Selahattin Demirtaş: 'Gemileri yakmayalım'

Mecliste bir grup gazeteciyle görüşen BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş gündemdeki meseleleri değerlendirdi.
Perşembe, 13 Eylül 2012 15:56

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş dokunulmazlıkların BDP üzerinden tartışılmasına tepki gösterdi, dokunulmazlıkların kürsüyle ve ifade özgürlüğüyle sınırlı kalmasını savunduklarını söyledi. Kürt sorununda çözüm adresi olarak demokratik siyaset zeminini gösteren Demirtaş, "ipler kopmuştur, gemiler yakılmıştır demeyelim" şeklinde konuştu. BDP'li vekillerin abartılı özel hayatı olmadığını da vurgulayan Demirtaş, "Arkadaşlarımız medya manipülasyonlarına karşı dikkatli olmalılar" dedi.

Meclis’te bir grup gazeteci ile sohbet eden Demirtaş güncel gelişmeleri değerlendirdi. Demirtaş şu mesajları verdi:

‘Dokunulmazlıkların BDP üzerinden tartışılması ilkesizlik’
Dokunulmazlık meselesini parlamento gündemine alırsa, partimiz de resmi olarak tartışır. Milletvekillerinin bu kadar dokunulmazlığının olması doğru bir şey değil. Fakat tartışmanın birkaç BDP’li milletvekili üzerinden yapılması da ilkesizliktir. Dokunulmazlıkları sınırlayalım, ifade özgürlüğü, kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir şey kalmasın biz de böyle bir değişikliğe ‘evet’ demeye hazırız.

‘Parlamentonun meşruiyeti tartışmaya açılır’
Dokunulmazlıkları kalkan milletvekillerimiz bu mahkemeler tarafından tutuklanırsa ne olacak? 8 milletvekilimiz tutuklu, Hatip Dicle’nin milletvekilliği elinden alınmış, gasp edilmiş. Bir bu kadar daha milletvekili tutuklanıyorsa o parlamentonun çalışmaması lazım bence. O saatten sonra parlamento yasa çıkaramaz. Parlamentonun meşruiyetini kendi elleri ile tartışmaya açmış olurlar.

‘Önümüzdeki tek seçenek demokratik siyaset zeminidir’
Başbakan ‘BDP seçimini, tercihini yapsın’ derken, BDP sanki karar arifesinde ‘dağa mı gitsek, Meclis’e mi gelsek’ diye bir tartışma yürütüyor. Bu çağrıyı yaparken bizden ne bekliyor, ne söylediğinin farkında mı? BDP seçime girmiş, tercihini yapmış, parlamentoya gelmiş bir parti. Bize bir kez daha neyin seçimini dayatıyor anlamış değilim. Ya da BDP ’ye oy verenlere dağın yolunu mu gösteriyor? BDP daha nasıl seçim yapabilir? BDP ve blok milletvekilleri olarak önümüzde bir seçenek var, iki seçenek yok. O da demokratik siyaset zeminidir.

‘Gemileri yakmayalım'
Başbakan bize niye öfkeli? Kürtlerle ilgili çok olağanüstü güzel şeyler yaptığını ve Kürtlerden bunun karşılığını almadığını düşünüyor. Bu öfkesini BDP’ye karşı nefret, öfke dili kullanarak ifade ediyor. Siyasette ‘ipler tümden kopmuştur, gemiler yakılmıştır’ dememek lazım. Sonuçta biz siyaseten çözüm arayan sorumlu kişileriz. Diyalog ve iletişim köprüleri AKP’ye de bize de lazım olur. Bu nedenle hiç kimse ile tümüyle asla görüşmeyiz, ilişkilerimizi kestik demeyiz. Başbakan da buna dikkat etmeli, biz de BDP olarak buna dikkat etmeliyiz. Mesele kişisel değil tarihsel bir sorunsa, rejim sorunuysa konuyu kişiselleştirmenin anlamı yok.

‘Burhan Kuzu pervasızlıkta sınır tanımıyor’
Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’nun kullandığı dil ne bir siyasetçiye, ne bir hukukçuya yakışıyor. İhsas-ı reyde bulunuyor habire. Bir anayasa profesörü bizimle ilgili ‘suç makinesi’ diyorsa, başkanı olduğu Karma Komisyon’un veya Anayasa Komisyonu’nun tavrını peşinen açıklamış oluyor. Bu, pervasızlıkta sınır tanımamaktır.

‘Kişilik haklarımıza saldırılıyor’
BDP’li milletvekillerini yıpratarak, kişilik haklarına saldırılar gerçekleştirerek, itibarsızlaştırarak BDP’nin tasfiyesini halkın nezdinde haklı hale getirmeye çalışıyorlar. Önümüzdeki günlerde de bu tür saldırılar gerçekleşebilir. İşin magazin boyutu bizi hiç ilgilendirmiyor. Vekillerin bu tür şeylerle gündeme gelmesi, getirilmesi bizi bağlamaz. Bizim abartılı özel yaşamımız yok. Buna rağmen medyanın bu tür manipülasyonuna karşı arkadaşlarımız dikkatli olmalıdır.