ABD sağı kürtaj hakkına saldırıyor: Akıntıyı tersine çevirmek için etkin mücadele gerekli

'Kadınların hakları ve hayatları tehlikede. Tarih, gerici saldırıları yenebilecek bir gücün olduğunu gösterdi. Bu güç Demokrat Parti liderliğindeki omurgasız ve oportünist güç değil.'
Çeviren: Bahar Tümer
Pazar, 26 Mayıs 2019 08:22

Roe v. Wade davası, 1973'te ABD Yüksek Mahkemesinin hamile bir kadının kürtaj yaptırıp yaptırmamayı seçme özgürlüğünü koruyan bir karar alması ile sonuçlanmıştı. Bu karar ise ABD'nin kürtaj karşıtı gerici hareketine karşı kazanılan tarihsel bir kazanım oldu.

Ancak kazanılan haklara saldırmaktan geri durmayan Amerikan sağı, yalnızca 2019 yılı içerisinde 5 eyalette Roe v. Wade kararını geri döndüren yasalar geçirdi; başka 6 eyalet ise bu kazanımı kadınların elinden alma yolunda.

ABD'nin Sosyalizm ve Kurtuluş Partisi'nin (PSL) kadın sorunu üzerine çıkardığı yayını Breaking the Chains [Zincirleri Kırmak] dergisinde geçen hafta yayımlanan, Candice Yanez imzalı, ABD sağının kürtaj hakkına saldırısını ele alan yazıyı soL okurları için çevirdik.


Çarşamba günü Alabama valisi Kay Ivey, neredeyse kürtajı tamamen yasaklayan 314 numaralı tasarıyı kanunlaştırdı. ABD’nin en katı kürtaj karşıtı yasası olmasının yanı sıra bu kanun illegal.

Alabama’nın kürtaj yasağı, neredeyse her durumda ve hamileliğin her döneminde kürtaj yapılmasını engelliyor. Bu yasa, hamileliğin herhangi bir döneminde kürtaj yapılmasını suç haline getiriyor. Doktorlar kürtaj yaptıkları için ömür boyu hapis cezasına mahkum edilebilirler. Kürtaj prosedürünün 1. sınıf bir suç olarak isimlendirilmesi, doktorların Alabama’daki birçok tecavüzcünün aldığı cezadan on yıllarca fazla olan 99 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilmesi anlamına geliyor.

Alabama’nın kürtaj karşıtı yasası “anne ya da bebeğin ciddi sağlık riski olması” ve “doğmamış çocuğun ölümcül bir anomalisi” dışında çok az istisnaya sahip. Tecavüz ya da ensest ilişki durumları da bir istisna değil.

Sağ kanat güçleri yaşamı destekliyor gibi görünse de durum gerçeğin tamamen zıttı. Buradaki gerçek ve temel mesele, kontrol ve baskı. Bu özel yasaların temel hedefi kadınlar olabilir ancak bizi hedef alan bu güçler aynı zamanda yoksul ve farklı etnik kökenlerden gençlerin çok yüksek oranlarda hapsedilmesini destekliyor. Aynı güçler göçmen çocukların ailelerinden ayrılıp alıkoyulmasına karşı çıkmıyor ya da bunu aktif olarak destekliyor. Onlar evrensel çocuk bakımının ya da tamamen ücretsiz devlet okullarının savunucuları değil. Farklı sebeplerden dolayı kürtaj olmak isteyen kadınların geleceğini önemsemiyorlar.

Eğitimde 49’uncu olan Alabama eyaleti bunun çok iyi bir örneği. 16 ve 17 yaşındaki bireyler hırsızlık gibi bazı suçlarda yetişkin olarak suçlanıyorlar. Kanunlar işçileri korumuyor ve işçilerin sadece %7’si sendika üyesi. 2018 yılında 250.000 çocuğun açlık çektiği ve bununla beraber Amerika Birleşik Devletlerindeki en yüksek altıncı yoksulluk oranına sahip olan eyalet. Çocukların yüzde 22 kadarının gıda güvencesi yok.

Kürtaj erişimi ve üreme hakları, temel olarak yoksul ve işçi halka hizmet eden sağlık önlemleridir. Alabama hükümeti, kürtaj karşıtı gericiler gibi, yoksul ve çalışan halkın iyiliği ve geleceğini umursamıyor. Kürtaj yasağı bu durumun sadece başka bir parçası.

2019 yılı, ülkenin genelinde 12’den fazla eyalette daha sıkı kürtaj karşıtı önlemlerin alınmasının göze çarptığı bir yıl oldu. Son birkaç haftada da Alabama, Ohio, Georgia ve Missouri gibi eyaletlerde en sert kürtaj karşıtı yasalarından bazıları kabul edildi.

Kürtaj karşıtı yasaların son haftalarda bu kadar birikmesi, Roe V. Wade yasasını tamamen ortadan kaldıracak, üreme haklarını temelden sarsacak gerici bir saldırının geleceğini işaret ediyor. Alabama stili, tecavüz ve ensest durumlarını istisna saymayan sert kürtaj karşıtı yasalar, ya tecavüz mağdurlarını cezalandıracak ya da onları seçeneksiz bırakacak. USA Today yazarı Shannon Dingle makalesinde 12 yaşındayken birçok kez tecavüz edildiğini ve sonucunda hamile kaldığını anlatıyor. Dingle, kürtaj karşıtı yasaların onu tecavüzcüsünün çocuğunu doğurmaya zorlayacağını vurguluyor.

Dingle kendi tecrübesini Ohio’da iddialara göre 26 yaşındaki biri tarafından birçok kez tecavüze uğrayan 11 yaşındaki bir kızla karşılaştırıyor. Ohio’nun yeni yasası uygulamaya olsa bu genç kızın kürtaj yaptırması mümkün olmazdı.

Eylül ayında Ohio valisi Mike DeWine, ‘cenin kalp atışı’ yasasını çıkardı. Bu yasa ceninin kalp atışı belirlenebilir olduğu andan itibaren kürtaj yapılmasını yasaklıyor. Alabama’daki yasa gibi, Ohio’daki yasa da tecavüz veya ensest durumlarında bir istisna içermiyor.

Ohio’daki kürtaj karşıtı yasa, ilk defa görülen bir örnek değil. Bu yıl üç eyalet, Mississippi, Kentucky ve son zamanlarda Georgina eyaletleri benzer yasaklar getirdi.

Bu 6 hafta ya da 8 hafta yasaları, üremeden 6 hafta sonra embriyonun kalp atışı olduğu söylenerek, ‘kalp atışı’ yasaları olarak kabul edildi. Ancak, bilim bunun gerçekten çok uzak olduğunu gösteriyor. Üremenin 6 hafta sonrasında hücre toplamının ‘titreme’ hareketleri gösterdiğini ve sonrasında bunların kalp atışına dönüşeceği biliniyor. Bu titreme hamile bir kadının karnına bir tıp uzmanı tarafından stetoskop koymadan ölçülemezdi. Bu yasayı kalp atışı yasası olarak adlandırmak küçük bir grup hücrenin titreşmesinin hayatta olup nefes alan ve gerçek bir kalp atışına sahip olan kadının hayatından daha önemli olduğu fikrini yaratıyor.

Yanlış isimlendirilmiş kürtaj yasaları aynı zamanda Louisiana, Güney Carolina ve Tennessee’de ilk aşamadan geçti. Benzer yasalar Maryland, Minnesota, New York, Texas ve Doğu Virginia’da da sunuldu ancak henüz oylamalar gerçekleşmedi.

Alabama, Georgia ve Ohio’da bu yasaların engellenmesi adına davalar açıldı veya açılması planlanıyor. Meclis üyeleri bu yasaları davalar açılacağını bilerek sundular. Sağ kanat güçleri Roe v. Wade’in ortadan kaldırılması için temeli hazırlayarak sağ kanat Yargıtay tarafından değerlendirilmesini umuyorlar.

Her ne kadar Roe v. Wade kararı kürtajın bir yasal hak olmasını sağlamışsa da birçok kadın hala kürtaj yaptırırken engellerle karşılaşıyor. Roe v. Wade’e karşı ilk gerici saldırı 1977 yılında kürtaj için devlet desteğinin kullanılmasını reddeden Hyde yasa değişikliği oldu. Özellikle son on yılda eyaletler kürtaj erişimini azaltan yüzlerce yasa geçirdi. Bu kısıtlar kürtaj erişimi sağlayan merkezleri kapatmaktan danışma zorunlulukları getirmeye, çok uzun süreli bekleme dönemlerine, kısıtlı sigorta ödemelerine ve insanları kandırmaya yönelik çalışan danışma merkezlerinin devlet tarafından desteklenmesine kadar birçok noktayı içeriyor.

Kürtaj karşıtı gruplar ve gerici güçler, Başkan Trump’ın 2016 seçimlerinden beri, daha agresif yasakları destekliyor ancak bu çabalar 2019 yılında iyice arttı. 2020’deki başkanlık seçimleri yaklaşmışken bu yasaların geçmesini hızlandırmaya çalışıyorlar.

8adınların hakları ve hayatları tehlikede. Tarih, gerici saldırıları yenebilecek bir gücün olduğunu gösterdi. Bu güç Demokrat Parti liderliğindeki omurgasız ve oportünist güç değil. 1960’ların militan ve bağımsız kadın hareketi Yargıtay’daki muhafazakar çoğunluğa rağmen 1973’te Roe v. Wade kazanımını sağlamıştı.

Bugünkü benzer saldırganlık, sokaklarda, iş yerlerinde, kampüslerde ve daha fazlasında toplumun geniş bir kesiminin örgütlülüğünü ve seferberliğini gerektiriyor. Hep beraber bizi ayrıştırmaya çalışanlara karşı güçlü durmamızı, bir bireyin nasıl ırkçılık, homofobi, transfobi gibi cinsiyetçilik ve kadın düşmanlığının her boyutuna karşı durması gerekiyorsa üreme özgürlüğü için de aynı mücadelenin verilmesi gerektiğini anlamamız gerekiyor. Bulabildiğimiz her köşede sadece kendi kürtaj ve doğum kontrolü hakkımız için değil, herkesin üreme hakları için kavga etmemizi gerektiriyor.