Almanya’dan Büyükada iddianamesine tepki

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Türkiye'de Alman vatandaşı Peter Steudtner’in de aralarında olduğu 11 insan hakları savunucusu için 15’er yıla varan hapis cezaları istenmesine tepki gösterdi.

İstanbul Büyükada'da toplantı sırasında gözaltına alınan sekizi tutuklu, 11 insan hakları savunucusu hakkında "silahlı terör örgütüne yardım etme” ve "silahlı terör örgütüne üye olma” gibi suçlardan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası istenmesine Berlin'den tepki geldi.

Deutsche Welle Türkçe'nin aktardığına göre Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, savcılığın Steudtner ve diğer 10 insan hakları savunucusu hakkındaki suçlamalarıyla ilgili haberleri büyük endişeyle karşıladığını ifade etti. İstenen cezanın "tamamen anlaşılmaz ve kabul edilmez” olduğunu belirten Gabriel, "Elbette bununla ilgili hemen Türk hükümetiyle temasa geçtik” dedi. Gabriel, Alman hükümetinin Türkiye'de tutuklu Alman vatandaşlarını Almanya'ya geri getirmek için her türlü girişimde bulunduğunu ifade etti.

Yeşiller Eşbaşkanı Cem Özdemir de Bild gazetesine verdiği demeçte suçlamaları "daha absürdü olamaz” sözleriyle tanımladı. Özdemir, "Türkiye'nin şiddetsiz çatışma çözümleri ve IT güvenliği üzerine seminer veren bir kişiyi terörist olarak suçladığı belli” diye konuştu. "Alman rehinelerin” serbest bırakılmasını isteyen Özdemir, aksi halde "ülkeler arasında normale dönüşün” olmayacağını belirtti.

Büyükada'da 5 Temmuz tarihindeki toplantı sırasında gözaltına alınan Alman vatandaşı Peter Frank Steudtner, İsveç vatandaşı Ali Gharavi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Temsilcisi Taner Kılıç, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Veli Acu, İnsan Hakları Gündemi Derneği'nden Günal Kurşun, Kadın Koalisyonu'ndan İlknur Üstün, Yurttaşlık Derneği'nden Nalan Erkem ve Özlem Dalkıran, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği'nden Nejat Taştan, eski Mazlum Der'li Şeyhmus Özbekli hakkındaki savcılık iddianamesi tamamlandı.

DHA'nın haberine göre, iddianamade şüphelilerin Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara'dan İstanbul'a başlattığı Adalet Yürüyüşü'nü kaosa dönüştürmeye çalışmak istedikleri; "PKK, DHKP-C ve FETÖ terör örgütleriyle irtibatlarının bulunduğu ve bu örgütlere yardım kastıyla hareket ettikleri" ileri sürüldü. Af Örgütü Türkiye Temsilcisi Taner Kılıç hakkında "silahlı terör örgüt üyeliği” suçlamasıyla, diğer şüpheliler hakkında "silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlamasıyla 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası istendi.

İddianamede şu ifadelere yer verildi: "2013'te, sivil toplum örgütleri faaliyeti görüntüsü altında organize edilen ve terör örgütlerince desteklenen, şiddet eylemleriyle kamu düzenini tehdit eden Gezi Parkı eylemleri benzeri toplumsal kaosa dönüşecek hareketlenmeler yaratmak amacıyla toplantı düzenlediklerinin anlaşılmasına göre, bağlantılı oldukları terör örgütleri lehine faaliyette bulunmak suretiyle yardım kastıyla hareket ettikleri, yabancı uyruklu şüphelilerin de mevcut konumları ve ülkemize dair irtibatları nazara alındığında bu amaç haricinde hareket ettiklerinden bahsedilemeyeceği ve şüphelilerin iştirak iradesiyle üzerlerine atılı Silahlı Terör Örgütlerine (FETÖ/PDY, PKK/KCK ve DHKP/C) Yardım Etme suçunu işledikleri anlaşılmıştır..."