'Özür grubu atamalarının yapılmaması binlerce öğretmeni mağdur ediyor'

AKP’nin 50 bin öğretmeni ilgilendiren “özür grubu” atamalarını yapmaması üzerine Eğitim Sen bir açıklama yayınlayarak, sorunun bir an önce çözülmesini talep etti.
Salı, 28 Ağustos 2012 00:00

Eğitim Sen, uzun süredir beklenen özür durumu atamalarının yapılmaması üzerine bir açıklama yaparak: “Yaşanan sorunlar sadece aileleri parçalamakla kalmamakta, yaşamsal sorunlar ortaya çıkarmaktadır” dedi.

“Binlerce öğretmen mağdur”
Milli Eğitim Bakanlığı’nı öğretmenlerin geleceği ve çocuklarının yaşamı üzerinden kumar oynamaktan vazgeçmeye çağıran açıklamada şöyle denildi:

“Milli Eğitim Bakanlığı’nın özür grubu atamalarındaki vurdumduymaz tutumu ve beceriksizliği, bugüne kadar hiç yaşanmamış oranda ciddi mağduriyetler yaratmış, on binlerce öğretmen, bakanlığın itirazları dikkate bile almayan tutumu yüzünden telefi edilmesi güç zorluklarla karşı karşıya bırakılmıştır.”


"Atamaların yapılmaması yaşamsal sorunlara neden oluyor"

“Özür grubu atamalarında temel amaç, öğretmenlerin eş durumu, sağlık vb gibi nedenlerle ortaya çıkmış ve çözülmesi zorunlu alan sorunlarını mağduriyet yaratmadan çözmektir” denilen açıklamada, eş durumundan ve sağlık sorunlarından dolayı yapılması gereken atamaların yapılmamasının yaşamsal sorunlara neden olduğuna değinildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Düzce’de görev yapan Eğitim Sen Düzce şubesi yönetim kurulu üyesi Şadan Karakaya’nın 5 yaşındaki oğluna lösemi hastası teşhisi konulmasının ardından, üniversitede çalışan eşi acil nakil zorunluluğu nedeniyle Antalya’ya naklen atanmıştır. Üyemiz ise, hem eş hem sağlık durumu özrünü belgeleyerek özür grubu atamalarını beklemeye başlamıştır. Ancak özür grubu norm açıklarının birkaç ille sınırlandırılması, üyemizin lösemi gibi son derece tehlikeli bir hastalık geçiren çocuğunun yanında olması engellemiş, bir anlamda üyemizin lösemi hastası çocuğunun tedavi sürecini aksatacak sonuçlar ortaya çıkarmıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı, büyük bir aymazlık içindedir ve inanılmaz bir şekilde yanlışta ısrar etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı öğretmenlerin yaşadığı mağduriyeti göz ardı ederek, “benim dediğim olacak” inadının bedelini, sadece eş ya da sağlık özründen atama bekleyen öğretmenler değil, tüm toplumun ödeyeceği unutulmamalıdır.”

(soL - Haber Merkezi)