Türkiye 'kalkan' karşısında 'yumuşadı'

Türkiye, yaklaşan NATO zirvesi öncesi füze kalkanı konusunda 'yumuşama' işaretleri verdi.
Salı, 09 Kasım 2010 10:50

Deniz Zeyrek'in haberine göre daha önce ‘avcı füze istemeyiz’ noktasında olan Ankara, 19-20 Kasım’daki NATO zirvesinde en fazla “İran tehdit olarak belgelere geçmesin” talebinde ısrar edecek. Zeyrek'in haberi şöyle:

Diplomatik kaynaklara göre, ABD ve NATO ile bir süredir devam eden ‘Füze Kalkanı’ pazarlığında sona yaklaşıldı. 19-20 Kasım’da Lizbon’da yapılacak NATO zirvesinde Türkiye heyetine başkanlık edecek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Lizbon’a “Türkiye füze kalkanının parçası olabilir, ancak komşuları ‘tehdit’ ilan edilmeden ve kalkan bu ülkelere karşı gösterilmeden” görüşüyle gidecek.

Avcı füze olabilir
Önceki değerlendirmelerde, Türkiye’nin tavrı “Sadece radar kurulabilir, avcı füze olmaz” şeklinde belirlenmişti. Ancak son yapılan NATO zirvesi hazırlık toplantısında pazarlıkların bu tür kesin yargılarla yapılmaması kararlaştırıldı. Türkiye, bazı talepleri doğrultusunda füze kalkanının en önemli parçalarından olan ‘avcı füzelere’ de ev sahipliği yapabilir.

‘İran tehdit olmasın’
Türkiye’nin Lizbon’da masaya koyacağı diğer unsurlar ise iki noktada yoğunlaşacak. Bunların ilki, İran’ın tehdit olarak NATO belgelerine geçmemesi ve Türkiye’de konuşlandırılacak kalkan unsurlarının İran’a karşı olduğunun belirtilmemesi ve bunun yerine kalkanın ‘NATO konsepti’ çerçevesinde ‘caydırıcı unsur’ olarak konuşlandırıldığının vurgulanması. Türkiye’nin diğer kaygısı da NATO Füze Kalkanı’nın, Türkiye’nin ulusal hava savunmasından yararlanacak şekilde değil, Türkiye’nin hava savunma sisteminin NATO füze kalkanından yararlanacağı şekilde tesis edilmesi. Daha açık bir ifade ile Türkiye, kalkan sayesinde hava savunma harcamalarını arttıracak değil azaltacak bir kalkan sistemi istiyor. Türkiye’nin tutumundaki bu yumuşamanın, Rasmussen olayının bir benzerinin yaşanmaması kaygısından kaynaklandığı öğrenildi. Daha önce NATO Genel Sekreteri belirlenirken Ankara, eski Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen'i kabul etmeyeceğini açıklamış, ABD'nin baskısıyla geri adım atmıştı.

(soL-Haber Merkezi)