İspanya 28 Nisan'da sandığa gidiyor

İspanya’da Katalan sorunuyla sarsılan Halk Partisi (Partido Popular–PP) iktidarının yolsuzluk skandalları sonrası yapılan güvenoyu oylamasında düşmesi sebebiyle yapılacak erken seçimler 28 Nisan’da gerçekleştirilecek. Kısa bir süre içinde 30 binin üzerinde imza toplayarak bürokratik engelleri aşan İspanya İşçileri Komünist Partisi de seçime katılıyor.
soL - Dış Haberler
Cumartesi, 20 Nisan 2019 16:04

Geçtğimiz yıl iktidardaki muhafazakar Halk Partisi (Partido Popular–PP) yöneticilerinin adlarının karıştığı yolsuzluk skandallarıyla çalkalanan İspanya, Şubat ayında ilan edildiği üzere önümüzdeki hafta erken seçime gidiyor. 2011 yılından beri iktidarda olan ve 2015 seçimlerinde yaşadığı oy kaybı nedeniyle bir diğer sağ parti Yurttaşlar (Ciudadanos–C’s) ile koalisyon halinde ülkeyi yöneten PP hükümeti geçen yaz ülkeyi sarsan yolsuzluk skandalı sonucu düşmüştü. Meclisin güven oylaması sonucu başbakan Mariano Rajoy’un istifaya zorlanması ve koalisyon ortağının desteğini çekmesinin ardından Sosyalist Parti (Partido Socialista de Espana – PSOE) lideri Pedro Sanchez yeni başbakan olarak ilan edilmiş, meclisteki partilerin tek başına veya koalisyonlar halinde yeni bir hükümet kuracak çoğunluğu elde edememesi sonucunda ise bu yıl şubat ayında Sanchez tarafından erken seçim ilan edilmişti.

Kurulduğu 1989 yılından beri PSOE ile dönüşümlü olarak ülkeyi yöneten PP hükümetinin son iki dönemindeki çalkantılar yolsuzluk skandalıyla doruk noktasına ulaşmış görünüyor. 2014 yılında İspanya kralının tahtından feragat etmesi sonucu milyonlarca İspanyol’un ülkenin her yerinde monarşi karşıtı gösteriler düzenleyerek anayasal cumhuriyet yönetimi talep etmesi, son yıllarda gerçekleşen liman işçileri ve Amazon işçilerinin başını çektiği kitlesel grevler ve 2017 yılında yaşanan Katalan krizi hükümeti sarsan en önemli olaylar olurken, bunların neredeyse tamamının şiddetle bastırılmaya çalışılması muhafazakar PP hükümetinin itibarını daha da sarsmıştı. Özellikle 2017 yılında Katalonya hükümetinin gerçekleştirdiği referandum sonrası bağımsızlık ilan etmesi ve çapı ülke sınırlarını aşan kriz, hükümetin hem muhalefet partileri hem İspanya halkı tarafından son derece başarısız bir sınav vermiş olmakla suçlanmasına neden olmuştu.

FAŞİST PARTİ VOX PARLAMENTOYA GİREBİLİR​

Halk düşmanı politikalarıyla son kez iktidara geldiği yıldan beri ülkenin büyük bölümünün tepkilerinin hedefi olan PP hükümetinin devrilmesi ilk aylarda ülkede olumlu bir havanın esmesine sebep olsa da, ülkeyi Franco diktatörlüğünün sona ermesinden beri yöneten ve kabaca PP ve PSOE’nin başını çektiği ve bu iki partinin sırayla hükümeti devraldığı seçim sistemi çok az değişiklikle sürüyor. Söz konusu iki partinin başını çektiği kampı ise muhafazakar/sağ ve sosyal demokrat olarak nitelemek mümkün. Son yıllarda PODEMOS ve Ciudadanos gibi partilerin sahneye çıkması bu kaideyi değiştirmeyip, aynı çizgide farklı isimlerle siyaset yapan koalisyon ortakları kazandırmış gibi gözüküyor. Bununla birlikte İspanya’da aşırı sağın son yıllardaki yükselişi de dikkat çekici. 2014 yılında kurulan ve 2018 Aralık ayında Endülüs parlamentosunda yapılan seçimlerde faşist parti Vox 12 milletvekili çıkararak ilk kez bir yerel meclise girmiş, bu durum Le Pen dahil dünya çapındaki faşistlerin sevinç gösterileriyle karşılanmıştı. 28 Nisan’da yapılacak olan genel seçimlerde ise bu partinin meclise girebileceği düşünülüyor.

İSPNAYA İŞÇİLERİ KOMÜNİST PARTİSİ'NDEN 'İŞÇİ SINIFI İÇİN BİR ÜLKE' ÇAĞRISI

Öte yandan geçtiğimiz günlerde “Yeniden Komünist Parti” başlıklı bir konferans toplayan İspanya İşçileri Komünist Partisi de (Partido Comunista de los Trabajadores de Espana – PCTE) yapılacak genel seçimlerde yer alacak. Bürokratik engellere rağmen parti ve gençlik kolektiflerinin (CJC) yoğun çabaları sayesinde iki hafta gibi kısa bir sürede 30 binin üzerinde imzaya ulaşıldı.

29 ilde aday gösterme yeterliliğini elde eden PCTE’nin Genel Sekreteri Astor Garcia da parti adına başbakan adayı olarak seçimlere katılıyor.

Seçimlerin burjuva siyasetinin biri sol diğeri sağ iki yüzü arasında gerçekleşecek olduğunu açıklayan PCTE, halkın ezici çoğunluğunu oluşturan emekçileri bu illüzyonun dışına çıkmaya ve komünist partiyi güçlendirerek “işçi sınıfı için bir ülke” inşa etmeye çağırıyor.