"Rusya'yı izole etme lüksümüz yok"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Dış Politika Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu, “Rusya veya Gürcistan’ın stratejik hataları veya yanlış hesaplarının faturasını ödemek istemiyoruz” dedi.
Salı, 23 Eylül 2008 14:14

soL (HABER MERKEZİ) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Dış Politika Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye'yi ziyaret eden ABD'li dış politika uzman ve gazetecileriyle ile yaptığı görüşmede, Türkiye'nin izolasyona karşı olduğunu belirterek Türkiye'nin Moskova'yı izole eden bir politikayı sürdürmek gibi bir lüksünün olmadığını belirtti.

Davutoğlu, Türk-Rus ilişkilerini değerlendirerek "Türkiye, bir seçim yapma durumunda kalabilir mi?" yolundaki bir soru üzerine Türkiye'nin bir seçimi yaptığını, NATO üyesi ve AB adayı olduğunu belirterek "Yerimiz belli" dedi.

Buna karşın sorunları ele alma konusunda farklılıklar olduğunu kaydeden Davutoğlu, Türkiye'nin coğrafi konumuna dikkat çekerek Türkiye'nin, Rusya ile ilişkilerine herhangi bir Avrupa ülkesi gibi yaklaşamayacağını vurguladı. Davutoğlu "Eğer Rusya'yı ekonomik olarak izole ederseniz, Türkiye'nin bunun bedelini ödeme lüksü var mı? Maalesef, bunu kabul etmemiz gerekir. Türkiye (enerjide) yüzde 75-80 oranında Rusya'ya bağımlı. Biz bir Rusya-Amerika çatışması veya bir Rusya-NATO çatışmasını görmek istemiyoruz. Rusya veya Gürcistan'ın stratejik hatalarının veya yanlış hesaplarının faturasını ödemek istemiyoruz" dedi.

Davutoğlu görüşmede Irak ile ilgili de bir değerlendirme yaptı. Irak ordusunun temel olarak bir şii ordu olmasının ve Peşmerga'nın varlığının, petrol rezervlerinin paylaşımına ilişkin yasal bir düzenlemenin henüz bulunmaması ve Irak Anayasası'nın önemli riskler yarattığını vurgulayan Başdanışman, "Yugoslavya'nın çöküşünden ders alınmadan" Ortadoğu'da yeni bir Yugoslavya'nın oluşturulmak istendiğini söyledi.

Türkiye'nin Irak'ta krizi önlemek için çaba gösterdiğini vurgulayan Davutoğlu, Irak'ın birliği ve istikrarı konusunda uluslararası toplum ve komşu ülkelerin, vatandaşlık ve Irak'ın gelecekteki siyasi düzen konusunda ise ülkenin çeşitli gruplarının, bir taahhüdü olması gerektiğini söyledi.