Sayfa yolu
TTB medyayı ve Başbakan'ı uyardı
Yayın Tarihi: 18.03.2010 , 15:50 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, İstanbul'daki tramvay kazasında yaşamını yitiren Buket Bulut'un yaşama dönebileceğini iddia eden Dr. Haluk Deda'yla ilgili olarak medyada çıkan "mucize doktor" haberlerini ve Buket hakkında "beyin ölümü gerçekleşmiştir" raporunu veren heyete rağmen Başbakan'ın Deda'yı devreye sokmasını eleştiren bir yazılı açıklama yaptı.
"Beyin ölümü, geri dönüşsüzdür"
Geçtiğimiz hafta içerisinde tramvay kazası sonucu ölen iki lis öğrencisinin ve en son da "beyin ölümü" gerçekleşen Buket Bulut’un ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dilenen açıklamada, "beyin ölümü, adı üzerinde, ölümdür. Ölüm de, yine bilindiği gibi, geri dönüşü olmayan bir olaydır. Tersinden düşünürsek, 'geri dönme' olasılığı olsaydı, ölümden söz edemezdik. Nitekim, geri dönme olasılığı bulunan başka durumlarda beyin ölümünden değil, örneğin bitkisel yaşam durumundan söz edilmektedir" denilerek, beyin ölümü kavramı üzerinde yaratılan belirsizliğe yanıt verildi.
Medyanın haberciliği eleştirildi
"Basın organlarının 'beyin ölümü' kavramının anlamına dikkat etmeden haber yapmaları"nın olumsuz sonuçlarına dikkat çekildiği TTB açıklamasında, bu olumsuzluklar şu şekilde sıralandı:
"1. Toplumda tıbba olan güven azalacak, tıbbın “ölüm” dediği olgularda dahi, ölmeme, bir geri dönme olasılığının var olduğu zannı oluşacaktır.
"2. Beyin ölümü kavramının en önemli uygulama alanlarından biri olan organ bağışlarını azaltabilecektir. Nitekim hastanın yakını “mucize” beklentisiyle organ bağışında bulunmayacağını açıklamıştır.
"3. Beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın bir “mucize” ile de olsa sağlığını kazanabileceği zannı, sınırlı sayıda olan yoğun bakım birimlerine daha fazla gereksinim duyan / gerçekten yarar sağlanabilecek olan hastaların bu olanaktan yararlanmalarını engelleyebilecektir."
"Bilimde 'mucize' yoktur!"
Basının, Buket ile ilgili haberlerde "mucize" sözcüğünü kullanarak, "doğada bulunmayan, gerçekleşmesi olanaklı olmayan durumların gerçekleşebileceği zannını uyandırarak toplumu yanlış yönlendirme ve duyguların aklın önüne geçmesine neden olma"ya yol açmaması gerektiği ifade edildi.
"Mucize" ve "mucize doktor" ifadelerinin bilim dışılığın yanı sıra ahlaki açıdan da sorunlu olduklarına dikkat çekilen açıklamada, "bir hekime bilimsel dayanağı olmayan bir değer atfetmesi, bir hekime diğer sağlık çalışanlarının sahip olmadığı insanüstü bir değer atfetmesi, bir insana tanrısal güçler atfetmesi, sansasyonel, diğer deyişle duygulara seslenerek boş umut yaratması ve bilimsel bilgiye olan inancı zayıflatması bu ifadenin değersel sorunlarından başlıcalarını oluşturmaktadır" yorumu yer aldı.
"Mucize doktor"u harekete geçiren "mucize Başbakan"...
TTB Merkez Konseyi açıklamasında, "mucize doktor" ifadesinin, "bazı hekimlerin mucizevi güçleri olduğunu ve bu güçleri ancak kendilerini sağlık hizmeti vermeye ikna edecek kudrette kişilerin isteği üzerine harekete geçirdikleri gibi masalsı bir anlayışı beslediği"ne yapılan vurguyu, Başbakan Tayyip Erdoğan'a yönelik eleştiri takip etti.
"Başbakan’ın 'mucize doktor getirtmesi' hem hatalı, hem de güven azaltıcıdır" denilen açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı kişisel insiyatif kullanarak, tamamen öznel gerekçe ve dayanaklarla 'uygun gördüğü' bir hekimi 'getirtmiştir'. Benzer durumdaki hastalar ve ülkemiz sağlık çalışanları için son derece rahatsız edici olan bu tutum, aynı zamanda hem sağlık hizmetlerinin örgütlenmesine duyulan güveni azaltmakta, hem de bir politikacının elindeki gücü kendi öznel gerekçeleriyle dilediği gibi/bilim dışı kullanmasının bir örneğini oluşturmaktadır" değerlendirmesi yer aldı.
Dr. Haluk Deda hakkındaki gerçeklere de göndermede bulunulan açıklamada, "ayrıca hastalar üzerinde zaman zaman etik kurallara ve hukuka aykırı olarak deneysel çalışmalar yapıldığı, dahası yeterli bilimsel bilgi olmadığı halde iyileştirme sözü verilerek çaresiz durumdaki hastaların umutlarını araçlaştıran hekimler olduğu gözden uzak tutulmamalı, kendisine görüş sorulan hekim ya da hekimlerin mesleki pratikleri de sorgulanmalıdır" değerlendirmesi yer aldı.
TTB açıklaması, "ayrıca, bu ve benzeri tıbbi ifadelerde belirsizlik ya da kararsızlık oluştuğunda gerek Türk Tabipleri Birliği ve tabip odalarının, gerekse de uzmanlık derneklerinin katkıda bulunmaya hazır olduğunu bir kez daha anımsatıyoruz" ifadesiyle son buldu.
(soL-Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.