Zaman'ın Menderes "hatası"

Yıllardır Menderes dönemine laf ettirmeyen Zaman Gazetesi, dün 6-7 Eylül olaylarının Menderes tarafından planlandığını iddia eden bir haber yayınladı.
Pazartesi, 09 Şubat 2009 10:00

soL (HABER MERKEZİ) Dün, Zaman Gazetesi'nin internet sitesinde 6-7 Eylül olaylarının "tertip" olduğu ile ilgili bir haberler yayınlandı. Vatan Gazetesi'nden Sanem Altan'ın gazeteci Orhan Birgit ile yaptığı röportajı olduğu gibi yayınlayan Zaman, yaşananların hükümet tarafından planlandığı iddiasına sayfalarında yer vermiş oldu. Şimdiye kadar Menderes hükümetinin aleyhindeki haberlere yer vermemek konusunda hayli dikkatli davranan Zaman Gazetesi'nin böylesi bir röportaja internet sayfasında yer vermesi görenleri şaşırttı.

"Pazarlıkta elimizi güçlendirmek için yapıldı"
6-7 Eylül olayları sırasında, Kıbrıs Türktür Derneği 2. Başkanı olan ve aynı zamanda gazetecilik yapan Orhan Birgit, Sanem Altan'a verdiği röportajda Atatürk'ün evine bomba atılması olayının hükümetçe planlandığını söyledi. Birgit, Kıbrıs sorununun çözümü için toplanan Londra Konferansı'na katılan Dışişleri Bakanı Fatih Rüştü Zorlu'nun olayın sorumlularından birisi olduğunu belirtti. Birgit, Atina'da Kıbrıs ile ilgili mitinglerin yapıldığını ve görüşmenin çıkmaza girdiğini belirtirken Zorlu'nun "O zaman Türkler de bir miting yapsın da masada kimlerle oturduklarının farkına varsın bunlar" demiş olabileceğini belirtti. Zorlu'nun masada "Toplumu dizginleyemeyiz, tamam masada biz anlaşırız ama toplumu kontrol edemeyiz" dediğini ve ardından da 6-7 Eylül olaylarının başladığını belirten Birgit, Zorlu'nun elinin güçlendirilmesi için yapılan "tertip"te "kantarın topuzu kaçtı" dedi.

Röportajda Kamil Önal ve Mürşit Yolgeçen'in ismini veren Birgit, bunlardan birinin MİT mensubu olduğunun bilindiğini ve bu isimlerin araştırılmasının yararlı olabileceğini belirtti.

"Davos'ta aynısını gördüm"
Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın ertesi sabah Beyoğlu'nu gezerken "İşin dozunu kaçırdık galiba" sözlerini hatırlatan Sanem Altan, olayların "dozunun kaçmaması" durumunda işe yarayıp yaramayacağını sordu. Birgit bu soruya "Yaramazdı. Çünkü aynısını Tayyip Erdoğan'ın Davos dönüşü hissettim ve çok korktum. Uykum vardı yatmak istiyordum, yatamadım. Ya kalabalık oraya buraya dalarsa diye endişe ettim. 6-7 Eylül tipi olayların bu tür şiddetle başarıya ulaşması mümkün değil" sözleriyle yanıt verdi.

Köprülüzade Fuat'ın açıklamaları
Zaman yazarlarından Mustafa Armağan da dünkü yazısını bu konuya ayırmıştı. Fuat Köprülü'nün, hükümeti suçlayan 4 Haziran 1960 tarihli açıklamalarını hatırlatan Armağan, bu açıklamları Köprülü'nün Demokrat Parti yöneticileri ile arasındaki "kişisel" sorunlara bağlamaya çalıştı.

Köprülü'nün açıklamalarındaki boşlukları işaret etmeye çalışan Armağan, yazısının son bölümünde ilginç ayrıntılara yer verdi. Köprülü'nün "İhtilalin kudretli Albayı Türkeş"in zoru ile açıklamalarını geri aldığını anımsatan Armağan, Türkeş'in rolünün bu kadarla bitmediğini gösterdi. Türkeş'in anılarına başvurarak "Türkeş bir de o sırada olayları sıcağı sıcağına soruşturmuş bir Hakim Albay'dan söz eder ve onun da kanaatinin olayları Menderes ve Bayar'ın tertiplediği yönünde olduğunu söyler. Konunun fazla 'kurcalanmaması' gerektiği inancındadır" diyen Armağan, bu Sıkıyönetim Savcısının'da susuturulduğunu belirtti.