Kemal Okuyan Küba'yı yazdı: İyi kapitalizm yok!

Bu bir sınıf mücadelesi demiştik. Küba’nın daha önce “aptallar”a direnmesini kolaylaştıran, kuşkusuz, iç cephede “kapitalizm”in temellerinin ortadan kalkmasıydı.
Kemal Okuyan
Çarşamba, 31 Aralık 2014 14:44

“Bu Amerikalılar aptal, alışmışlar darbelere, suikastlere, işgallere, yumuşak gücün anlamını unutmuşlar. Onlar kaba kuvvetle değiştirmeye çalışıyorlar Küba’yı, biz bildiğimiz yöntemlerle...” Yıllar önce bir protokol davette karşılaştığım ve hangi partiye mensup olduğumu iyi bilen bir Türk diplomat, açıksözlülüğüyle bayağı şaşırtmıştı beni. 

Küba ile diplomatik ilişki kurmaya karar veren, ablukayı az da olsa gevşetme niyetini açıklayan Obama’nın, aklın yoluna girdiği söyleniyor. Şimdi diyorlar, ABD sermayesi ve ABD istihbaratı Küba’yı dönüştürecek!
Bu görüşte olanlar arasında Amerikancılar olduğu gibi, Küba’nın dostları da var. 

Kaba değil de, ince yöntemlerin Küba’yı teslim alacağını düşünüyor, seviniyor ya da kaygılanıyorlar.

Sonuç ne mi olur?

Bu bir sınıf mücadelesidir. Sınıflara siyaset ve ideolojik alanda maddi koşullar güç verir son tahlilde. “Aptal Amerikalı”lara direnmeyi bilen Kübalılar başarılarını, karşılarındaki İmparatorluğun kudretinin nereden geldiğini iyi bilmelerine borçluydu. Şimdi yöntem değiştirme eğilimindeki düşmana karşı koyarken, aynısı geçerli. 

soL Portal’da Yiğit Günay bundan sonrasında ideolojik mücadelenin önemine işaret etti; Gözde Kök ise bugün gelinen noktada ABD yönetiminin kararı kadar Küba liderliğinin başarısını hesaba katmak gerektiğini... İki vurgu da çok önemli ve tekrar etmeyeceğim. Bu yazılar mutlaka okunmalı.

Ne eklenebilir?

Obama’nın Küba hamlesinin ciddi hiçbir karşılığı olmayabilir. Kongre’yi ele geçirmekte olan Cumhuriyetçilerin Küba başlığında yeniden eskiye dönüşü kabul ettirmesine kimse şaşırmasın.

2. Emperyalist devletlerin hamlelerini analiz ederken, temsil ettikleri kapitalist sınıfın “dar-güncel çıkarları”nı da göz önüne almalıyız. Söz gelimi, düşük petrol fiyatları rejiminin yalnızca Rusya’yı dize getirmek için uygulandığını düşünmek saçma. Uzun bir süredir gerilemekte olan ve üstüne son krizin sillesini yiyen Amerikan endüstrisi, petrol fiyatlarının baskılanmasını ısrarla talep ediyordu. Şimdi bu uygulamanın rantını yiyorlar; ABD ekonomisinde son aylarda gözle görülen canlanmanın bir nedeni, maliyetlerin düşmesi ve otomobil piyasasının canlanması. 

Benzer biçimde İran’la yürütülen gizli diplomasi biraz da, bu ülkeyi Rusya, Almanya, Çin Halk Cumhuriyeti gibi rakiplere bırakmak istemeyen Amerikan sermayesinin taleplerinin sonucu. 

Küba örneğinde de, en küçük bir fırsatı bile kaçırmak istemeyen bazı şirketlerin Küba’yı ve onun üzerinden bazı Latin Amerika ülkelerini ciddi bir yatırım alanı olarak gördüğünü unutmayalım. 

Bu bir sınıf mücadelesi demiştik. Küba’nın daha önce “aptallar”a direnmesini kolaylaştıran, kuşkusuz, iç cephede “kapitalizm”in temellerinin ortadan kalkmasıydı. Kübalı zengin sınıflar devrimden sonra ABD, Venezuela ve Meksika gibi ülkelere kaçarken ülke adım adım sosyalist kuruluşa yönelmişti. Şimdi zayıf da olsa, bir kapitalist sınıf var Küba’da. Bizim alışkın olduğumuz çapta değil, henüz emekleme evresinde, kontrol altında ama hırslı, kurnaz her yerde olduğu gibi. Büyüme eğiliminde...

ABD ve diğer emperyalist ülkeler bu toplumsal sınıfa dayanacak. Bana göre, Küba’nın uyanık komünistleri, bu tehdidi görüldüğü kadar hafife almıyor. Ancak mesele şu: Sınıf mücadelesi, ideolojik-siyasal-kültürel bir karşıtlık üzerinden yürütülür. Küba yönetimi ise şimdiye kadar çok işe yarayan “tüm Küba halkı” söylemini terk etmeyecek belli ki! Bu boşlukla uzun süre devam edilemez. Hizmet sektöründe, tarımda işgücü kiralayan patron ile işçiler arasındaki uzlaşmazlığı yatıştırmak ve “ülke çıkarları”nı bunların tepesine koymak geçici bir çözümdür. 

Raul önderliğinde Kübalı komünistlerin kalıcı çözümün ne olduğunu bildiği açık. Bu bir sınıf mücadelesi.

Birçok kişi Çin, Vietnam örneğini veriyor. Oralarda da komünist parti iktidarında kapitalizm gelişti, Küba bu yola girebilir deniyor. Bunu göreceğiz; bizim diyeceğimiz ise, kapitalizmin “komünistler”in yönetiminde daha iyi, daha güzel hale gelmediğidir. İyi, tercih edilir bir kapitalizm yok!

Küba ise, sosyalist bir ülke olarak güzel, öyle kalmalı.


* soL Dergisi'nin 21. sayısında yayımlanmıştır.