Türkiye eğitiminde sınıfta kaldı!

OECD “Bir Bakışta Eğitim 2012” raporu yayımlandı. Buna göre, Türkiye 2010 itibarıyla üniversite eğitimine ulaşan kişilerin nüfusa oranı açısından sondan üçüncü oldu. Ayrıca Türkiye, OECD ülkeleri ve rapora konu olan G20 ülkeleri arasında eğitime ve istihdama dâhil olmayan kadınları sayısının en yüksek olduğu ülke.
Çarşamba, 12 Eylül 2012 21:22

OECD “Bir Bakışta Eğitim 2012” raporu yayımlandı. Rapora göre, birçok ülkede eğitim harcamalarının artmasına karşın yüksek öğretime erişimin konusundaki eşitsizlik devam ediyor.

Yeni OECD raporu eşitsizliği azaltmak, istihdamı ve sınıflar arasındaki sosyal hareketliliği arttırmak amacıyla hükümetlerin erken çocukluk eğitim programlarına yatırım yapmalarını ve yüksek öğretim maliyetlerini makul seviyede tutmalarını tavsiye ediyor.

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria, günümüzün bilgi ekonomisinde başarılı olabilmek için ülkelerin daha eğitimli ve vasıflı işgücüne olan ihtiyaçlarının giderek arttığının altını çizdi. Erken yaşlarda işgücüne yapılan yatırımın gelecekteki başarının temellerini belirlediğini ifade eden Gurria, “Toplumların ve ekonomilerin gelişimi için yüksek kalitede eğitim ve beceri hükümetlerin öncelikleri arasında yer almalıdır. Ayrıca yoksulları destekleyen ve eşit erişim imkânı sağlayan kapsayıcı bir eğitim politikası bu önceliklerin önemli bir sacayağını oluşturmalıdır” şeklinde konuştu.

Söz konusu OECD raporuna göre, Avustralya, Finlandiya, İrlanda ve İsveç düşük eğitimli ailelerin bir yüksek eğitim derecesi elde etmiş çocukları açısından en yüksek başarı oranlarına sahip ülkelerken Türkiye, İtalya, Portekiz ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bu çocukların yüzde 40’ından fazlası lise eğitimini dahi tamamlamamış.

Türkiye üniversite eğitimine erişebilenler açısından sondan üçü oldu
OECD ve sadece bağlı kuruluşlarına üye ülkeler arasında üniversiteye devam edenlerin sayısı itibarıyla yapılan sıralamada Kore, Japonya, Kanada, Rusya, İrlanda, Norveç, Yeni Zelanda, İngiltere, Avustralya ve Lüksemburg ilk 10’da yer alırken Türkiye sondan üçüncü oldu. Yalnızca Brezilya ve Çin’i geride bırakan Türkiye 2010 itibarıyla üniversite eğitimine ulaşan kişilerin nüfusa oranı açısından sondan üçüncü sırada yer aldı.

Kore’de nüfusun yüzde 67’si, Japonya ve Kanada’da yüzde 59’u üniversite eğitimi alırken, Türkiye’de ise ilk ve ortaöğretimden sonra yükseköğretime devam edenlerin oranı yüzde 20’nin altında kaldı.
Hemen hemen tüm OECD ülkelerinde en az 13 yıl okul eğitimi devam ederken, Türkiye, Suudi Arabistan, Çin ve Endonezya’da nüfusun yüzde 90’ı ortaokul-liseyi terk ederek ancak 8-10 yıl arasında eğitim alıyor. Diğer taraftan kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen kesintili eğitim sistemi de zaten düşük olan eğitim süresinin daha da düşmesini mümkün kılıyor.

Rapora göre, önemli adımlar atılmasına karşın kimi ülkelerde lise eğitimine katılanların sayısı OECD ortalamasının oldukça altında kaldı. Örneğin Türkiye, Brezilya, Çin, Meksika ve Portekiz’de 25-34 yaş arasındakilerin yaklaşık yarısı lise eğitimi almamış durumda.

Türkiye’de nüfusun yalnızca yüzde 61’den az bir bölümü eğitimi sistemine dâhil
Ülkeler, üniversite eğitimi alması beklenen gençlerin nüfusa oranı açısından karşılaştırıldığında ise bu oranın Türkiye, Meksika ve Suudi Arabistan’da yüzde 25 iken, Danimarka, İzlanda, Polonya, İngiltere ve Avustralya’da yüzde 50 olarak tespit edildi.

34 OECD ülkesini ve veri elde edilen diğer G20 ülkelerinde inceleyen rapora göre, 2010 yılında Belçika, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Finlandiya, Almanya, Macaristan, Lüksemburg, Polonya, Slovak Cumhuriyeti ve Slovenya’da 15-19 yaş arası öğrencilerin yüzde 90’ından fazlası eğitim sistemine dâhilken, Türkiye ve Meksika’da ise aynı dönemde yalnızca nüfusu yüzde 61’den az bir bölümü eğitimine devam ediyor.

Türkiye hem eğitime hem de istihdama katılmayan kadınlar yönünden birinci
Eğitim ve istihdam arasındaki ilişkiyi cinsiyet yönünden de ele alan OECD raporuna göre, hem eğitime hem istihdama katılmayan kadınların oranı Türkiye’de erkeklerin iki katı düzeyinde. 15-29 yaş arası kadınların yüzde 52’si, erkeklerin yüzde 20’si ne okuyor ne de çalışıyor. Söz konusu bu veriler doğrultusunda Türkiye, eğitimin dışında kalan ve istihdam edilmeyen kadın oranı açısından OECD ülkeleri arasında birinci sırada yer alıyor.

Rapora göre, Türkiye ve Meksika 15-29 yaş arasındaki kadınların eğitim sistemi içinde en az kaldıkları iki ülke. Meksika’da kadınlar 5 yıl, Türkiye’de ise 4.3 yıl eğitim sisteminin içinde kalıyor. Aynı zamanda bu iki ülke en uzun süre kadınların istihdamın dışında kaldığı ülkeler. Buna göre, kadınlar Meksika’da 5.1, Türkiye’de ise 7 yıl işgücü dışında kalıyor. Bu durum Meksika ve Türkiye’de kadınların eğitimlerinin ardından, istihdama dahil olmak yerine aile kurmalarından kaynaklanıyor.

İrlanda, İsrail, İtalya, Meksika, İspanya ve Türkiye’de 15-29 yaş arası kadınların yüzde 20’den fazlası ne eğitimde ne de istihdam içinde yer alıyor.

Türkiye’de öğretmen maaşları satın alma gücü bakımından OECD ortalamasının altında
Öğretmen maaşlarının da konu edinildiği raporda, Türkiye’de öğretmen maaşları 10 yılda ikiye katlanmasına karşın deneyimli bir lise öğretmeninin Türkiye’de satın alma gücü paritesi OECD ortalamasının altında kaldı. Buna göre, bir öğretmenin Türkiye’de yılda satın alma gücü paritesine göre 27 bin 237 dolar kazanırken, OECD kazanç ortalaması 49 bin 721 dolar olarak belirlendi. Ayrıca Türkiye’de eğitimin her kademesinde görevli olan öğretmenlerin en yüksek ve en düşük maaşları arasındaki fark yüzde 30 yakın.

Reel anlamda 2000 ile 2010 yılları arası öğretmen maaşlar birçok ülkede arttı. Buna göre, Danimarka, Estonya, İrlanda, Portekiz ve İskoçya’da maaşlar eğitimin her kademesinde en az yüzde 20 artarken, Çek Cumhuriyeti ve Türkiye’de on yıl boyunca ikiye katlandı. Yalnızca Fransa ve Japonya’da öğretmen maaşları reel anlamda yüzde 5 geriledi.

Ayrıca Çin, Fransa, İsrail, Meksika ve Türkiye’de öğretmen başına 20’den fazla Şili, İzlanda, Yeni Zelanda, Slovenya ve İsveç’te ise 10’dan az öğrenci düşüyor.

(soL- Haber Merkezi)