Emperyalizmin paralı askerleri: Özel güvenlik şirketleri

ABD'nin son yıllarda çokça ön plana çıkan yeni "sektör"ü, özel güvenlik şirketleri. Özel olarak Irak'taki işkenceleriyle bilinen Blackwater bilinse de, "paralı askerler" Kuzey Afrika'dan Asya'ya kadar yayılmış durumda.
Çeviri: Tulga Buğra Işık
Salı, 03 Mart 2015 16:15

Son yıllarda, ABD'nin Ortadoğu'ya "ihraç ettiği" özel güvenlik şirketleri ve paralı askerler Libya, Suriye ve Irak'taki IŞİD tehdidi nedeniyle yeniden gündemde. Bütün bunlara şimdi de Ukrayna eklenmiş durumda.

ABD'nin resmi olarak işgal edemediği bölgelere özel güvenlik şirketleri ve bu şirketlere bağlı paralı askerler aracılığıyla sızdığı ileri sürülüyor.

Bu paralı askerler, çoğunlukla istihbarat örgütleriyle bağlantılı oluyor. ABD hükümetinin açıkça yapamadığı birtakım işleri ve kuramadığı bağlantıları kuran bu şirketler, aynı zamanda hükümetin doğrudan sorumluluğunu da ortadan kaldırıyor.

ABD hükümetine yakınlığı ile bilinen "think-tank" kuruluşu Atlantic Council'den Ashish Kumar SenThe Modern Mercenary: Private Armies and What They Mean for World Order (Modern Paralı Askerler: Özel Ordular ve Dünya Düzeni İçin Taşıdıkları Anlam) kitabının yazarı Sean McFate ile bir görüşme gerçekleştirdi.

17 Şubat 2015 tarihinde "Özel güvenlik şirketleri için yükselme zamanı" başlığıyla yayımlanan bu mülakatı paylaşıyoruz.


Kitabınızda 2004’de ABD hükümetinin özel güvenlik şirketlerini Burundi’nin başkanının öldürülmesini engellemeleri için tuttuklarını söylüyorsunuz. Bize bu misyonu anlatabilir misiniz?
2004’de, Ruanda ve Burundi soykırımının ardından, ABD hükümetinin, Kongo’da saklanan radikal Hutuların Burundi’nin başkanını öldüreceğine dair güvenilir istihbaratı vardı.

Burundi’nin başkanına suikast düzenlerlerse bunun bir soykırımı tetikleyeceğini düşünüyorlardı. Bunun bir sürü örneği vardı. AB hükümeti CIA’i bu planı durdurması için aradı ve CIA bunu yapmayı reddetti. Savunma Bakanlığı arandı ve onlar da bunu reddetti. Son olarak DynCorp International arandı ve onlar “Biz yaparız.” dediler. Bu endüstride asla hayır demezsiniz.

Başkanı korumayı başardık. Misyonun detaylarına girmeden, bunun başarı olduğunu söyleyebilirim. Bir şekilde olası bir soykırımı engellediğimiz söylenebilir.

Bu endüstrideki gizliliği düşünürsek neden bu kitabı yazmaya karar verdiniz?
Bu tartışmalı endüstriyle ilgili sağ ve sol kanattan düşüncesiz tepkiler var. İçeriden biri olarak bu çok yanlış anlaşılan meseleye açıklık getiren bir kitap yazmak istedim.

Endüstri hiç şeffaf değil. Doğası gereği gizemli. Hatta Kongre’ye karşı sorumlu olmadığı için bazı yönlerden CIA’den ve SEAL’dan daha gizemli. Bu endüstri hiç kimseye hesap vermiyor.

Endüstrinin pek çok artısı ve eksisi var. En büyük artı ve eksisi Beyaz Saray ve diğerlerinin aldıkları hizmeti makul biçimde reddedebilmesi.

'ŞİRKETLER ÇOĞALDI ÇÜNKÜ VERİMLİLER'

Özel güvenlik firmaları neden bu kadar çoğaldı?
Paralı askerler her zaman savaşın parçası olmuştur. Aslında son 300-400 yılda tarihsel bir anormallik sonucu yasadışı ilan edildiler. Normal olan özel askerlerin şiddetini kullanmaktır. Yüksek Orta Çağ boyunca Avrupa’da paralı askerler kullanılarak savaşıldı. Uluslararası ilişkilere geri dönmüş olmaları şaşırtıcı değil. Bu kitaptaki iddiam, savaşta kullanılmamalarının nadir bir şey olduğudur.

Çoğalmalarının sebebi ise maliyetlerinin verimliliği. Soğuk Savaş bittikten sonra bir güvenlik boşluğu vardı, Güney Afrika’daki Executive Outcomes gibi şirketlerin oluşmaya başladığını gördünüz, bunlar gerçek paralı asker şirketleriydi.

Esas kırılma noktası ise 2003’deki Irak savaşı oldu. Savaşın son on yılı endüstriyi olgunlaştırdı. Bunun sebebiyse şu: hepimiz bu şirketleri sevmediğimizi söylüyoruz, ancak ABD yönetimi Cumhuriyetçi de olsa Demokrat da olsa Irak ve Afganistan savaşında 3 seçeneğe sahipti. 1- 10 yıllık bir savaşı sürdürecek yeterli askeri gücümüz olmadığı için erken geri çekiliriz, bunun siyaseten verimsiz olduğu düşünülüyordu; 2- Vietnam benzeri bir askere alım yaparız, bu da siyaseten intihar olurdu, ya da 3- şirketlere gideriz. Şirketleri seçtiler.

İkinci Dünya Savaşı’nda şirketler ABD ordusunun yüzde 10’unu oluşturuyordu. Irak savaşında ordu ve şirketler arasındaki oran %50 idi. Afganistan’da bu daha yüksekti. Eğer Birleşik Devletler her zaman küresel varlığı olan küresel bir güç olmak istiyorsa ve gücünü sürdürmek istiyorsa, Amerikalılar da kendileri savaşa gitmek istemiyorsa, o zaman özel şirketler var olmaya devam edecek gibi gözüküyor.

'ABD'NİN ŞİRKETLERLE İŞİ BİTTİĞİNDE ONLAR DA YENİ MÜŞTERİ ARARLAR'

ABD askerlerinin Afganistan’dan çekilmesi özel güvenlik firmalarına güvenlik boşluğunu doldurmak için fırsatlar yaratacak mı?
Washington’un en büyük yanlışlarından biri ABD’nin şirketlerle işi bittiğinde şirketlerin biteceğini düşünmek. Aslında yapacakları şey yeni müşteriler aramaktır. Bu sebeple Afganistan gibi ihtilafın olduğu pazarlara gidecekler. ABD askerleri terk ettiğinde bir güvenlik boşluğu olacak. Pek çok Sivil Toplum Kuruluşu ve orada çalışan diğer örgütler güvenliğe ihtiyaç duyacak. Bu muhtemelen Afgan polis gücü tarafından sağlanamayacak. Bu sebeple şimdi kesinlikle şirketler için yükselme zamanı.

Irak’tan sonra Afganistan’a gittiler. Afganistan’dan sonra nereye gidecekler? Irak’a geri dönüyorlar çünkü IŞİD var. ABD stratejisinin sütunlarından biri Irak ordusunu yeniden eğitmek ve yeniden donatmak. Bu şirketlere ait bir iş. Ayrıca Afrika gibi yerlere gidecekler. Gine Körfezi’nde ve Aden Körfezi’nde korsanlığa karşı çalıştıklarını görüyoruz.

Bir soru da şu; Birleşmiş Milletler Barışıkoruma Operasyonları onları kullanacak mı? Kofi Annan’dan beri buna karşı güçlü savlar var. 1994’deki Ruanda soykırımında Executive Outcomes Kofi Annan’a gitti ve “120 milyon dolara insanlık adaları kuracak gücü sağlayabiliriz ve soykırımı siz barış gücü yaratana kadar durdurabiliriz” dedi. Kofi Annan dünyanın özel barış güçlerine hazır olmadığını söyledi. Sorun dünyanın 800 bin insanın öldürülmesine de hazır olmaması. Bu maliyetli bir ideoloji.

'ÖLÜM ONLARA KÂR GETİRİYOR, NEDEN ÇATIŞMAYI BİTİRSİNLER?'

Barış güçleri için talep arttıkça ve güç sağlayan ülkelerin orduları zayıflayıp tükendikçe, özel güvenlik şirketlerini düzenleyip kullanmanın bir yolu var mı?
Özel güvenlik şirketleri çatışmalar sürdüğü sürece varlıklarını sürdürecek. Bu grupların çatışmaları bitirmek için sebepleri var mı?

Özel güvenliğin rolünü sorunlu yapan şey öldürmeyi kâra bağlamanız. Bunu ahlaken sorunlu yapan şey kâr amaçlı örgütlerin ihtilafları uzatma ve genişletmeye sebeplerinin olmasının. Kendilerinin çalıştığı işin bitmesini istemiyorlar, eğer başka bir işleri yoksa tabi.

Mesele şu ki hiçbir denetleme yok, pazar sizi çatışmaları bitirmeye itmiyor, serbest pazar var. Pek çok paralı askeriniz olacak ve daha çok savaş yaratacaklar. Paralı askerler haydutlaşacak ve denizdekiler de korsana dönüşecek.

'BLACKWATER ZARAR VERDİ AMA DURDURAMADI'

Blackwater’ın Irak deneyimi endüstriye ne kadar hasar verdi?
Endüstriyi karaladı ancak onu durdurmadı. Ekim’deki dört Blackwater mahkumiyeti endüstriyi yavaşlatacak bir etkiye sahip olacak. Nisur Meydanı sistematik bir sorun ve dört mahkumiyet bunu düzeltmeyecek.

Silahlı şirketler boyutlarından büyük etkiye sebep olacak. Zorluklardan biri şu: hepimiz Nisur Meydanı’nı hatırlıyoruz, ancak kim Hadita’yı hatırlıyor? Bir grup asker 17 değil 23 Iraklı sivili öldürdü ve bu Nisur Meydanı’nda olduğu gibi savaşın gölgesinde bile değildi. İntikam için öldürüldüler. Tam bir katliamdı. Bu olay kilimin altına süpürüldü. Burada bir çifte standardımız mı var, askerlerimiz iğrenç insan hakları ihlalleri yapabilir ancak şirketler yapamaz mı?

İyi düzenlenen bir özel güvenlik şirketi yaratmanın anahtar adımları nelerdir?
Düzenlemelerin endüstriyi denetlemesini desteklemiyorum. Eğer güçlü bir düzenleyici rejim yaratırsanız, tek yapacağınız şey şirketleri denetimin dışındaki bir yerde çalışmaya zorlamak olur. İsviçre’nin şirketlerden imzalamasını istediği gönüllü bir anlaşma var, ancak yaptırımı yok bu sebeple düzenleyiciliği de yok.

Endüstrinin davranışı etkilemenin bir yolu sermaye gücü: şirketlerin istenen davranışları sergilemesi için sebepler yaratın. Bunu yapmak için monopsoniye ihtiyacınız var – tek alıcının olduğu bir pazara. ABD’nin 10 yıl önce bunu yapmak için fırsatı vardı. ABD özel güvenlik güçlerinin baş müşterisiydi. En iyi uygulamaları dayatacak ve firmaların hesap verilebilirliğini sağlayacak konuma sahipti, ancak bunu yapmadı. Şimdi bunu yapabilecek tek güç Birleşmiş Milletler.