Erdoğan’ın bir haftadır protesto edilen Kıbrıs ziyareti 4 saat sürdü

Erdoğan 24 Haziran seçimlerinin ardından ilk yurtdışı ziyaretlerinden birini 4 saat gibi kısa bir süreliğine Kuzey Kıbrıs’a gerçekleştirdi. Ziyaret, Erdoğan daha gelmeden adada gündem yarattı. Sendikalar ve çeşitli siyasi gruplar tarafından protesto edilen Erdoğan’ın adada açacağı 33 milyon dolar değerindeki cami eleştirilerin merkezindeydi. İlk CBK ile Kıbrıs’tan sorumlu bakanlığı kaldırarak yeni bir statüde tanımlayan Erdoğan’ın açıklamaları, Rum basını tarafından ‘kendini tekrar etti ve gitti’ diye yorumlandı.
Dış Haberler
Çarşamba, 11 Temmuz 2018 14:07

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Pazartesi günü yemin ederek yeni hükümet sistemini resmen başlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçilmesinin ardından ikinci yurtdışı ziyaretini Bakü’den sonra dün Kuzey Kıbrıs’a gerçekleştirdi.

Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan, "Kıbrıs milli davamız, Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüm bulunması da gayemizdir. Önümüzdeki dönemde KKTC'yi Doğu Akdeniz'de bir çekim merkezine dönüştürerek, kişi başına düşen milli geliri iki katına çıkarmak ilk hedefimizdir" dedi.

Brüksel’de bugün başlayan NATO Zirvesi öncesi gerçekleşen 4 saatlik ziyaret daha başlamadan adada gündem oldu.

'CAMİ YERİNE OKUL, HASTANE'

Ziyareti sırasında Lefkoşa’da inşa edilen bir camiyi de açacağı belirtilen Erdoğan'ın dünkü programında cami açılışının yer almaması dikkat çekti. Geçtiğimiz hafta Kıbrıslı Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) tarafından “Cami bahane, siyaset şahane. Önce okul, önce hastane” başlıklı bir açıklama ile protesto edilmişti. Maliyetinin 33 milyon doları bulduğu tahmin edilen caminin yerine 33 okul ve 3 hastanenin yapılabileceğini belirten KTÖS, “AKP eli ile yürütülen gerici faaliyetlerin farkındayız” demişti.

EDEK, Dayanışma Hareketi, Çevreciler, ELAM ve Vatandaşlar İttifakı da açıklamalarıyla Erdoğan’ın ziyaretinin, Kuzey Kıbrıs’ın “İslamlaşması çabasının bir göstergesi olduğu” belirterek, Kıbrıs lideri Nikos Anastasiadis’i ise gelişmeler karşısında pasif kalmakla suçladı.

Erdoğan'ın Kıbrıs ziyareti öncesi Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Türkiye'nin de onayını alarak, Kıbrıs'ta görüşmelerin yeniden başlaması için danışmanı Jane Holl Lute'yi özel temsilci olarak görevlendirdi.

KIBRIS'TA CASİNOSU BULUNAN İLK TURİZM BAKANI

Lefkoşa'da Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda baş başa görüşen Erdoğan daha sonra ortak bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Kuzey Kıbrıs’ın su ihtiyacını çözdüklerini belirten Erdoğan, "Önümüzdeki dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni Doğu Akdeniz'de bir çekim merkezine dönüştürerek, kişi başına düşen milli geliri iki katına çıkarmak ilk hedefimizdir” dedi. Dün bakanlar listesini açıklayan Erdoğan, Kıbrıs’a su taşıyan dev boru hattı projesini yürüten şirketin sahibi Ruhsar Pekcan ve Kıbrıs’ta ortak olduğu otelde casino bulunan, ülkenin büyük turizm patronlarından Mehmet Ersoy’u Turizm Bakanlığına atamıştı.

Kıbrıs’ta “çözüm için 50 yıldır her türlü çabayı” gösterdiğini iddia eden Erdoğan, bir yıl önce çabalarının sonuçsuz kaldığını söyledi. TSK’nin adanın açıklarında bulunan doğalgaz yataklarının yabancı şirketler tarafından kullanılmasını “askeri çalışmalar” gerekçesiyle engellemesi üzerine çıkan diplomatik krize ithafen konuşan Erdoğan “Özellikle Kıbrıs'ın tümüyle etrafındaki ekonomik, endüstriyel alanlar noktasında dünyanın bakışı değil, uluslararası hukukun gereği neyse bu hukukun gereğini de tüm katılımcıların yerinde adil olarak görmesi beklentimizdir” dedi.

AKINCI MÜZAKERELERİN SÜRDÜRÜLMESİNDEN YANA

Erdoğan’ın ardından yaptığı konuşmada daha ılımlı ifadeler seçmeye özen gösterdiği anlaşılan Cumhurbaşkanı Akıncı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in, Kıbrıs'ta tarafların nabzını yoklaması için geçici misyonla Jane Holl Lute'u görevlendirdiğini anımsatarak, bu atamayı, sonuçsuz yeni bir müzakere sürecinin başlangıcı olarak görmemek gerektiğini kaydetti.

KIBRIS'TAN SORUMLU BAKANLIK KALDIRILDI

Dün yayımlanan 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile görev ve yetkileri yeniden belirlenen Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki İkili Siyasi İşler Genel Müdürlükleri ile coğrafi görev alanlarındaki ülkelerle ikili düzeydeki siyasi ilişkiler gerçekleştirileceği duyurulmuştu. Söz konusu müdürlük, ayrıca Yunanistan ile siyasi ve ekonomik ilişkileri yürütecek, KKTC ile ilişkileri ve işbirliğini geliştirecek ve Kıbrıs sorununa ilişkin gelişmeleri izleyerek, gerekli politikanın belirlenmesi için çalışmalar yürütecek. Bu bağlamda önceden doğrudan Başbakana bağlı olan Kıbrıs'tan sorumlu bakanlık ortadan kaldırılarak, Kıbrıs’a yeni sistemde yeni bir statü tanındı.

Rum basınının da gündemini oluşturan Erdoğan’ın ada ziyareti, “Erdoğan ve Akıncı’dan Rum tarafına yeni tavizler talep edildi” şeklinde yorumlandı. Akıncı’nın Kıbrıslı Türklerin haklarından bahsetmek adına “sırtını Erdoğan’a dayadığını” yazan Fileleftheros gazetesinin yanı sıra Politis, “Erdoğan kendini tekrar etti ve gitti” başlığını kullandı.