"Sözde zorunlu, imajda dindar, özünde kapitalist 4+4+4 ile travmatik nesiller yetiştirilir"

Akşam gazetesi yazarı ve SM üyesi Nihal Kemaloğlu bugün kaleme aldığı yazısında, 'sözde' zorunlu, 'imajda' dindar, 'özünde ise' hiper kapitalist 4+4+4 eğitim sisteminin travmatik yeni nesiller yetiştireceğine dikkat çekiyor.
Perşembe, 30 Ağustos 2012 15:46

Akşam gazetesi yazarı ve Sosyalistlerin Meclisi (SM) üyesi Nihal Kemaloğlu bugünkü “Travmatik yeni nesiller yetiştirilir” başlıklı yazısında, kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen yeni Milli Eğitim Reformuyla asıl amacın Türkiye’de 'eğitimin kamusal bir hak' olmaktan çıkartılması olduğunun altını çiziyor.

Kemaloğlu, kapatılan etüt okulları, engellilerin elinden alınıp İmam Hatip'e dönüşen devlet okulları ve sabah karanlığı 07.30 ve akşam karanlığı 19.00'da açık ikili eğitim yapan okullarla, yılda 2.5 milyon çocuk okula başlarken 2023'e kadar çok sayıda travmatik kuşağın yaratılacağını belirtiyor.

“Yorgun ve erken büyütülmüş çocuğumsu kalabalıklar”
Kemaloğlu, 10 Eylül'de ilköğretim okullarının 1. sınıflarının öğretime başlamasıyla birlikte uygulanmaya başlanacak olan 4+4+4 modelinde 66-84 aylık çocukların, bir arada 40 kişiden fazla sınıflara doluşturularak fiziksel alt yapısı 5.5 yaşa uygun olmayan okullarda, 'eti senin kemiği benim' temennileriyle Milli Eğitim müfredatına teslim edileceklerini ifade ediyor.

Oysaki dünyada 40'tan fazla ülkede ilköğretimin 7 yaşında başladığını ifade eden Kemaloğlu, AKP iktidarının dayatmasıyla 1. sınıfa kaydedilen 66-84 aylık 2 milyon 313 bin çocuğun aynı sınıfta bir arada nasıl bir eğitim verileceğini, nasıl bir pedagojik yöntem izleneceğini ya da böyle bir yöntemin var olup olmadığını bugüne kadar bilen birinin çıkmamasını eleştiriyor.

Diğer taraftan, erken yaşta çocukların okula başlamasının zararlarını bilerek karşıt görüş bildiren uzmanların itirazlarının AKP hükümeti tarafından hiçe sayılması ise bir başka gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. Bu bağlamda, '4+4+4 sistemi bir sağlık sorunudur' diyerek yeni yasayla 5.5 yaşındaki çocukların okula gönderilmek zorunda bırakılmasına karşı çıkan uzmanlar, küçük yaşta çocukların ilkokula başlatılmasının bedensel, ruhsal ve sosyal gelişim açısından bir sağlık riski olduğunu dile getirmişti.

Hiper kapitalist eğitim sisteminin Milli Eğitim Reformu adıyla yürürlüğe girdiğini belirten Kemaloğlu sözlerini şöyle devam ediyor:

“Ritmik seken, ayakkabısını bağlayan ama okuldaki lavaboya erişemeyen, kendisinden 6 yaş büyük üst sınıflarla ortak tuvalet paylaşacağı öngörülen, öz bakımını ve tuvalet temizliğini yapacağını umduğumuz çocuklarımızı 1. sınıf diye okula başlatarak kitlesel eğitim devrimi yaptığımıza inanabiliriz… Elbette 5 yaşında okula başlayanın 8 yaşında sıkı bir dershane müşterisi olacağını, dershaneye gidemeyen dar gelirli ailelerin çocuklarının da 9 yaşında oto ve imalat sanayine yönleneceğini ve hayatın 'çocukluk evresinden' otoriter devlet ideolojisiyle nasıl 'yorgun ve erken büyütülmüş çocuğumsu kalabalıklara' evrildiğini göreceğiz.”

“1. sınıflardaki gelişim uçurumu ‘ücretli’ ya da atamalarla mağdur edilmiş sınıf öğretmenlerinin sırtında”
Çocukların okula başlayacağı 10 Eylül’de Milli Eğitim Bakanlığı’nın aynı gün 40 bin öğretmenin atamasını yapacağını vurgulayan Kemaloğlu, pedagojik olarak okul öncesi eğitime devam etmesi gereken 5.5 yaşındaki miniklerle aynı sınıfta kendilerinden iki yaş büyük 84 aylık çocukların arasındaki motor, zihinsel, duygusal gelişim arasındaki farklılığı kapatmanın da 40 dakikalık derslerde 'ücretli' öğretmene düşeceğine dikkat çekiyor.

Kemaloğlu ayrıca, ücretli öğretmenlerin yanı sıra özür grubu atamalarıyla mağdur edilmiş eşinden çocuklarından ayrı, iki ayrı ve uzak ilde kira veren ev geçindiren moral çöküntüsü yaşayan, parçalanmış aileleriyle sınıf öğretmenlerinin 1. sınıflardaki bu sarsıcı gelişim uçurumunu dikkate alarak eğitim yapmak durumunda kalmasının altını çiziyor.

“Devlet, vatandaşı hileli rapor için hastaneye yolluyor”
Diğer taraftan, 5.5 yaşındaki çocuğunu okula göndermek istemeyen velilerin ise devlet hastanelerinden çocuklarına 'yaşıtlarından geridir' diye yazan raporlar alma peşinde olduğunu dile getiren Kemaloğlu, bu yöntemle devlet vatandaşı hileli rapor için hastanelere yollarken çocukların da 5.5 yaşında devlet kayıtlarına 'mental gerilikle' sicillenmiş olarak geçeceklerini belirtiyor.

Ayrıca, küçük yaşta çocuğunu okula göndermek istemeyen velileri bekleyen bir diğer tehlike ise söz konusu raporlarla özel hastaneler için yeni bir rant kapısı açılmış olması.

Velilerin her fırsatta duydukları endişeleri, hekimlerin ve uzmanların ise yaptıkları açıklamalarda uygulamanın bilimsel anlamda yanlışlığını dile getirmesine rağmen AKP iktidarının kendi tabanını konsolide ederek dayattığı 4+4+4 eğitim modelini eleştiren Kemaloğlu’na göre, anlaşılan birkaç kuşak da 5.5 yaşında okula başlayarak ya da başlamayarak her halükarda 'travmatize bir sürecin' mağdurları olarak yetiştirilecek.

(soL-Haber Merkezi)