Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

"Otomatik pilot" sorunları görmüyor

Bütçe görüşmeleri sırasında eğitim sisteminin durumu üzerine söz alan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, eğitim sisteminin ne kadar "geliştiğini" anlattı. Çubukçu'nun, bariz sorunları görmezden gelmesi dikkat çekti.

Yayın Tarihi: 21.12.2009 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Dün, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Milli Eğitim Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) ile 94 devlet üniversitesinin 2010 yılı bütçesi görüşüldü. Bütçe üzerinde hükümet adına söz alan Bakan Çubukçu, bakanlığıyla ilgili, 2010 yılı ocak ayında yürürlüğe girecek olan stratejik planın, gelecek yıllar için bir yol haritası niteliğinde olacağını belirtti. AKP iktidarı döneminde eğitim sisteminin ne kadar geliştiğini ve yakın dönemdeki hedeflerini anlatan Çubukçu'nun birçok sorunun üzerinden atlaması dikkat çekti.

Otomatik pilot ve yol haritası
Milli Eğitim Bakanlığı görevini geçtiğimiz Mayıs ayında Nimet Çubukçu'ya devreden Hüseyin Çelik, "Bakanlık artık otomatik pilota bağlanmıştır. Yeni gelen bakan arkadaşımıza da sonraki adımlar konusunda yol haritası verilmiştir" demişti. Nimet Çubukçu, dün yaptığı konuşmada, AKP hükümetinde eğitim sisteminde ne kadar yol alındığını anlatırken, 2010 yılında yürürlüğe girecek olan "stratejik plan"ın da eğitim sisteminde önümüzdeki yıllara dair bir yol haritası niteliğinde olacağını söyledi. Yapılanlar ve yapılacak olanlar konusunda bazı verilere de değinen Çubukçu, Hüseyin Çelik'in bahsettiği otomatik pilottan çıkılmayacağının ve aynı yol haritası ile devam edileceğinin de sinyallerini verdi.


Yapılanlar ve yapılacaklar

Konuşmasının büyük bölümünü yapılanlar ve hedeflere ayıran Çubukçu, şu başlıklara değindi:

  • 2008-2009 öğretim yılında okul öncesi okullaşma oranı yüzde 33'e çıkarıldı. Bu oranın yüzde 51 olduğu illerde pilot uygulama ile yüzde 100'e 2014 yılında okul öncesi eğitimin, ülke genelinde yüzde 70'e çıkarılması,
  • 2008-2009 öğretim yılında yüzde 98 olan net okullaşma oranının yüzde 100'e çıkarılması,
  • 2008-2009 yılında 32 olan "derslik başına düşen öğrenci sayısını" 9. Kalkınma Planı ve Hükümet Programı’ndaki 30 öğrenci hedefine ulaştırmak,
  • Katsayı sorununun da çözülmesiyle ortaöğretimde mesleki eğitimin ağırlığının artırılması. 2012 yılına kadar yüzde 50'ye ulaşmak,
  • Orta öğretim alanında, kız çocuklarının okullaşma oranının artırılması için kız ve erkek öğrenciler arasındaki makasın 5 yıl içinde yüzde 2'nin altına indirilmesi,
  • Bakanlık verilerine göre eğitilebilir özürlü sayısının 300 bin olduğu tahmin ediliyor. Şu an 210 bin özürlü eğitim görürken bunun yüzde 100'e çıkarılması planlanıyor.

İlköğretim okullarının yüzde 95'inde ADSL olduğunu söyleyen Çubukçu, ilköğretimde burs alan öğrenci sayısının 2009 yılında 184 bin olduğunu, 2010 yılında bu rakamı 225 bine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Yapılmayan ve söylenmeyenlerin bazıları

  • Milli Eğitim Bakanı eğitimde fırsat eşitliğini sağladıklarını söyledi, ancak gerçek eşitlikten hiç söz etmedi. Eğitimin parasız olmasının sosyal devletin bir sorumluluğu olmasına karşı, 10 milyonu aşkın ilköğretim öğrencisi arasında 184 bin öğrenciye burs verilmesinin başarı olarak sunulması mümkün görünmüyor.
  • Eğitim müfredatında yaşanan gericileşme ve piyasalaşma giderek artarken, öğrencilerin bencil ve "girişimci" olarak yetiştirilmesi hâlâ ortada duran bir sorun. Bunun yanı sıra, zorunlu din dersleri de Çubukçu'nun gündeminde yer almadı.
  • Onlarca seçme ve seviye belirleme sınavı arasında öğrenciler dershanelere yönlendirilirken, eşitsizlik daha da derinleşiyor. Bununla birlikte eğitim kalitesi gün geçtikçe düşmeye devam ediyor. En son ÖSS'de barajı aşan öğrenci sayısı çok az olduğu için baraj aşağı çekilmişti, sınavda "sıfır çeken" öğrenci sayısında da rekor kırılmıştı.
  • Üniversitelerde eğitim gittikçe daha da zorlaşıyor. Harçlara yapılan fahiş zamlara barınma ve ulaşım sorunları da eklendiğinde durum daha da vahim bir hal alıyor.
  • Ülkemizdeki öğretmen açığı yüzbinlerle ifade edilirken, bakanlık her yıl cüzi sayıda öğretmen atıyor. Atamalar sonrasında boş kalan kadroların bir kısmı için, sözleşmeli olarak çalıştırılan öğretmenler bir çok özlük hakkından yoksun bir şekilde düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalıyor. Binlerce öğretmen işsiz gezerken hatta KPSS birincisi de işsizken, sözleşmeli öğretmen alımlarındaki torpil iddialarını bakanlık yalanlayamıyor.

(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.