Sayfa yolu
Üniversitede yönetim, polis, cemaat el ele
Yayın Tarihi: 04.09.2009 , 13:39 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Geçtiğimiz günlerde Ankara Valiliği'nin öğrenci kayıtlarında üniversite yönetimlerinin "dikkat" etmesi gereken konular hakkında göndermiş olduğu talimatname basına yansımıştı. İstanbul'da bulunan üniversitelerin kayıt haftası olan 1-7 Eylül tarihlerinde yaşananlar, bu talimatnamenin yalnızca Ankara ile sınırlı kalmadığını gösteriyor. İstanbul'daki Marmara, İstanbul, Yıldız Teknik ve Mimar Sinan üniversitesilerinde kayıt günlerinde, yönetim, polis ve cemaatlerin el ele yürüttüğü organizasyonlar göze çarpıyor.
Üniversite yönetimlerinin okul kulüpleri dahil hiçbir kültürel, sosyal, siyasi faaliyete izin vermemesi, geçtiğimiz kayıt dönemlerine göre farklılık gösteriyor. Üniversitelerde bu dönem sayısı daha da artırılan özel güvenlik şirketleri, bu tür faaliyetler için girişiminde bulunan öğrencilere baskı uyguluyor. Üniversitede "ideolojik" faaliyet yürütmenin yasak olduğu gerekçesiyle, cemaat ve tarikat yurtlarına gidilmemesi için öğrencileri ve velileri uyaran, öğrencileri okuldan çıkaran yönetimler, dışarıda da kendi öğrencilerini Emniyet görevlilerinin keyfi olarak uyguladıkları kimlik kontrolü ve sözlü tacizleriyle karşı karşıya bırakıyor. Kimi örneklerde, işi ilerici öğrencilerin fotoğraflarını çekmeye kadar vardırma cüretini gösteren polislerle öğrenciler arasında gerilim yaşandığı biliniyor.
Üniversite kapısında "valilikten" onaylı belgeleriyle tanıtımlarını yapan cemaat yurtları, üniversiteyi yeni kazanan ve kalacak yer sıkıntısı olan öğrencilere rahatça ulaşıyor. Her üniversite kapısında ortalama on yurdun tanıtım masası ve bunlara ek olarak Kuran dağıtım noktaları yer alıyor. Adı sanı belli olmayan vakıfların "burs" başvuru noktaları, maddi zorluk çeken öğrenciler için bir çekim noktası oluyor.
Dışarıda cemaat, içeride polis
Okul içinde çalışmak isteyen cemaatçileri dışarı çıkartarak görünüşü kurtarmanın yanı sıra daha rahat çalışma olanağı veren okul yönetimi, üniversite kampüslerinin merkezi yerlerinde Emniyet Genel Müdürlüğü'nün tanıtım stantlarının açılmasına izin veriyor. Açılan stantların tıpkı bir üniversiteye kayıt noktası gibi kurgulanması ise durumu daha ilginç hale getiriyor.
“Polis amcalar” seni kötü arkadaşlardan koruyacaklar
Bu stantlarda üniversite öğrencileri arasında "ideolojik" tartışma yapanların olduğu, bu tür öğrencilerin terör örgütü üyesi olduğu gibi "bilgiler" veriliyor. Emniyet Müdürlüğü'nün bu stantlara kayıt olan öğrenci velilerine verdiği söz ise gerçekten takdir edilmeyi hak ediyor: "Tüm öğretim hayatı boyunca çocuğunuzu bu ve bunun gibi zararlı gruplardan koruyacağız." Stantlara gelerek kaydını yaptıran öğrenciler bu “koruma” işlevinin dışında nelerden faydalanacaklarını sorduklarında, yıl boyunca birçok gezi, panel yapılacağı yanıtını alıyorlar. Kayıt kuyruklarında velilere Emniyet Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı klasörü dağıtan sivil polisler ise, ilk günden tüm öğrencilere "merhaba" diyor.
Emniyet Müdürlüğü'nün "tanışma" stantları yeni bir uygulama değil. Son yıllarda gittikçe yaygınlaşan bu stantlarda öğrencilere üzerinde “üniversitede yapılmaması gerekenler” listesiyle kaplı kırtasiye ürünleri dağıtılıyor. Ancak bu sene tüm üniversitelerde bu stantların açılması, ilerici öğrencilerin faaliyetlerinin yasaklanması ve cemaat yurtlarına verilen "izinler" ile valiliğin göndermiş olduğu yazı birleşince ortada planlanan bir süreç olduğu anlaşılıyor. Kısacası herkes el ele veriyor ve üniversitelerde gericiliğin nüfuz etmesi için tüm imkanlar seferber ediliyor.
Cemaat yurtları paralı eğitimin meyvesini yiyor
ÖSS yerleştirme sonuçlarından sonra, Fethullah Gülen cemaatine üniversiteyi yeni kazananların listesinin gönderildiği basına yansımıştı. Ancak bu listelerin nasıl gönderildiği ve niye gönderildiği üzerinde pek durulmamıştı. Tüm bu yaşananlara ek olarak cemaat yurtlarının özellikle büyük kentlerin otogarlarında stantlar açtığını ve üniversiteyi yeni kazanan öğrencilerin imkansızlıklarından daha otobüsten iner inmez faydalanmaya çalıştıkları gözleniyor.
Toplumda cemaatçiliğin meşruluğunun yerleştiği bu dönemde, eğitimin paralı olması en çok tarikatlar ve cemaatler yiyor. Maddi sıkıntıları olan yüzbinlerce öğrenciye yurt ve burs sağlamayan devlet, böylelikle kendi gençliğini cemaatlere emanet ediyor.
Yine de kayıt esnasında yüzlerce velinin ilerici öğrencilerle birlikte bu stantlara tepki gösteriyor. Öğrencilere koyulan yasaklara veliler ve yeni üniversiteliler birlikte karşı çıkıyor.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.