4 maddede Kürdistan referandumu: Kim, ne diyor?

Irak Kürdistanı 25 Eylül tarihinde “bağımsızlık” için sandık başına gidecek. Ancak referandumun hem içeride, hem de dışarıdaki meşruiyeti hayli tartışmalı.
Erman Çete
Cuma, 15 Eylül 2017 09:04

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani ve liderlik yaptığı Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) tarafından gündeme getirilen bağımsızlık referandumu, 25 Eylül’de düzenlenecek.

Ulusal, bölgesel ve uluslararası güçlerden gelen baskılara rağmen, Barzani referandumu ertelememekte kararlı görünüyor. Bununla birlikte referandumun yapılış şekli, zamanlaması ve Kürtler arası iç gerilimler, referandum sonrasını belirsiz ve tehlikeli hale getiriyor.

1) REFERANDUMA NASIL GELİNDİ?

ABD’nin Irak’a 1991’deki ilk müdahalesinin ardından oluşturulan uçuşa yasak bölge vesilesiyle kendi özerk yönetimini oluşturmaya başlayan Kürdistan, Irak’ın fiili işgali ve Saddam Hüseyin’in devrilmesiyle birlikte “bölgesel yönetim” olarak Irak içerisinde resmi statüye kavuşmuştu.

Daha önce de zaman zaman gündeme gelen bağımsızlık referandumu, 2014 yılında Bağdat yönetimi ve dönemin başbakanı Nuri Maliki ile petrol gelirlerinden kaynaklanan bütçe anlaşmazlığı ve Kürtlerin Maliki yönetimini “ayrımcı” olmakla suçlamasından sonra ete kemiğe bürünmüştü. Irak Anayasası’na göre IKBY’ye merkezi gelirlerin yüzde 17’si gidiyor. Ancak petrol anlaşmazlığı nedeniyle Maliki yönetimi Kürdistan’daki memurların maaşlarını ödememiş ve bütçeyi bloke etmişti.

Kürdistan yönetiminin buna cevabı, Bağdat’ın etrafından dolanarak Kürt petrollerini Türkiye aracılığıyla bölgeye ve dünyaya satmak oldu. İsrail’in de en büyük alıcısı olduğu bu girişime karşı Bağdat yönetimi uluslararası planda hukuki yollara başvurarak Kürdistan’ın yarattığı bu fiili durumu tersine çevirmeye çalıştı.

2014 Haziranı’nda Irak-Şam İslâm Devleti’nin (IŞİD) başta Musul olmak üzere çok sayıda Irak kentini işgal etmesi, Erbil yönetiminin Irak’tan ayrılma hedefini somutlaştırdı. Bu dönem Mesud Barzani, IŞİD işgalini görmezden gelerek ve Irak’ın halihazırda bölünmüş olduğunu ileri sürerek bağımsızlık referandumu yapılmasını istedi.

Hem ABD’nin Irak ve Suriye’de önceliklerinin değişmesi, hem de Kürtlerin iç gerilimleri, hem de IŞİD’le savaşta zaman zaman gündeme gelen zoraki müttefiklik, referandum tarihini sürekli ertelettirdi. Ancak IKBY’yi yöneten iki partinin, KDP ile Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) anlaşmasıyla, referandum tarihi nihayet 25 Eylül 2017 olarak belirlendi.

2) REFERANDUMUN HUKUKİ DAYANAĞI NE?

Referandumun etrafında dönen tüm tartışmalar haliyle siyasi ve jeopolitik bir mahiyet arz ediyor; zira 25 Eylül referandumun bağımsızlığa ilişkin herhangi bir hukuki yaptırımı olmayacak.

KDP’li siyasetçi Hoşyar Zebari de, geçen Haziran ayında Reuters’e yaptığı açıklamada, referandumda çıkacak evet sonucunun “otomatik olarak bağımsızlık” anlamına gelmeyeceğini, bu sonucun IKBY’nin Bağdat yönetimi ile yapacağı ayrılma müzakerelerinde elini güçlendireceğini söylemişti.

Bazı Kürt siyasetçiler, Irak Anayasası’nın 140. Maddesi’ni hukuki dayanak olarak gösterse de, bu madde Kerkük ve ihtilaflı bölgelerin referandumla IKBY’ye bağlanıp bağlanamayacağını hüküm altına alıyor.

IKBY’nin, başta Kerkük olmak üzere ihtilaflı bölgelerde de bağımsızlık oylaması yapmak istemesi, Araplar ve Türkmenler arasında tepkilere neden oluyor.

3) BÖLGESEL VE ULUSLARARASI GÜÇLER NE DİYOR?

Bağımsızlık referandumuna koşulsuz destek veren ve sonuçlarını tanıyacağını söyleyen tek ülke İsrail.

Gerek İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, gerekse İsrail kabinesinin üyeleri tarafından yapılan açıklamalarda, Kürdistan’ın Irak’tan ayrılarak bağımsız bir devlet haline gelmesinin İsrail’in ve Batı’nın çıkarlarına olacağı vurgulanıyor.

ABD, ilke olarak Kürt bağımsızlığına karşı çıkmasa da, zamanlamayı uygun bulmuyor ve IŞİD’le mücadelenin sekteye uğramasından duyduğu kaygıyı dile getiriyor. Bu çerçevede Dışişleri Bakanı Rex Tillerson Barzani’den referandumu ertelemesini istemişti.

Rusya’nın referandum konusundaki tavrı ise hayli ilginç. Geçen Temmuz ayında Rûdaw’a konuşan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kürtlerin de her halk gibi kendi özlemlerini dile getirmeye hakkı olduğunu, Eylül’deki referandumun da bunu dile getirmenin bir aracı olduğunu söylemiş, ancak sonuçların barışçıl bir şekilde uygulanabilmesi için Moskova’nın hem Bağdat’a hem de Erbil’e yardımcı olacağını dile getirmişti.

Referandum hakkındaki en önemli tepkileri ise kuşkusuz KDP ve KYB ile iyi ilişkileri olan iki ülke, Türkiye ve İran verdi. Türkiye, referandum kararını “tarihi bir hata” olarak nitelendirirken, sert olmasa da “erteleme” yönünde tavır koydu.

İran ise, açık bir biçimde bağımsızlık referandumuna karşı olduğunu deklare etti. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Irak Başbakanı Haydar el-İbadi ile yaptığı bir görüşmede, Irak’ın bütün halinde kalması gerektiğini söylemişti.

Irak merkezi yönetimi de Kürdistan referandumunu reddetti. Başbakan İbadi ilk etapta Kürtlerin bağımsızlık hakkına saygı duyduğunu söylese de, Irak parlamentosu oylamayı reddetti. Ayrıca Irak’taki Diyala ve Selahaddin kent meclisleri, sınırları içerisinde referandum yapılma isteğini reddetti. Böylece Hanakin gibi bölgelerde sandık kurulamayacak.

Bunun yanı sıra, Kerkük Valisi Necmeddin Kerim de, Irak merkezi yönetimi tarafından görevden alındı.

4) KÜRTLER REFERANDUMA NE DİYOR?

IKBY’de yapılacak bir referandumda çoğunlukla “evet” oyunun çıkacağı tahmin edilebilir. Bununla birlikte, çok sayıda IKBY vatandaşı ve belli başlı Kürt partileri, referandumun yapılış biçimine ve zamanlamasına itiraz ediyor.

Bu partilerin başında KYB’den ayrılan Gorran (Değişim) Hareketi ve Komal (Kürdistan İslami Grubu) yer alıyor.

Gorran, hem Barzani’nin yasadışı bir şekilde hâlâ başkanlık görevini sürdürdüğünü söylüyor, hem de yaklaşık 2 yıldır çalışmayan Kürdistan parlamentosunun işler hale getirilerek, referandum kararının burada alınmasını istiyor. Parti, bu nedenle KDP tarafından oluşturulan referandum komitesine girmeyi de reddetti. Gorran ve Komal’ın, Meclis başkanlığının ve yardımcılığının da kendilerinde kalması gerektiğinde ısrar ettikleri belirtiliyor. Ancak ABD’nin de devreye girmesiyle, IKBY parlamentosunun yeniden çalışmaya başlaması bekleniyor.

Öte yandan KYB de, KDP’nin referandum kararına “koşullu destek” veriyor.

Referanduma itiraz eden bir diğer Kürt partisi de PKK. KCK liderleri Cemil Bayık ve Bese Hozat, referandumun IKBY’nin “demokratik hakkı olduğunu” ve kimsenin bağımsız bir Kürdistan’a itiraz etmediğini söyleseler de, bir başka KCK yöneticisi Duran Kalkan, IKBY’de hiçbir kurumun işlemediğini ve referandum kararının neye dayanarak alındığının bilinmediğini söyledi.

Yine Cemil Bayık, Kürtlerin iç gerilimlerine dikkat çekerek, toplumsal sorunların bulunduğu bir ortamda referandumun iyi sonuçlar doğurmayabileceğini belirtmişti.