Sağlığın çivisi çıktı

Geçtiğimiz günlerde başlatılan ve sağlık alanındaki sayısız yolsuzluktan sadece birine uzanan "Altın Omurga" Operasyonu, yolsuzlukların merkez üssünün özel sağlık kuruluşları olduğunu bir kez daha belgeledi. Kamucu sağlık örgütlenmesinin oratadan kaldırılması planının bir parçası olarak büyütülen özel sağlık sektörünün, kamu hastanelerinin hastasını çeşitli dolayımlarla el koyarak "müşteri"ye, kamunun doktorlarını ise "ticaret"i öğreterek dolandırıcıya dönüştüren bir çark yarattığı görüldü.
Cumartesi, 09 Mayıs 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) İstanbul'da ve Ankara'daki sağlık kurumları ve özel medikal şirketlerde "Altın Omurga" adıyla beş gün önce başlatılan yolsuzluk operasyonunun ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. 28'i beyin cerrahı 41 kişi kişinin gözaltına alındığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 30 milyon lira zarara uğratıldığı belirtilen operasyon kapsamında yapılan incelemeler, yüzlerce hastaya gereksiz ameliyat yapıldığı, yapılan bazı ameliyatlarda da gereğinden fazla medikal malzeme kullanıldığı anlaşıldı.

İlaç ve medikal malzeme yolsuzluğu operasyonunun İstanbul'da düzenlenen ayağında gözaltına alınarak adliyeye gönderilen 24'ü doktor 37 kişinin, "Sosyal Güvenlik Kurumu'nu (SGK) 2006 yılından bu güne kadar zarara uğratmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri" iddia edildi.

Savcılığın talebiyle üç beyin cerrahından oluşan bilirkişi heyeti tarafından, gözaltına alınan 24 beyin cerrahının ameliyat ettiği 25 bin kişinin 10 bininin dosyasının incelenmesi sonucunda oluşturulan raporda, ilaç kullanımıyla veya fizik tedaviyle iyileşebilecek hastaların ameliyat masasına yatırıldığı, medikal malzeme takılması gerekmediği belirlenen pek çok fıtık ve omurilik ameliyatında da hastalara değerleri bin ile 13 bin lira arasında değişen "servikal disk protezi" ve "omurilik kafesi ve vidası" türü medikal malzemelerin takıldığı belirtildi. Yapılan ameliyatlarda eş değer ilaçlardan pahalı olanlarının tercih edildiği de bilirkişi raporunda yer aldı.

Yolsuzluğun merkez üssü özel hastaneler

SGK müfettişlerinin, üç yıl önce İstanbul'daki bazı medikal malzeme satıcısı şirketlere SGK'dan yüksek miktarda ödeme yapıldığını belirmesi üzerine başlatılan soruşturmada ortaya çıkan en önemli ayrıntılardan biri de, gözaltına alınanlar arasında yer alan 20 beyin cerrahının devlet hastanelerinde çalıştığı halde, yolsuzluğa konu olan tüm ameliyatları özel hastanelerde yapması oldu.

Dört farklı medikal malzeme şirketinin karıştığı yolsuzluklarda, özel hastanelerde ameliyat yapması yasak olan kamu hastanelerinde görevli beyin cerrahlarının, kendilerine gelen hastaları medikal malzeme firmaların anlaştığı özel hastanelere yönlendirerek ameliyatları buralarda yaptıkları tespit edildi.

Bu ameliyatlar özel hastane cerrahları tarafından yapılmış gibi sahte raporlar düzenlendiği ve ameliyatları gerçekleştiren doktorların ameliyat başına aldıkları yüzde 10 ile 40 arasın daki komisyonun dışında kalan meblağın özel hastanelerin kasasına aktığı ortaya çıkmış oldu.

Yolsuzlukların SGK'daki üssü durumunda olan SGK Fatura İnceleme Müdürü Sabri Emin Karaçor'un, operasyonu üç ay önceden haber alarak kurumdaki görevinden istifa edip yolsuzluk ilişkisi içinde olduğu özel hastanelerden birinde asıl mesleği olan beyin cerrahlığına başlaması da, özel sağlık sektörünün, kamu kaynaklarının yağmalanmasındaki ilişkiler ağının önemli bir parçası olduğuna işaret etti.

Özel medikal şirketlerin "ürün pazarlama" yöntemleri
"Altın Omurga" operasyonunda medikal malzeme satıcısı şirketlerden de gözaltına alınanlar oldu. Medikal şirketlerin vurgunun ortaya çıkmaması için anlaştığı SGK Fatura İnceleme Müdürü, beyin cerrahı Sabri Emin Karaçor'a düzenli olarak rüşvet verdiği de ortaya çıktı. Şirketlerden birinin Karaçor'a İzmir'de bir villa hediye ettiği belirlendi. Karaçor'un son üç yılda üç ev satın aldığı tespit edildi.

Bir diğer medikal firmasının da, satış yaptığı bölgedeki beyin cerrahlarının kendilerinden malzeme almasını sağlamak amacıyla,
doktorlara hediyeler, tatiller ve rüşvet ödemeleri için yıl boyunca 930 bin TL harcama yaptığı öne sürüldü. Doktorların hesapları inceleme altına alınırken, gözaltına alınan bazı doktorların banka hesaplarında 500 bin ile 1 milyon TL arasında kaynağını açıklayamadıkları para bulunduğu ifade edildi.