Selahattin Demirtaş: 'Suriye'deki Kürt oluşumu Lazkiye'yi de içine alırsa…'

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Demirtaş, Suriye’de Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Lazkiye’nin Kürt oluşumuna katılması durumunda Kürtlerin büyük bir sorunun ortadan kalkacağını söyledi.
Perşembe, 23 Mayıs 2013 18:30

Habertürk Ankara Bürosu’na konuk olan Demirtaş, gündeme dair açıklamalarda bulunurken, toplantıda bulunan Fatih Altaylı, Demirtaş’ın açıklamalarını bugünkü köşesine taşıdı.

Demirtaş, “AKP sözünü tutsa da, tutmasa da biz artık silahlı mücadele döneminin geri gelmeyeceğini biliyoruz” diyerek silahlı mücadele döneminin kapandığını belirtirken, Altaylı’nın Başkanlık sistemine ilişkin sorusuna ise “Başkanlık sistemi olmaz demiyoruz ama, AKP’nin istediği türde bir Başkanlık sistemine evet demeyiz” dedi.

Demirtaş’ın belki de en kritik açıklamalarından birisi Suriye’de Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Lazkiye’ye ilişkin sözleriydi. Demirtaş: “Suriye'deki Kürt oluşumu, Lazkiye'yi de içine alırsa Kürtlerin büyük bir sorunu ortadan kalkar. Denize alışırlar ve Türkiye'ye tam bağımlılık ortadan kalkar” diye konuştu.

Röportajın öne çıkan bazı bölümleri şöyle:

'Silahlar bir daha Türkiye’ye dönmez'

"PKK bu yüzden mi silahlı bir biçimde sınır dışına çıktı. AK Parti'nin sözlerini tutmaması, Anayasa'nın beklentilerinizi karşılamaması durumunda yeniden silahlı mücadeleye mi dönecek PKK? Terör hortlayacak mı?"

BDP Eşbaşkanı'nın yanıtı kısa ve netti:

"Hayır."

"Çok net biçimde söylüyoruz ki, artık silahlı mücadele dönemi kapanmıştır. Bundan sonra PKK'nin Türkiye'de silahlı bir mücadele yürütmesinin ne anlamı kalmıştır, ne gereği kalmıştır. AKP, Türkiye'yi daha özgürlükçü hale getirirse çok iyi olur. Eğer getirmezse, biz getirmesi için siyaseten kendilerini zorlarız, siyasi baskı kurarız. Ama artık Türkiye'de Kürt sorununun silahla çözümü diye bir şey olamaz. AKP sözünü tutsa da, tutmasa da biz artık silahlı mücadele döneminin geri gelmeyeceğini biliyoruz. Artık demokratik yollardan, siyasi yollardan Türkiye'yi özgür ve demokratik bir ülke haline getirmek istiyoruz. CHP'nin bu süreçte yer almasını da bu yüzden istiyoruz. CHP de destek verirse, AKP'ye daha fazla baskı kurabiliriz, daha özgürlükçü bir Türkiye ve Anayasa için."

"Peki niye şimdi, niye daha önce değil? Pazarlık ne?"
"Aslında geç bile kalındı. 14 yıl önce bırakılmalıydı silahlar. Ama Türkiye'de de herkesin işine geliyordu bırakılmaması kontrol edilebilir bir silahlı ortam olması isteniyordu. Öcalan da söylüyor geç kalındığını, bu işin daha önce olabileceğini. Demek ki, şartlar şimdi olgunlaşmış. Demek ki, daha önce işi bu noktaya getirecek bir irade yokmuş. Başbakan Erdoğan bu iradeyi gösterdi. Tek fark budur."

"Ya Öcalan'a özgürlük meselesi" diye bam teline basmak istiyorum Demirtaş'ın.
"Böyle bir pazarlık da söz konusu değil. Çatışma biter, kan biter. Zaman geçer. Öcalan'ın hapiste olmasının anlamsızlığı toplumsal bir kabul görür. O zaman o da olabilir. Şartlardan biri değil."

“Lazkiye Kürt olursa”

Ardından Demirtaş, yeni bir Ortadoğu şekillendiriyor.
"Üç Kürt devleti olabilir. İran'da bir Kürt devleti, Irak'ta bir Kürt devleti, Suriye'de bir Kürt devleti. Suriye'de de Irak'taki gibi bir Kürt özerk bölgesi olacağı artık kesin. Tabii bu Suriye'deki Kürt oluşumu, Lazkiye'yi de içine alırsa Kürtlerin büyük bir sorunu ortadan kalkar. Denize alışırlar ve Türkiye'ye tam bağımlılık ortadan kalkar. Irak'ta merkezi yönetim bugünkü anlayışını sürdürürse Irak'taki Kürt devleti tam bağımsız olarak da ortaya çıkabilir."

"Ya Türkiye'deki Kürtler?" diyorum merakla.
"Gerek yok. Ama olabilir de. Burada bir Türk-Kürt konfederasyonu çok büyük bir güç olur. Onu görmek lazım."

“Başkanlık sistemi olmaz demiyoruz ama…”

"Anayasa konusunda AK Parti'ye destek vereceğiniz ve referanduma imkân sağlayacağınız söyleniyor."
"Yok öyle bir şey. Özgürlükçü bir Anayasa ile ilgili umutlarımızı koruyoruz. Bir kez daha söylüyorum: CHP bu süreçte yer alırsa çok daha güçlü bir biçimde bu Anayasa için zorlayabiliriz. Başkanlık sistemi konusunda biz AKP'nin istediği türde bir başkanlık sistemine karşıyız. Başkanlık sistemi olmaz demiyoruz ama AKP'nin istediği türde bir başkanlık sistemine asla olur demeyiz. Anayasa'nın referanduma gitmesini zaten istiyoruz. 367 oyla geçse bile referanduma gitmeli diye düşünüyoruz."