaptı.

Bugünlerde protestoların oldukça geniş katılımla gerçekleştirildiği ve eylemlerde farklı siyasi grupların, sosyal hareketlerin ve derneklerin temsilcilerinin yer aldığı belirtilmelidir. Aralarında Omurbek Babanov  ve Kumtor altın madenciliği şirketinin millileştirilmesini savunanların da olduğu Jeenbekov karşıtları geniş bir enformel cephe oluşturmaya başladı. 

Aslında, sıkı bir sağ liberal diktatörlük rejiminin kurulması, artık stratejik endüstrileri serbest bir şekilde özelleştirme ve yeni maden yatakları ele geçirme imkanı bulmayı uman yerel oligarşiler ve yabancı şirketler için olumlu bir gelişme. Bu “güçlü kol” ile özellikle Kırgızistan'ı Orta Asya'daki sermayelerinin daha da yayılması için bir sıçrama tahtası olarak gören Çinli ve Batılı şirketler, ilgileniyorlar.

Jeenbekov kendisini Rusya Federasyonu'nun bir müttefiki olarak konumlandırmaya çalışsa da, Çin, Avrupa, Koreli ve diğer şirketlere Jeenbekov’un başkanlığı sırasında akıl almaz imkanlar sunuldu. Çin imparatorluğu Kırgızistan topraklarına demiryolu hattı inşa etmeyi planlıyor. Bu hat, Rusya ve Kazakistan'dan geçerek büyük ölçekte emtiayı İran ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak. 

Amerika Birleşik Devletleri Kurmanbek Bakiyev başkanlığındaki eski nüfuzunu restore etme umuduyla Kazakistan liderliği üzerinden kendi planlarını yürürlüğe koyuyor.

Mevcut cumhurbaşkanı, Bakiyev’in evrimini yineleyerek iktidarı gasp ediyor. Jeenbekov iktidarı, baskı ve korkutmayla, tüm direnişi kırmaya, muhalefet partilerini ve gruplarını Kazakistan örneğini izleyerek ortadan kaldırmaya ve neoliberal ekonomik reformları zorla kabul ettirme yolunda ilerlemeye çalışıyor.

Bu nedenle, mevcut geniş protesto hareketi, devlet mallarının tamamen özelleştirilmesi, sosyal harcamaların azaltılması ve yaşam standartlarının düşürülmesi planlarından kaynaklı ciddi toplumsal memnuniyetsizliği yansıtıyor.

Bakiyev’in yolunun izlendiğine tipik bir örnek, mevcut iktidarın demiryollarını özelleştirmek istemesi, buna karşı çıkan demiryolu işçileri sendikasının liderlerini baskı altına almasıdır. bu stratejik sanayinin yabancı şirketlerin çıkarlarına göre özelleştirilmesine ilişkin bir yasa tasarısını hazırlayan Kurmanbek Bakiev yönetimiydi.  Bugün bu kararı Sooronbai Jeenbekov hayata geçiriyor.

Jogorku Keneş'in sonbahar oturumunda, Uluslararası Çalışma Örgütü ve dünya sendikaları tarafından sendika karşıtı olarak tanımlanan Kazakistan versiyonundan tamamen kopyalanan yeni bir “sendika” yasasının kabul edilmesi planlanmaktadır. Bu yasa ile iktidar, tüm birlikleri devlet federasyonu altında  tekelleştirmeye, bağımsız örgütlenmeleri tasfiye etmeye ve işçilerin emeklerini ve sosyal haklarını savunmak için bir araya gelmelerini engellemeye çalışıyor.

Ancak Jeenbekov'un korkacak bir şeyi var; çünkü madencilik işletmelerindeki grevler veya grev tehdidi iktidarlar ve yabancı şirketler için bir baş ağrısı. Ayrıca, yerel halkın eylemleri, Çinli ve Batılı şirketlerin ülkeden çıkarılması ve stratejik maden işletmelerinin kamulaştırılması talebiyle aralıksız sürüyor.

Nitekim Almazbek Atambayev'i zorla yakalama girişimlerinden birkaç gün önce, yerel halk ile Solton-Sarı maden yatağını işletmekte olan Çinli altın maden şirketi Zhong Ji Mining'in görevlileri arasında çatışmalar yaşandı. Köylüler, şirketi, yerel faunayı zehirleyen kimyasallar kullanarak hayvanlarının telef olmasına neden  olmakla suçladılar. Bölge sakinleri Çin şirketinin ülkeden sınır dışı edilmesini talep ederek Bişkek-Naryn-Torugart stratejik yolunu yurt çadırlarıyla kesintiye uğratmakla tehdit ettiler.

Yabancı madencilik şirketlerinin faaliyetlerinden kaynaklanan had safhadaki hoşnutsuzlu da  artık tek bir bölgede değil, tüm ülkede yangına neden olabilecek patlayıcı bir etki yaratıyor.

Kitlelerin, siyasallaşmalarına ve eylemlerine rağmen önceki devrimler sırasında talep ettikleri birtakım sosyal hakları kazanamadıkları açıktır. Örneğin, 2010 devriminin sloganlarından biri, tüm sanayinin ve enerjinin kamulaştırılması talebiydi.. Bu talep, Bakiyev aşiretinin varlıkları ve mülkleri kamulaştırıldığı için kısmen yerine getirilmiş oldu, ancak yabancı maden şirketlerinin varlıkları etkilenmedi.

Tek şey, parlamenter Cumhuriyet ve biçimsel demokratik dönüşümler yoluyla, parti ve sendikaları olmayan aktif kitleler, çok sayıda sanayinin özelleştirilmesini önleyerek ve sosyal hakları gasp eden yasaların geçirilmesini geciktirerek yönetici kodamanların hevesini kursaklarında bıraktı. Şimdi siyasi durum, gerici eğilimlerin güçlenmesi yönünde değişti. Jeenbekov rejimi, yeni siyasi partiler yasası, kitlesel özelleştirme planları, bağımsız medyanın susturulması yoluyla Nisan 2010'da kazanılan özgürlükleri ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Pek çok kişi 2010 Devrimi’ni bir “turuncu” devrim olarak değerlendirse de, bu olay Amerikan askeri üssünün Almazbek Atambayev'in girişimi ile kapatılmasını, Batı fonlarının ve STK'ların faaliyetlerinin kademeli olarak sınırlandırılmasını ve aynı zamanda parlamentonun ve iktidarın yerel organlarının yetkilerinin genişlemesini ve ceza hukukun daha insancıl hale getirilmesini sağladı. Başkan diktatörlüğünün kurulmasına yönelik geri dönüş, çalışanlara ve Kırgızistan halkına bir darbedir.

Bunun doğrudan kanıtı, Kırgızistan'daki devrimin kazanımlarını ortadan kaldırmak ve Bişkek'te kendisine ve Batının çıkarlarına hizmet eden bir rejim inşa etmek için uzun yıllar çabalayan Nazarbayev ile Jeenbekov arasında kurulan dostluktur. Sonuçta, Kırgızistan'ın örneği her zaman Kazakistan'daki halk kitleleri için çok çekici olmuştur. Nitekim bir zamanlar, Elbası (Nazarbayev) özel harekat (OMON) ve Kazakistan polisiyle Bakiyev'in diktatörlüğüne karşı protesto gösterilerini bastırmak için elinden geleni yapmıştı.

Şimdi tarih tekerrür ediyor ama sadece Jeenbekov aşireti nezdinde. Bu nedenle, tüm bu çatışmayı sadece iki veya daha fazla siyasi grubun mücadelesi olarak göremezsiniz çünkü ülkenin hangi kalkınma yoluna gideceği kimin kazanacağına bağlıdır. İki yol var: Kırgızistan Çin’e ve Batı'ya hammadde tedarik eden bir sömürgeye ve Asya kralının bir başka satraplığına mı dönüşecek; yoksa  demokratik yoluna devam ederek ve Orta Asya'daki ilerici dönüşümlerin kalesi haline gelerek tiranlıktan kurtulma olasılığı olduğunu mu gösterecek. .

Bu nedenle komünistler ve sol, kaçınılmaz olarak devrimci mücadele için yola çıkan geniş halk hareketini desteklemelidir. Şimdiye kadar, örgütlenmemiş işçiler, işsizler ve köylü gençlik, Halk Karargahı (Atambayev için oluşturulan), Sosyal Demokrat Parti ve mevcut başkan ve hükümetin istifasını savunan siyasi koalisyon etrafında birleşecek. Bu sürecin kendisi için vereceğimiz destek kritik hem de tutuklanan tüm aktivistlerin ve Almazbek Atambayev'in koşulsuz serbest bırakılmasını sağlamak için desteğimiz gerekli.

Ayrıca, selefinin tutuklanması ve protestoculara karşı güç kullanımı ile Sooronbay Jeenbekov'un orta vadede kaybettiğini de hesaba katmalıyız. Elinde tutarken bile  iktidarını sağlamlaştıramaz. Birincisi pozisyonu zayıf ve ciddi bir toplumsal destekten yoksun. Ayrıca halkın çoğunluğu boyun eğmek ve benzer yöntemleri kabul etmek konusunda gönülsüz. Kırgızistan’da Kazakistan’ın senaryosu pek çok insanın karakteri ve savaşçı ruh hali nedeniyle kategorik olarak mümkün değil. 

Sıradan Kırgızlar infazı, gücün gaspını affetmeyecek, baskıları unutmayacaklar. Bu nedenle biz komünistler, bu sıradan insanlarla birlikte olduğumuzu, bir kez daha kaderlerini kendi ellerine alacak olan halk kitlelerinin yanında olduğumuzu yüksek sesle haykırmalıyız.