Hamas'tan açıklama: Krizin içine çekildik

Hamas, Körfez bölgesinde yaşanan krize dahil edilmesinden üzüntü duyduklarını, Katar ile ilişkilerinin hala güçlü olduğunu belirtti.
Pazartesi, 19 Haziran 2017 10:24

Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı İsmail el-Hayye, Gazze kentinde düzenlediği basın toplantısında, Körfez bölgesinde yaşanan krize işaret ederek, "Hamas, hiçbir Arap devleti için sorun teşkil etmiyor. Hamas'ın Körfez krizine dahil edilmesi bizi üzüyor" dedi.

Sputnik Türkiye'de yer alan habere göre, Hayye, herkesle dengeli ilişkiler tesis etmeye çalıştıklarını kaydederek, "Gerçekten bu krizin bir parçası değiliz, ancak biz krizin içine çekildik. Katar'la ilişkilerimiz hala güçlü. Katar'da ikamet eden ve harekete mensup liderler ülkeden ayrılmadı" diye konuştu.

'GAZZE'DEN MISIR'A YÖNELİK HERHANGİ BİR ZARARI ÖNLEMEYE KARARLIYIZ'

''Hamas'ın Mısır ile ilişkilerinin, iyileşme ve gelişme yönünde ilerlediğini''' ifade eden Hayye, Hamas'ın yeni seçilen lideri Yehya el-Sinvar'ın geçen hafta Kahire'ye gerçekleştirdiği ziyaretin yakında sonuçlar vereceğini belirtti.

Sinvar'ın Mısırlı yetkililer ile görüştüğünü ve IŞİD'in yüzlerce Mısırlı asker ve polisi öldürdüğü Sina Yarımadası'ndaki sınırı güçlendirmeyi ele aldığını belirten Hayye, ''Sınırı güçlendirmek ortak çıkar. Gazze'den Mısır'a yönelik herhangi zararı önleme kararlılığı ve yeteneğine sahibiz ve buna istekliyiz" dedi.

Mısır'a yapılan son ziyaretin, 15 aydır taraflar arasında devam eden karşılıklı anlayışları tamamladığını kaydeden Hayye, "Her buluşma bir öncekinin üzerine inşa ediliyor. Son görüşmemiz bunlar arasında en iyisiydi. Mısır, son görüşmede, Refah sınır kapısının düzenli şekilde açılmasıyla Gazze Şeridi'ndeki sıkıntıların hafifletileceği ve ticari hareketin kolaylaşması için çift yönlü bir ticaret kapısının açılacağı vaadinde bulundu" dedi.

DAHLAN'A YAKIN İSİMLERLE GÖRÜŞME

Hamas heyetininin, El Fetih'ten ayrılan Muhammed Dahlan'a yakınlığıyla bilinen liderlerle bir araya geldiğini söyleyen Hayye, görüşmede, ''Dahlan akımı'' liderleriyle toplumsal uzlaşı dosyasının gerçekleştirilmesi için ulusal bir fon kurulması konusunda mutabık kalındığını kaydetti.

Hayye, 2007 yılında Filistin'de yaşanan iç kargaşada hayatını kaybedenlerin ailelerine ödenecek tazminat için çeşitli ülkelerden gelen nakdin, bu fonda toplanacağı bilgisini paylaştı.

Ulusal proje kapsamında ''Kurtarma'' ismiyle milli bir cephe oluşturmak için tüm grup ve kesimlerle görüşmeler içinde olduklarını ifade eden Hayye, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ı 'uzlaşıyı tamamlamak istememekle' suçladı.

Hayye ayrıca Hamas'ın Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniyye'nin Gazze'de kalmaya devam edeceğini, diğer ülkelere de ziyaret amacıyla gideceğini vurguladı.

'İSRAİL İLE SAVAŞ BEKLEMİYORUZ'

İsrail yönetiminin Gazze'ye yönelik yeni elektrik kesintisi kararının yeni bir gerginliğe dönüşme olasılığı hakkındaki soruya yanıt veren Hayye "Hamas savaşı başlatmaz. Bu bizim siyasi düşüncemiz. Savaş beklemiyoruz çünkü bununla ilgilenmiyoruz ayrıca işgalciler de (İsrail) bununla ilgilenmediğini söylüyor" dedi.

İsrail Gazze'de yaşan yaklaşık 2 milyon kişiye günde 4 saat elektrik veriyor. İsrail geçen hafta bu elektrik de 45 dakikalık bir azaltma kararı almıştı.

Batı Şeria'daki Filistin Yönetimi Hamas'ı elektriğin bedelini karşılamakta başarısız olmakla suçlamıştı.

Ancak Hayye, İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukanın ''tehlikenin habercisi'' olduğunu belirtti.

Hamaslı lider ayrıca bazı Arap devletlerinin İsrail'le normalleşme sürecini hızlandırması ile bazı Arap başkentlerinin, İsrail'e hava yollarını açmasını kınadı.

İsrail ile Hamas sonuncusu 2014'te olmak üzere 3 kez savaşmıştı.

'İRAN'LA İLİŞKİLER İYİ VE İSTİKRARLI'

Hamas'ın İran'la ilişkini ''istikrarlı ve iyi'' şeklinde değerlendiren Hayye, ilişkilerin geliştirilmesi için çalıştıklarını ve İran'ın Filistin meselesine sunduğu desteği değerli bulduklarını söyledi.

Öte yandan Hayye, "İsrail askerleri ile yapılacak esir takası için Mısır başta olmak üzere sunulacak çabalardan memnun olacaklarını, ancak görüşmeler başlamadan önce 2011'de imzalanan esir takası anlaşmasıyla serbest bırakıldıktan sonra yeniden tutuklanan Filistinlilerin serbest bırakılmasını şart koştuklarını" ifade etti.