Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Yargı telefonlarının dinlenmesi tartışılıyor

Yargıtay'a, Sincan Adliyesi'ne ve İstanbul Başsavcısı Ayut Engin'e ait telefonların dinlenmesi hakkındaki açıklama ve yorumlar sürüyor.

Yayın Tarihi: 14.11.2009 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin incelemesi üzerine ortaya çıkan yargıya dönük dinlemeler hakkındaki tartışma büyüyor. Çok sayıda yargı mensubu ve hükümet temsilcisi, konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, dün katıldığı bir çalıştayın ardından basına konuyla ilgili açıklamalar yaptı. Gerçeker, “Son günlerde yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı ilkesini çok ciddi şekilde zedeleyecek olaylar ortaya çıkmıştır” dedi.

Gerçeker: Bakanlığın hakim ve savcılar üzerinde vesayeti var
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkan Vekili Kadir Özbek’in önceki gün yaptığı “Yargı savunmadadır” açıklamasına aynen katıldığını belirten Gerçeker,”Bugün yargının hedef tahtası olması, yargının savunma konumunda olması kabul edilebilir, hazmedilebilir bir konu değildir. Bu sorunun takipçisi olacağız. Adalet Bakanlığı’nın hakim ve savcıların üzerinde idari vesayeti var. Biz bütünün parçalarıyız. Bugün üç başlı bir sistemde yargı bağımsızlığı olduğunu, kuvvetler ayrılığı olduğunu hiç kimse iddia edemez. Yargı reformu bunları düzeltmek için yapılmalı” diye konuştu.

Bağımsız bir kurum olan Yargıtay’ın telefonların Birinci Başkanlık Kurulu'nun bilgisi olmaksızın dinlenemeyeceğini hatırlatan Gerçeker, “İlgililer kimse, buradan bir kez daha uyarıyorum: Hukuka aykırı işlemlerden, yargının bağımsızlığını zedeleyecek, kuvvetler ayrılığına aykırı düşecek faaliyetlerden, davranışlardan vazgeçsinler” dedi.

HSYK: İnsan hakları ihlalidir
HSYK’nın Adalet Bakanı ve Adalet Müsteşarı dışında kalan üyeleri, önceki gün konuyla ilgili düzenledikleri toplantının ardından “HSYK’nın Seçilmiş Üyeleri” imzası ile bir açıklama yaparak, gelinen noktayı gündelik yaşamda korku yaratan bir insan hakları ihlali olarak değerlendirmişlerdi.

“Adalet Bakanı, Kurul kararlarının gereğini yerine getirmedi”
Üyeler, Adalet Bakanlığı’na da ciddi suçlamalar yönelttikleri açıklamada şu ifadeleri kullanmışlardı: “Adalet Bakanı, başkanı olduğu Yüksek Kurul’un aldığı kararların gereğini yerine getirmemiş, aksine adalet müfettişleri eliyle hâkim ve cumhuriyet savcıları hakkında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması uygulamasını sürdürmüştür."

Sözlü bir açıklama yapan HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek de, “Yargı şu anda savunma durumundadır. Yargının bu konuma düşürülmüş olması son derece sıkıntı vericidir. Bu Türkiye’nin, sistemin geleceğiyle doğrudan bağlantılı bir durumdur” demişti.

Özbek: Bakanlık taleplerine körü körüne uymayın
Adalet Bakanlığı müfettişlerinin talepleri karşısında dinleme kararı vermek durumunda kalan hâkimleri uyaran Özbek, “Teşkilatımızdan beklediğimiz şudur: Kendilerine intikal eden bu ve benzeri başvurularda hiçbir endişe altında kalmadan adil yargılanma hakkı, insan hakları ve özellikle yasaya uygun kararların üretilmesi bakımından hassas davranmalıdırlar” diye konuşmuştu.

“Sadece dinlemelere dayanarak hüküm vermeyeceğiz”
Özbek ayrıca, Kurul olarak telefon dinlemelerinin tek başına delil sayılmaması ve sadece ses bantlarına dayalı olarak riskli işlem yapılmaması yönünde bir ilke belirlediklerini de bildirerek şunları söylemişti: “Önümüze sadece telefon dinlemelerinin bantlarıyla dosya getiriyorlar konuyla ilgili olmayan, başka bir maddi delili bulunmayan telefon bantları… Bunlarla hüküm vermeyeceğimizi açıklayarak, kolayca dinleme kararı veren meslek mensuplarının da dikkatini çekmek istedik."

Adalet Bakanlığı: HSYK bize talimat veremez
Suçlamalar karşısında akşam saatlerinde bir açıklama yayımlayan Adalet Bakanlığı, Yargıtay santralinin değil, Yargıtay’da odası bulunan YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’na ait telefonun dinlenmesi için karar alındığını belirtmiş ve teknik nedenlerle bu telefonun da dinlenmediğini ileri sürmüştü. Bakan, ayrıca HSYK’nın sert suçlamalarını da “Sözkonusu kurul Bakanlığa talimat veremez” diye yanıtladı. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek de, "Yargının bildiri yayınlaması doğru değil" dedi.

Adalet Bakanı bulmaca gibi konuştu
Öte yandan, ciddi suçlamaların odağında duran Adalet Bakanı Sadullah Ergin, kimse tarafından anlaşılamayan bir ‘açıklama’da bulundu. Ergin, “Biz daha önce bazı hakim ve savcıların telefonlarının dinlenildiğini zaten kamuoyuyla paylaşmışız. Burada yeni bir unsur yok. Dün açıkladık Yargıtay’ın kurumsal olarak dinlenilmesi söz konusu değil. Telefon dinlemelerinden elde edilen delillerle kaç hakim, savcı yargılanmış bir bakın. Kaç tanesi cezaevine girmiş, kaç tanesi yargılanıyor, kaç tanesi meslekten ihraç edilmiş, kaç tanesi disiplin cezası almış. Bunlara bir bakın, araştırın” dedi.

Bilgisiz ve ilgisiz Bakan…
Gazetecilerin “Kaç kişi?” diye sorması üzerine Ergin, “Size sonra bazı somut örnekler vereceğim” diyerek gitti. Ergin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'in iki cep telefonu, ev ve işyeri telefonlarının dinlenmesi yönünde kendi bakanlığının Teftiş Kurulu tarafından izin alındığının ortaya çıması üzerine ise, “Böyle bir bilgiden haberim yok, inceletirim” demişti.

TİB Başkanı: Başbakan dinlenirken niye sustunuz?
Telekomünikasyon İletişim Başkanı (TİB) Fethi Şimşek dinleme iddialarını yalanlayarak “Yargıtay santralinin teknik özelliklerinden dolayı dinlemenin gerçekleştirilemediğini aşılamıştı. Dinlemeleri yapan merciinin TİB olmadığını da belirten Şimşek, “Dinlemeler, ceza soruşturmaları kapsamında soruşturma mercilerince yapılan talepler üzerine, adli kolluk yetkililerince kendi birimlerinde yapılmaktadır” dedi.

Şimşek’in açıklamasının devamı ise şu ilginç ifadeleri içeriyordu: "6 yıldır hakim kararı olmaksızın Başbakan dinlendi. Hiç bir hakim kararı olmaksızın bu ülkenin Başbakanı 6 yıl boyunca dinleniyor, hiç kimsenin kılı kıpırdamazken, mahkeme ve hakim kararı ile dinlenen telefonlar karşısında kopartılmaya çalışılan fırtınanın açık bir çifte standart olduğunu belirtmek isterim."

Eminağaoğlu: Kayıtların imha edildiğini düşünüyorlar
Öte yandan, TİB’in “Dinleme yapılmadı” açıklamasını yalanlayan YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Kanal D’de kendisine ait telefonların dinlendiğini gösterdiğini söylediği bazı belgeleri kamuoyu ile paylaştı.

Eminağaoğlu, “Adalet müfettişleri İstanbul Emniyeti’ne ‘TİB’deki kayıtların bir yedeğini alıp bize gönderdikten sonra bu verileri tamamen silin’ diye talimat veriyor. Fethi Şimşek de, TİB’deki telefonların kayıtlarının hepsinin silindiğini ve bu imha işleminin yapıldığını düşündüğü için bu kadar açık ve rahat konuşuyor” iddiasında bulundu.

TKP: Yargının hiç mi suçu yok?
Öte yandan konuyla ilgili en çarpıcı açıklamalardan biri Türkiye Komünist Partisi’nden (TKP) geldi. TKP Siyasi Büro tarafından dün yapılan "Yargının hiç mi suçu yok?" başlıklı açıklamada, yargı mensuplarının telefonlarının dinlendiğinin ortaya çıkmasının beklenen bir gelişme, ama son derece vahim bir durum olduğu hakimler, savcılar ve meslek örgütleri tarafından bu uygulamalara tepi gösterilmesinin yerinde olduğu belirtilirken, bu noktaya gelinmesinde yargının da payı olduğu vurgulandı.

Haberleşme hürriyetinin en temel insan hakları arasında yer aldığı ve iki kişi arasındaki görüşmelere müdahale edilmesinin faşizan ve ahlaksızca bir durum olduğu belirtilen açıklamada, “Bu hukuksuz uygulamanın yaygınlaşmasında yargının rolü büyüktür. Dinlemeler ne yazık ki adalet sistemimizin en kritik halkalarından birisi haline gelmiştir. Yıllardır hakim ve savcıların bir bölümü, dinleme kararlarının alınması, telefon görüşme ve internet yazışmalarının delil olarak kullanılması için inisiyatif kullanıp yasadışı uygulamalara yasal kılıf uydurulmasına yardımcı oldular” denildi.

"Yargı, toplumun tümü için sesini yükseltmeli"
Yüksek yargı mensuplarınca şimdiye dek yapılan açılamaların yerinde ama yetersiz olduğu görüşüne yer verilen açıklamada, “Cemaat örgütlenmelerinin yüksek teknoloji marifetiyle bütün toplumu korkutarak terbiye etmeye çalıştığı bir ülkede yargı mensuplarının kendilerini dokunulmaz sanmaları anlaşılmaz bir tutum olmuştur” denildi.

Açıklamada, bu faşizan politikaların tüm toplumu sindirme amacını taşıdığına işaret edilerek, yargı mensuplarının sadece kendi mağduriyetlerine karşı değil, “toplumu giderek çıldırma noktasına getirmekte olan bu kolektif hafiyecilik ve röntgencilik hastalığına karşı” seslerini yükseltmeleri gerektiğinin, aksi halde inandırıcı olmayacaklarının altı çizildi.

Sadece yargıyı değil, toplumun tüm ilerici güçlerini “kuşatmayı yarmaya” çağıran TKP Siyasi Büro, TİB Başkanı Fethi Şimşek’in açıklamalarını da eleştirerek, “Konuyla ilgili koordinasyonu yürütecek devlet biriminin başkanının bu kepazeliği 'Başbakan da dinlendi' diyerek geçiştirmeye kalkması, Türkiye'nin nasıl bir zihniyetin elinde olduğunu göstermesi bakımından önemsenmelidir. 70 milyon dinleniyorsa, başbakan da dinlenir!” ifadesine yer verdi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.