Radikal pek "radikal"

Ergenekon soruşturması sırasında yazılı basının "uç beyi" olan Radikal gazetesi, Erdoğan'ın Doğan Grubu gazetelerine yönelik boykot çağrısına da en cesur tepkiyi veren gazete oldu.
Pazar, 21 Eylül 2008 07:14

soL (HABER MERKEZİ) Erdoğan'ın, Doğan Grubu gazetelerine yönelik boykot çağrısına en sert yanıt Radikal'den geldi. "Doğan Grubu'nun radikali"nin dünkü manşeti, "Faşizmin Ayak Sesleri" idi. Ergenekon soruşturması sırasında da Doğan Grubu gazeteleri arasında en sevindirik tavır takınan, Radikal gazetesi olmuştu.

Henüz soruşturmalar sürerken dava görülmüş ve gözaltındaki isimler mahkum olmuş gibi davranan Radikal gazetesi, soruşturmayı "radikal bir şekilde" desteklemişti. İddianamenin açıklanmasının ardından Zaman, Yenişafak ve Taraf gibi gazetelerle yarışan manşetler atan Radikal gazetesi, şimdi de Erdoğan'a karşı Doğan Grubu'nun "uç beyi" oluyor.

Nazi göndermesi
Dün, manşetinde "Faşizmin Ayak Sesleri" ifadelerine yer veren Radikal, Erdoğan'ın Doğan Grubu gazetelerine yönelik boykot çağrısından rahatsız olanların görüşlerine ilk sayfadan yer verdi. Partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, "iş dünyasının" ve basın meslek odalarının tepkilerini yayınlayan Radikal gazetesi, haberin görseli olarak da, 1933 yılında Nazilerin kitapları yakarken çekilmiş bir fotoğrafını kullandı.

"Mazlumdu zalim oldu"
Radikal gazetesinin dört önemli yazarı, dünkü köşelerini bu konuya ayırdı. İsmet Berkan, "Mazlumdan Zalime Erdoğan" başlıklı yazısında, "neredeyse tüm siyasi hayatı boyunca her zaman mazlum olan" Erdoğan'ın, nasıl olup da bir anda zalime dönüştüğünü sordu. Erdoğan için "sanki ansızın içinde yaşayan bir canavar uyandı Erdoğan'ın ve o canavar, Tayyip Erdoğan'ı ele geçirdi" diyen Berkan, başbakanların sinirlerine hakim olamayıp hakarete başvurduklarında, genellikle siyasi ömürlerinin sonuna gelmiş olduklarını belirtti. Hemen yarın olmasa da Erdoğan'ın inişe geçeceğini ve dibe vuracağını söyleyen Berkan, Erdoğan'ın, konuşmalarında pek çok gaf yaptığını belirtti. "Mesela, 'bundan sonra gizli iş yapmak yok' dedi. Demek daha önce gizli işler yapmıştı" diyen Berkan, Erdoğan'ın halen gizli işler yapmaya devam ediyor olabileceğini ifade etti.

Faşizmi, "sadece kendisinin doğruyu düşündüğüne dair kuvvetli bir inanca sahip olmak" sözleriyle tanımlayan Berkan, Erdoğan'ın mazlumdan zalime ışık hızıyla geçtiğini söyledi.

"Televizyonların da fişlerini mi çekeceksiniz?"
Murat Yetkin de dünkü yazısını Erdoğan'ın boykot çağrısına ayırdı ve "işin tadı iyice kaçmaya başladı. Başbakan Tayyip Erdoğan, tam artık öfkesi geçiyor derken öyle bir patladı ki, öfkesini, kendi istemediği şekilde habercilik yapan gazetelere karşı AK Parti teşkilatını boykota çağırmaya vardırdı" dedi. Erdoğan'ın bu tutumunun tarafsız gazeteleri de olumsuz etkileyeceğini söyleyen Yetkin, "diyelim, böylece gazetelere engel olabileceğini düşünüyor Başbakanımız. Peki televizyonlara nasıl engel olacak? Fişlerini çekip ekran mı karartacak? Yoksa, dün AK Parti'lilerin seçtiği üyelerin oylarıyla akladıkları Zahid Akman'ın başında bulunduğu RTÜK mü üstlenecek o işi?" diye sordu.

"Erdoğan 'yasaklı' olsa daha iyi olurdu"
Dünkü yazılarını boykot çağrısına ayıran diğer iki yazar, Haluk Şahin ve Cengiz Çandar da, Erdoğan'ın "antidemokratik olduğuna" dikkat çekti. Erdoğan'ın tavrını McCarthy'nin politikalarına benzeten Çandar, "Temmuz sonunda, şunun şurasında yaklaşık iki ay önce Anayasa Mahkemesi AK Parti'yi kapatsa ve Tayyip Erdoğan'ı siyasetten yasaklı duruma düşürseydi, manzara şimdi nasıl olurdu? Demokrasi umutları açısından muhtemelen bugün olduğundan çok daha iyi olurdu!" dedi.

Erdoğan'ın tavrını mizahi örneklerle eleştiren Şahin ise "bu gazeteleri okuyanlarla okumayanlar arasına ekilen husumet şiddete dönüşürse? Somuta dökecek olursak, AKP lideri Erdoğan, parti toplantılarına gelen AKP'lilerin üzerinden, örneğin Hürriyet gazetesi çıkması halinde ne yapılmasını önermektedir? a) Gazete oracıkta imha edilir, yurttaş içeri alınır, b) Yurttaş şüpheli sayılarak içeri alınmaz, c) Yurttaşa, özeleştiri yaptıktan sonra, o gazeteyi kendi eliyle yakması önerilir ve gazete yanarken alkış tutulur, vb." dedi ve Erdoğan'ı "gerçek bir demokrat, yurttaşlara gazete okumamalarını değil, bol bol okumalarını tavsiye eder" diyerek demokratlığa davet etti.