Savcılar Deniz Feneri'ni soruşturduğu için yargılanmıyormuş!

Bekir Bozdağ, görevden alınan Deniz Feneri savcıları Türkaslan, Tamöz ve Yaren hakkında yürütülen soruşturmayla ilgili soruları yanıtladı. Bozdağ, savcıların Deniz Feneri'ni soruşturdukları için değil evrakta tahribat yaptıkları ve delilleri kararttıkları için yargılandığını iddia etti.
Çarşamba, 01 Şubat 2012 09:30

Dün Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Deniz Feneri e.V davasının görevden alınan savcıları Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz hakkında iddianame düzenlenmesi ile ilgili sorulara da cevap verdi.

Gazetecilerin "Deniz Feneri e.V davası savcıları hakkında HSYK tarafından verilen karar muhalefet tarafından çok eleştiriliyor. Siz buna ne diyorsunuz?" sorusuna Bozdağ, "Muhalefet partileri olayın niteliğine bakarak mı değerlendirme yapıyor yoksa kendi duruşuna göre mi değerlendirme yapıyor diye baktığımızda CHP, kendi duruşuna göre bir değerlendirme yapıyor. Olay niteliğine göre bakarsa o zaman da ona göre değerlendirme yapması lazım" dedi.

Bozdağ, "Savcıların soruşturdukları kişilerden önce sanık sandalyesine oturuyor olmaları genel fotoğraf açısından biraz garip değil mi?" sorusuna ise,"İki şey birbirinden ayrı o soruşturmanın nitelikleri ayrı, öbürünün nitelikleri ayrı. İkisi aynı şey olsa, o zaman siz bununla ilgili soruşturmayı yaparken, ’Neden şunu yapıyorsunuz, öbürü de aynı suç aynı isnatlar. Öbürüyle ilgili de neden aynısını yapmıyorsunuz’ diye sorulur" dedi. Bir gazetecenin "Bu durum çok eleştirildi" demesi üzerine Bozdağ "Eleştirilebilir ama eleştiriyi de gerçekleri çarpıtmadan yapmak lazım. Bunu başka bir noktaya çekmek yanlış olur. Elbette ki bir hakim veya savcı ile ilgili soruşturma açılmasından, dava açılmasından kimse memnun olmaz. Bu gerçeği çarpıtmamak lazım. Şimdi muhalefet onu farklı bir noktaya çekiyor. Hakaret etmeyi sanat haline getirdiler. Ne yapalım?" karşılığını verdi.

Savcılar gerçekten "evrakta tahribat" yaptıkları için mi yargılanıyor?
Savcıların soruşturma yapıyor diye haklarında işlem başlatılmadığını, "evrakta tahribat" iddiasıyla soruşturma yürütüldüğünü iddia eden Bekir Bozdağ “…bir davaya niye baktınız, neden soruşturuyorsunuz, diye yapılıyor diye takdim son derece yanlış. Şu anda Deniz Feneri soruşturması başka savcılar tarafından yürütülüyor. O yüzden ’soruşturdunuz’ diye bir cezai takibat yapıldığını söylemek fevkalade yanlıştır. Orada isnada baktığınızda ’evrakta tahrifata’ ilişkin bir isnat, iddia var. Onunla ilgili bir durum söz konusu. Soruşturmayla alakalı bir durum yok” dedi.

Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz’ün evrakta tahribat iddiasına konu olan işlemleri, belgede ilgisiz bölümlerin kapatılmasından ibaret. Ve bu durum yargı sisteminde usul haline gelmiş bir uygulama. Kaldı ki bugüne kadar bu uygulama nedeniyle hiçbir yargı mensubu HSYK tarafından cezalandırılmadı.

"Evrakta tahribat" iddiasının dayandırıldığı işlemin yasalara aykırı olmadığı, aksine sıradan bir uygulama olduğu daha önce pek çok hukukçu tarafından dile getirilmiş olmasına karşın Bekir Bozdağ “Deliller üzerinde savcıların, mahkemelerin oynama hakkı yoktur. O zaman adaleti hiç kimse bulamaz” şeklinde bir açıklama yaptı.

"Evrakta tahribat" var mı?
Bekir Bozdağ’ın, savcıların evrakta tahribat yaptığı ve deliller üzerinde oynadığı iddiasının hiçbir yasal dayanağı bulunmuyor. Zira savcılar Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz’ün evrakta tahribat iddiasına konu olan işlemleri, belgede (Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Deniz Feneri soruşturması çerçevesinde zanlıların malvarlıklarına tedbir konulmasına ilişkin talebi doğrultusunda Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği tedbir kararı) ilgisiz bölümlerin kapatılmasından ibaret. Ve bu durum yargı sisteminde usul haline gelmiş bir uygulama. Kaldı ki bugüne kadar bu uygulama nedeniyle hiçbir yargı mensubu HSYK tarafından cezalandırılmadı. Halihazırda Ergenekon, Balyoz gibi önemli yargılamaları yapan İstanbul mahkemelerinin CMK’nın 250. maddesindeki katalog suçlarla ilgili birçok kararı Ankara’daki savcılara gönderildiğinde, kararların ilgisiz bölümleri kapatılarak gönderiliyor. Bunların yanında savcıların söz konusu belgede ilgisiz bölümleri kapatması, hiçbir işlemi ya da kararı olumlu veya olumsuz etkilemedi.

Fakat tüm bu hukuki açıklamalara karşın, iddianamenin kabul edilmesiyle Türkaslan, Yaren ve Tamöz bugüne kadar hiç kimsenin yargılanmadığı ve usul haline gelmiş bir uygulama nedeniyle yargılanacak.

(soL - Haber Merkezi)