- DEVLET ve SİYASET
- Taraf Gazetesi'ne Aktütün Davası
- TRT Alevileri de kapsayacak
- Bahçeli: Tek yol ABD
- Türk: Kürt kimliği için anayasal güvence
- Çelik basına TEB'i şikayet etti
- Unakıtan “Abim sağ olsun” davasını kaybetti
- Sırada 60 sanığın ifadesi var
- Asker gönderme muamma
- Rus gemileri Türkiye’de demirledi
- Nur Serter'den de çarşaf açılımı
Yargıtay düğünde 'devlete sövgü' tespit etti
Yargıtay, bir düğünde sarfedilmiş sövgü ifadelerinden açılmış olan davada, devlet gücünün sınırlarını ve nüfuz ettiği alanı düşündürecek bir karar verdi. Davanın ilk görüldüğü yerel mahkeme Yargıtay'ın kararına isyan etti.
soL (HABER MERKEZİ) Yargıtay, tartışmalı bir karara daha imza attı. Yerel bir mahkemenin, polis memurlarına, "ben böyle adaletin, emniyetin, devletin a.... koyarım" diyen D. A. hakkında açılan davada verdiği beraat kararını bozarak, bu sözlerin suç unsuru taşıdığını belirtti ve tekrar karar verilmesi için dava dosyasını mahkemeye geri gönderdi. Yerköy Asliye Ceza Mahkemesi, beraat bozma kararına direnince tekrar Yargıtay'a giden davada, son kararı Yargıtay Ceza Genel Kurulu verecek.
Davaya konu olan olay, Yozgat'ın Yerköy ilçesinde meydana geldi. D.A., düğünlerinin saat 23:00'te sonlandırılmasını isteyen polis memurlarına, başka yerlerdeki düğünlerin devam ettiğini söyleyip karşı çıkarak, bahsi geçen sözleri sarfetti. Polis memurları, D.A. hakkında suç duyurusunda bulunarak "görevliye sövme" suçunun işlendiğini ileri sürdü.
Yerel mahkeme: Politik ve haklı sövgü!
Davaya bakan Yerköy Asliye Ceza Mahkemesi, verdiği ilk gerekçeli beraat kararında, davalının bu ifadesinin basit bir kızgınlık "sövgüsü" olmadığını, genel ve politik bir bağlama yerleştirilebileceğini belirtti. Kararın devamında, devlet kurumlarının idari faaliyetlerinin uyumsuzluğuna ve dengeli yürütülmemesine şahit olan vatandaşların eleştirel bir konum almasının ve giderek "yakışıksız" biçimlerde dahi olsa kınama eylemlerine yönelmesinin "anlaşılabilir" bir durum olduğunu, verilen tepkinin adalet arayışından ileri geldiği ifade edildi.
Yargıtay: Sanık devlete sövmüş!
Davacı polislerin beraat kararına yaptıkları itiraz sonrası dava dosyası, temyiz için Yargıtay 4. Ceza Dairesi'ne geldi. Daire, meydana gelen "sövme" eyleminin kişilere değil de, "görevliye sövme" dolayısıyla görevlinin bağlı olduğu devlet kurumuna "sövme" olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, D. A.'ya verilen beraat hükmünün bozulmasına karar verdi. Ardından, dava dosyasını, beraat hükmünü değiştirmesi için Yerköy Asliye Ceza Mahkemesi'ne geri gönderdi.
"Devletin gücü buna mı yetiyor!"
Dosyayı tekrar alan Yerköy Asliye Ceza Mahkemesi, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin verdiği karara direndi ve beraat hükmünden vazgeçmedi. Yerköy Asliye Ceza Mahkemesi, direnme gerekçesinde, yakışıksız sözler sarf edenleri "terbiye etmek" ve devlet gücünün sınırlarını ve sonuçlarını hatırlatmak için pek mantıklı ve tutarlı olmayan bir yol izlendiğini belirtti.
Gerekçede ayrıca, "idarenin, ama asıl olarak da yargının, dehşetli de olsa, irkiltici de olsa kendisine ve başkalarına karşı söylenmiş sözlerin temellerine inebilme cesaretini taşıması bir zarurettir. Sürecin gelişimi göz önüne alındığında yalnızca sanığın sarf ettiği sözlerde duraklamak bizi toplumsal yaşam ortamlarına aşırı müdahaleye yönelten bir indirgemecilik sonucuyla karşı karşıya bırakabilir" denildi.
"Böyle adalete de, böyle Yargıtay'a da, böyle devlete de..."
Yerköy Asliye Ceza Mahkemesi, Yargıtay kararına direnme gerekçesinde, sanık D. A.'nın "ben böyle adaletin, emniyetin, devletin a.... koyarım" sövgüsünde devlete "isyan"ını ortaya
koyduğunu belirtti. Sövgü ifadesinin "ağırlığı"nın, sanığın "isyanı"nın görmezden gelinmesine gerekçe olamayacağı ifade edilerek, D. A.'nın isyanında haklı olduğuna işaret edildi.
Şimdi son sözü Yargıtay Ceza Genel Kurulu söyleyecek.