'Samast Hatırası'na ceza talebi

Samsun'da gözaltına alınan Ogün Samast'ın, Samsun Emniyet Müdürlüğü'nde çekilen görüntülerini basına sızdıran polisler hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezası istendi.
Cuma, 19 Eylül 2008 08:00

soL (Samsun) Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinin katil zanlısı Ogün Samast'ın, Samsun Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali'nde yakalandıktan sonra götürüldüğü Samsun Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki çay ocağında çekilen fotoğraflarının gazete ve televizyonlara verilmesiyle ilgili olarak, 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davaya devam edildi.

Dünkü mahkemede mütalaasını veren Cumhuriyet Savcısı Fikret Güray, olay günü Terörle Mücadele Şubesi Müdür Vekili olarak görev yapan Metin Balta'ya, ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak suçundan altı aydan iki yıla kadar, komiser İbrahim Fırat'a ise soruşturmanın gizliliğini ihlal ederek zanlıya ait fotoğrafların görsel ve yazılı basında yer almasına sebebiyet vermek suçlarından altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilmesini talep etti. Duruşma, sanık avukatlarının savunma yapmaları amacıyla ertelendi.

Katile çay servisi unutulmayacak
Hrant Dink cinayetinden bir gün sonra Samsun Otogarı'nda gözaltına alınan Ogün Samast, Samsun Emniyet Müdürlüğü'nde nezarethane yerine Terörle Mücadele Şubesi çay ocağına götürülmüş, burada kendisine 'kahraman' muamelesi yapılmıştı. Samast'ın, arkasında Atatürk'ün, 'Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez' sözünün yazılı olduğu Türk bayraklı poster önünde, eline Türk bayrağı verilerek fotoğrafı çekilirken, jandarma ve polis yetkilileri 'kuyruğa girip' zanlıyla birlikte poz vermişlerdi. Samsun'da çekilen 'Samast Hatırası' basına yansıyınca soruşturma açılmıştı. Emniyet amirlerine cezada indirim yapılarak 'uyarı ve kınama', polislere 'bir ve üç günlük' maaş kesme 'cezası' verilmişti. Ayrıca Samsun İl Jandarma Komutanlığı da olaya karışan altı personeline iki-beş gün göz hapsi 'cezası' vermiş, ceza 'kışladan çıkmamak' şeklinde uygulanmıştı.

Dink ailesi avukatlarından Bahri Belen, fotoğrafların cinayet işlemiş bir kişiden çok 'kahraman' ve 'damat adayı' gibi gösterildiğini belirterek, bu aymazlığın Emniyet'in içler acısı durumunu ortaya koyduğunu söylemişti.