Sayfa yolu
Polis sahte belgeyle kendini mi akladı?
Yayın Tarihi: 09.02.2010 , 20:25 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Hrant Dink cinayetinde her seferinde bir başka skandal yaşanıyor. Dün görülen duruşmada polis “getirmeyi unuttuğu için” bir gizli tanık dinlenememişti. Bugün ise çok daha vahim bir skandal açığa çıktı.
Bilindiği üzere polis muhbiri Erhan Tuncel, Trabzon’da “Yasin Hayal’in İstanbul’da ses getirecek bir eylem yapacağını” istihbarata bildirmişti. Trabzon istihbaratı, bu bilgiyi İstanbul’a gönderdi. Bilgide, Hayal’in İstanbul’a geldiğinde Sarıgazi’de bir fırında çalışan ağabeyi Osman Hayal’in yanında kalacağı da belirtiliyordu.
Emniyet arşivlerine giren bir belge, İstanbul Emniyeti’nde görevli polis memurlarının, istihbaratın gereğini yapmak üzere Sarıgazi’ye gittiklerini belirtiyordu. Ancak NTV’nin haberine göre, Adalet Bakanlığı’nın müfettiş raporlarına giren bir başka belgede, söz konusu polis memurlarının o gün sabah 09:30’dan gece saat 01:00’e kadar Fatih’te oldukları anlaşılıyor. Dolayısıyla polislerin, gelen istihbarat nedeniyle Sarıgazi’ye gitmedikleri ve görevlerini yapmadıkları, ancak İstanbul Emniyeti’nin sonradan böyle bir sahte belge ürettiği ihtimali, akla en yatkın seçenek olarak görünüyor.
Dink ailesinin avukatları da iki polisin Osman Hayal'in çalıştığı fırının tesbit edilemediği yönündeki raporunun sahte olduğu görüşünde.
Dönemin İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ise Teftiş raporlarına göre polis memurlarının ajandasında Sarıgazi'ye gittiklerini gösteren notlar olduğunun tespit edildiğini söylüyor. Sarıgazi'ye gidilip Osman Hayal diye biri bulanamadığını belirten Yusuf Kartal ve Fadıl Erkin isimli polis memurları ile dönemin İstihbarat Müdürü Ahmet İlhan Güler görevden alınmıştı.
Fakat son olarak yapılan soruşturmalar sonucunda Dink cinayetinde hiçbir polisin ihmali olmadığı kararına varılmıştı.
Dünkü skandalı da toparlayamıyorlar
Dün Dink suikasti davası kapsamında görülen duruşmada dinlenmesi gereken tanığın, “polis tarafından getirilmesi unutulduğu” için dinlenemediği haberi, davada bir başka skandal haber olmuştu. Mahkeme Başkanı Erkan Canak, dünkü duruşmada "Bana gizli tanık geldi diye not geldi ama gelmemiş. Gizli tanık evde polis bekliyor. Polis burada gizli tanığı bekliyor. Ben ne yapayım?" diye serzenişte bulunmuştu.
Bugün İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Erkan Canak, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Gizli tanık Türkçe’yi tam bilmiyormuş. Polis gizli tanığın Türkçe’yi tam konuşamadığını söyledi.Tercüman da bulunmadığı için gizli tanığı çağırmadım.Tercüman hazır olsaydı polis gizli tanığı getirecekti. Bir dahaki oturumda hazır edilmesini ve tercüman da istenmesini kararlaştırdık.”
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden dün akşam saatlerinde yapılan yazılı açıklamada ise şöyle denilmişti: "Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 19 Ocak 2007 tarihinde öldürülmesi ile ilgili halen İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam etmekte olan davanın 08 Şubat 2010 tarihli duruşmasında dinlenecek olan gizli tanığın polis tarafından hazır edilmesinin unutulduğu şeklinde yazılı ve görsel medyada haberler yer almıştır. Konuyla ilgili yapılan inceleme sonucunda gerek Mahkeme, gerekse Savcılıkça 08 Şubat 2010 tarihli duruşmada gizli tanığın hazır edilmesi konusunda herhangi bir talimatın emniyet makamlarına gönderilmediği anlaşılmıştır."
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.