Rojin'i virüslü de yaptılar

Star gazetesi yazarı Şamil Tayyar, Rojin’in TRT Şeş’ten istifası hakkında “virüslü kan” iddiasını ortaya attı.
Salı, 05 Mayıs 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) Star gazetesi yazarı Şamil Tayyar, TRT'nin Kürtçe kanalı Şeş'ten istifa eden şarkıcı Rojin'in "PKK odamın anahtar deliğinden virüslü kan fışkırttı" dediği iddiasında bulundu.

Akşam gazetesinden Nagehan Alçı cumartesi günü yayınlanan yazısında Rojin'in TRT Şeş'ten istifasının nedenleri hakkında bazı ayrıntılara yer vermişti. TRT'nin Dolu Dizgin adlı şirkete yaptırdığı program çalışanlarının Rojin ve ekibi dışında Kürt düşmanı olduğunu, yönetmenin kulaklıktan sürekli küfür ettiğini, "Nedir bu Kürtler'den çektiğimiz, ölsünler de kurtulsak" dediğini, şirketin sahibinin kardeşinin "En iyi Kürt ölü Kürt'tür" şeklinde sözler sarf ettiğini yazan Nagehan Alçı, bir buçuk ay sonra TRT'nin programı kendi bünyesinde yapmaya başladığını ancak sorunların bitmediğini ifade etmişti. Bu kez de konuklara müdahale edildiğini, bir hafta yayınlanan bir şarkının ertesi hafta sakıncalı bulunarak kesildiğini yazan Alçı, programın yemek bölümünde bir tabakta bulunan domates, biber ve limonun "PKK renkleri" oluşturduğu gerekçesiyle limonların çıkartılmak istendiğini de anlatmıştı.

Star gazetesi yazarı Şamil Tayyar ise "meselenin bir de başka boyutu var" diyerek Rojin'in istifasının nedeninin para olduğunu iddia etti. Tayyar, Rojin'in daha fazla ücret almak amacıyla TRT'ye bu kanalda çalışmak için çok büyük bedeller ödediğini söylediği iddiasını ortaya attı. Tayyar şunları yazdı: "Mesela Rojin, sürekli ölüm tehditleri aldığını iddia ederek TRT yöneticilerinden yüksek rakamlı yeni sözleşme talebinde bulundu mu? 'Burada program yaparak büyük bedel ödüyorum, sürekli ölümle tehdit ediliyorum, bunun karşılığı daha fazla olmalıdır, PKK odamın anahtar deliğinden şırıngayla virüslü kan fışkırttı' dedi mi?
Yoksa ayrılığın gerçek nedeni para olmasın sakın..."

'Potansiyel suçlu muamelesi yapıldı'
Rojin TRT Şeş'ten ayrılış gerekçelerini şu sözlerle açıklamıştı:
"Bir sunucu düşünün ki konu ve konuktan habersiz programa girsin. Programcının yani benim, önerdiğim hiçbir konuk kabul edilmesin Yayında söylediğim çok şey kesilsin, her şeyine müdahale edilsin. Programa potansiyel suç, bana da potansiyel suçlu muamelesi yapılsın. Tabii ki bu kanal Kürt sorununda tarihi sürecin getirdiği en önemli gelişmelerden, adımlardan biriydi ve her şey birden olmayacaktı, belli sınırlamalar olacağını tahmin etmek güç değildi, ama kantarın topuzu kaçıp hiçe sayılmayı da kabul edemeyecektim. Sanatçı kimliğim ve duruşumla uyuşmayan bir yerde olmak istemiyorum. Girdim... gördüm... çıktım..."